Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Kuzey Kıbrıs halkı: “Ankara yakamızdan elini çek”

Kuzey Kıbrıs halkı: “Ankara yakamızdan elini çek”

Kuzey Kıbrıs’ta hükümet ‘tasarruf önlemleri’ adı altında ekonomik krizin yükünü işçi sınıfı ve emekçi halka ödetmeye yeltenince Kıbrıs halkı sokaklara indi. 29 Ocak günü sendikaların öncülük ettiği “Toplumsal Varoluş Mitingi”ne 50 bin kişi civarında oldukça büyük bir kitle katıldı. Mitinge katılan kitle hükümeti istifaya çağırdı. Yaklaşık iki haftadır sürdürülen gösterilerin Tunus ve Mısır’daki halk ayaklanmalarından alınan güçle Kuzey Kıbrıs halkının sokakları doldurarak hükümete ciddi bir uyarı yapmış oldular.
Bütçe açığını kapatmak bahanesiyle hükümet tarafından başlatılan hak gaspları ve kesintilerin 250 bin civarında nüfusu bulunan Kuzey Kıbrıs halkının 50 bin kişi gibi büyük bir kesimini sokaklara dökmüşse bu işçi emekçilerin yaşam koşullarının artık çekilmez bir hal aldığının kanıtıdır. Vergi muafiyeti, emekli maaşı ve ek mesai ücretlerinde kesintilere giden hükümet aynı zamanda 13. maaşları ödememesi ve özelleştirmeleri hızlandırması sonucunda artan işsizlik emekçilerin yaşamını çekilmez kılan en önemli etkenlerin başında geliyor. Hak gaspına tabi uygulamalar: Emekli maaşından vergi kesilmesi, mesai ücretinin % 30 düşürülmesi, hayat pahalılığı ödeneğinin kaldırılması, motorlu taşıt vergisi % 20 arttırıldı. Ve işsizlik oranının % 9.8 olduğu söyleniyor.
Bu konuda Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Dev-İş) Başkanı Mehmet Seyis, hükümet tarafından alınan ekonomik tedbirlerin işçi ve emekçilerin kazanılmış haklarını büyük oranda yok ettiğini vurguluyor. Ve bu gidişle özellikle genç nüfusun işsizlik nedeniyle ülke dışına göç vereceğini söylüyor.
Hükümet tarafından uygulanan “önleme paketinin” Türkiye’nin bir dayatması olduğunu düşünen işçi ve emekçiler, öfkesini işgalcilere yönelttiler. Ve Türkiye aleyhinde çarpıcı pankartlar açıp sloganlar attılar. İşte onlardan bazıları: “Ankara yakamızdan elini çek”, “Bu memleket bizim, biz yöneteceğiz”, “Kurtarıldık mı Has…tir!”, “Ankara ne paranı, ne paketini, ne de memurunu istiyoruz.” Yine Türkiye’nin adayı işgal harekatında kullandığı parola (Ayşe tatilde) ya dikkat çekilerek, “Ayşe evine dön, bileti bizden” gibi daha birçok slogan sıklıkla atıldı.
Kıbrıslı emekçilerin Türkiye aleyhinde açtığı pankartlar ve attıkları sloganlar Başbakan Erdoğan ve başkaca birçok devlet yetkilisi tarafından Kuzey Kıbrıs halkı aşağılanarak yanıtlandı. Ama aynı zamanda işgalci olduklarını da kendi ağızlarından dünya kamuoyuna şu sözlerle deklere ettiler: ‘Türkiye buradan çek git’ diyor. Sen kimsin be adam… Şehidim var gazim var, stratejik olarak ilgiliyim. Kıbrıs’ta Yunanistan’ın ne işi varsa Türkiye’nin Kıbrıs’ta stratejik olarak o işi var. Ülkemizden beslenenlerin bu yola girmesi manidardır. Destekliyoruz, karşılığının olması gerekmiyor mu?” Sizi davet eden mi oldu? Şehidi-gazisi varmış… İşgalcilerin gelenekselleşmiş, efendi köle yaklaşımının bir Türkiye versiyonu değilse nedir?
Türk devlet yetkililerinin Kıbrıs halkını aşağılayan bu yaklaşımları Kıbrıs sendika ve partileri tarafından tepkiyle karşılandı. Kamu-Sen başkanı Özkardaş, “çağırıp hesap soracakmış! Bu kadar ağır ifadelerden artık hükümet istifasını verip, sineyi-millete dönmelidir. Bu kadar hakaret, bu kadar aşağılama artık yeter. One minute Sayın Erdoğan, one minute Sayın Çiçek” diyerek tepkisini dile gösetiriyordu.
Birleşik Kıbrıs Partisi Genel Sekreteri İzzet İzcan, “Erdoğan hangi hakla, Kıbrıslı Türklere bu şekilde hakaret etme cüretini gösteriyor. Hakaretlerini, Kıbrıslı Türkler adına aynen kendisine iade ediyoruz” diyerek tepki gösterdi.
Mitingi düzenleyen Sendikal Platform bileşenleri yaptıkları açıklamayla geri adım atmayacaklarını 7 Şubat günü Erdoğan’ı kınamak amacıyla Türkiye’nin Lefkoşe Büyükelçiliği önünde eylem gerçekleştireceklerini söylediler.
Ne Türkiye nede Yunanistan Kıbrıs adasındaki işgalini gizleyebilir. Kıbrıs işçi sınıfı ve emekçileri bu işgalci güçleri er ya da geç söküp atacaklardır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*