Anasayfa » GENÇLİK » Liseliye sosyal medya yasağı!

Liseliye sosyal medya yasağı!

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 11 yönetmeliği birleştirerek hazırladığı yeni ortaöğretim kurumları yönetmeliğinde lisede bir de “bilişim suçu” ve yasağı icad etti.

Yönetmeliğin “öğrencilerin uyacağı kurallar ve öğrencilerden beklenen davranışları” içeren 157. maddesine göre, öğrenciler “bilişim araçlarını; zararlı, bölücü, yıkıcı ve toplumun etik kurallarıyla bağdaşmayan ve şiddet içerikli amaçlar için kullanmaları ve sanal ortamlarda da bu doğrultuda davranmaları” durumunda okuldan atma cezası verilecek. Yönetmelik son derece muğlak ve keyfe göre yorumlanacak biçimde tanımlanan “bilişim araçlarını kişisel, toplumsal ve eğitsel yararlar doğrultusunda kullanmamaları” durumda katmerli cezalar öngörüyor. Hukuki süreç dışında  bakanlık ve okul yönetimlerini öğrencilerin sosyal medyadaki iletişimlerinin de jandarması ve yasakçısı haline getiriyor.

‘Amacı dışında’ kullanım

Yönetmeliğin disiplin cezalarını düzenleyen 164. maddesinde ise bilişim suçu işleyenlere verilecek cezalar yer aldı. Buna göre bilişim araçlarını “amacı dışında” kullananlara kınama; bilişim araçları yoluyla eğitim ve öğretim faaliyetleriyle kişilere zarar verenlere okuldan kısa süreli uzaklaştırma; bilişim araçları yoluyla eğitim ve öğretimi engelleyenlere, kişilere ağır derecede maddi ve manevi zarar verenlere, okul değiştirme; bilişim araçları yoluyla bölücü, yıkıcı, ahlak dışı ve şiddeti özendiren sesli, sözlü, yazılı ve görüntülü içerikler oluşturanlara da örgün eğitim dışına çıkarma cezası verilecek.

Hükümet Gezi eylemleri sürecinde sosyal medyayı “bela” ilan etmişti. Ancak hükümetin sosyal medya üzerinden yaptığı operasyonlar ve yapmak istediği yasak ve baskıları genişleten düzenlemeler kitlelerden büyük tepki çekmiş, düzenlemeler sınırlı kalmıştı. Sosyal medya üzerinden yapamadığını şimdi Milli Eğitim Bakanlığı ve okul idarelerini öğrencilerin sosyal medya faaliyetlerinin keyfi yargıcı ve sansürcüsü kılarak yapmaya çalışıyor.  Türkiye’deki neoliberal burjuva muhafazakar demokraside, bir tweet veya retweet üzerinden atılan “terör suçu” iddiaları, açılan davalar,  gözaltılar, tutuklamalar, işten ve üniversiteden atmalar vaka-i adıyedendi. Şimdi ortaöğretim öğrencileri de sosyal medyada potansiyel “terör suçlusu” kapsamına alınıyor. Öğrencilerin hiç savunma hakkı dahi olmadan sosyal medyada attıkları bir tweet veya retweet nedeniyle okuldan atılmalarının önü açılıyor. Okul yönetimleri ve hatta öğretmenler de öğrencilerin sosyal medyayı “sosyal amaçla” kullanmamasının takipçisi ve jandarması haline getirerek, kapitalist eğitim kurumlarının da baskı ve boyun eğdirme kurumları olarak işlevini de daha bir açığa çıkarıyor ve yoğunlaştırıyor.

Nafile çaba!

Hiç bir baskınız, sansür çabanız Gezi’yi, onun içinde önemli bir yer tutan işçileşen ve toplumsallaşan gençliğin ve öğrencilerin isyan ve direnişini bastıramadı, bastıramaz. Okulları, idareleri sosyal medya polisi haline getirmeniz de bir işe yaramayacağı gibi, işçi, işçileşen gençlerin tepkisini daha da büyütmekten başka bir işe yaramayacak. Çünkü bugün gençlerin artan toplumsallaşması ve daha da  yakıcılaşan sınıfsal-toplumsal gereksinme ve özlemleri, artık kitlelerin bir araya geldiği, birbirine temas ettiği her yeri bir mücadele alanı haline getiriyor. Sosyal medya da yakıcılaşan kendini toplumsal-siyasal olarak ifade, gazsız copsuz baskısız sömürüsüz hava sahası ihtiyacı açısından büyüyen doğrudan bir mücadele alanı haline geliyor. Sınıfsız özgür bir yaşam ve eğitim için sınıf mücadelesi de gençleşiyor ve artık her şey dişe diş mücadele konusu ve alanı haline geliyor.

Gençler, orta öğretim öğrencileri, bu yeni sosyal medya jandarmalığı yönetmeliğine karşı tepkilerini de hem sokaklardan hem de bizzat sosyal medyadan göstermeli, onu yırtıp atmalı ve uygulanamaz hale getirmelidir.

 

Kahrolsun sosyal medya jandarmaları!

İşçileşen gençler kölece eğitim, kölece yaşam, kölece düşünme dayatmasını reddediyor!

Biz gençlerin düşünce kontrolüne değil özgür bir yaşam ve geleceğe ihtiyacı var!

Kendi kararlarımızı kendimiz almak, kendi yaşam ve geleceğimiz karar vermek istiyoruz!

 

 

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*