Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Mağaza Çalışanı: Daha çok bir araya gelmeliyiz

Mağaza Çalışanı: Daha çok bir araya gelmeliyiz

Günümüz koşullarında mağaza işçisi olmak sömürü mekanizmasının kendini daha derin bir şekilde hissettirdiği bir hal almıştır.Gerek çalışma saatleri ve gerekse çalışma koşulları açısından psikolojik baskının ve yıldırmanın en üst düzeyde kendini gösterdiği bir duruma gelinmiştir.Çok geniş bir yelpazeye yayılan bu alan kapitalist tüketim hırsının ve sektörel rekabetin gözü dönmüş bir şekilde varolduğu bir düzeye gelmiştir.

mağaza çalışanları
Kendimizden örnek verecek olursak, bizlerde bu sektörün bir çalışanı, işçisi olarak tüm bu olumsuzluklardan fazlasıyla etkilenmekteyiz. Artık sosyal hayatımıza bile müdahale eder hale gelen bu sektör boş zamanlarımızı bile elimizden alıp bizlerin kendi istediğimiz doğrultuda bu zamanımızı değerlendirmemize izin bile vermemektedir. Örneğin, izinli olduğumuz bir günde dahi mağaza yöneticisi telefon edip bizi adam eksikliğinden, psikolojik baskıda yaparak işe çağırma cüretinde bulunabilmektedir.Çoğu zamanlarda işten atılma korkusu ve maaşımızın kesilmesi tehditleri ile birçok şeye boyun eğmek zorunda kalabiliyoruz. Tüm bunların yanında işçiler kendi içlerinde dahi yükselme hırsı ile kendilerine rakip ve düşman edilebilmektedir. Dayanışmanın ve örgütlülüğün bilinci yok edilerek bir kısım arkadaşımız üst yöneticiler tarafından diğerlerimize düşman edilip üst makamlara yükseltilme sözü verilerek muhbirliğe ve arkadaşlarını satmaya, yalnızlaştırmaya kadar varan sonuçlar doğuracak hale getirilebilmektedir. Yozlaşmanın ve seviyesizliğin hat safhalarda olduğu artık fazlasıyla aşikardır. Bir müşteriyle sorun yaşadığımızda dahi kimin haklı olduğuna bakılmaksızın, ”müşteri her zaman haklıdır”gibi kapitalizmin kar hırsını çok açık bir şekilde ortaya seren safsata bir sözle, işçi yargısız bir infazla doğrudan suçlu ve saygısız gösterilerek işten atılmakta ve daha da ilerisi o müşteri ya da firma tarafından mahkemeye bile verilebilmektedir. Parası olanın haklı olduğu ve alınteri ile çalışanın ücretli bir köleden başka anlam taşımadığı bu vahşi sömürü düzeninde bizler artık örgütlenmenin ve yok sayılan haklarımız için bir araya gelebilmenin yolunu bulmak zorundayız. Daha fazla dayanışmanın ve bir yumruk olmanın kanallarını açmanın bilincine varmalıyız. Bir çoğumuz belki mevcut haklarımızın dahi farkında bile değiliz. İşte bu durum ne kadar örgütsüz ve sorunlarımızdan uzak olduğumuzun bir göstergesidir. Hayatı sadece işten eve ve evden işe standardında görmeyip daha geniş düşünüp ve doğru adımlar atarak aslında bizimde söyleyecek bir sözümüz var diyebilmeliyiz. Sürekli sohbetler edip, mağazadaki arkadaşlarımızla bağlarımızı sıkı tutmalı, okuduklarımızı ve öğrendiklerimizi paylaşmalıyız. Çok geniş bir yelpazeye sahip olan mağaza sektörü artık tabiri yerinde ise bir ucuz işçi cenneti ve ücretli köleliğin en yoğun olduğu bir düzeye gelmiştir. Kendi sattığı ürüne bile yabancılaşan ve o ürünü tanımaktan uzak ezbere çalışan bir işçi düşünmek mağaza işçisi tanımına hiçte uzak değildir. Bir kitap mağazasında çalışan işçiyi düşünün ki sattığı kitabın içeriğini bile bilmeyen ve merakını gidermek için o kitabı alıp okumasına, incelemesine bile birçok kez engel olunan bir işçidir mağaza işçisi.
İşte bu yüzden bizler dayanışma ağını daha çok genişletip ve bir araya gelebilmeliyiz. Çünkü, zincirlerimizden başka kaybedecek şeyimiz yoktur.

Mağaza Çalışanları Platformu
https://www.facebook.com/magazacalisanlari/posts/438336426324986

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*