Anasayfa » İŞÇİ SINIFI » Kot kumlama işçileri ve aileleri Ankara yollarına düşüyor

Kot kumlama işçileri ve aileleri Ankara yollarına düşüyor

Emeğin, ücretli emekçinin fizik ve moral yıkımı dendiğinde akla ilk gelen örneklerden biri kot kumlama işçileri ve yakalandıkları silikozis hastalığı. Dünyada ilk kez 1930’larda maden işçilerinde tespit edilen hastalık, Türkiye’de tekstil sektöründe 2004 yılında ortaya çıktı. Türkiye’de 1980’li yılların sonlarından itibaren başlatılan kot kumlama işinde 10 binden fazla tekstil işçisi çalıştı. 4-5 metrekarelik alanlarda basınçlı kum kullanılarak yapılan ilkel kot kumlama yöntemiyle solunan silika tozu yüzünden akciğerleri yıkıma uğrayan işçiler, 6 ay gibi bir sürede hastalığın pençesine düşüyorlar. İlerlediğinde tedavisi olmayan hastalık, 20’li, 30’lu yaşlardaki işçileri mezara sokuyor. Hastalık yol almaya başladıktan sonra kot kumlama işini bırakmak da çözüm değil…

Kot kumlama işi, Kürt ve kaçak göçmen (Azeri, Moldavyalı, Romen, Gürcü, vb.) işçilerin can belası. En ağır çalışma ve yaşam koşullarına boynunu uzatmak zorunda kalan işçilerin ölüm haberleri, hastalanıp memleketlerine döndükten sonra da gelmeye devam ediyor. Ölümlerin ve hastalananların tam bilgisini edinmek ise mümkün değil. İstanbul’daki göğüs hastanelerinde daha 2008 yılında 100’den fazla işçi, yatakta tedavi gördü.

Kapitalizm, kot kumlamadan kaynaklı işçi katliamını her zamanki gibi merdiven altı sanayi ve çalışma koşullarına bağlayarak kendini aklamaya çalışıyor. Gerçekte ise, merdiven altı atölyeler, fason zincir sistemiyle Levi’s, Mavi Jeans, Leke, Colins, Adil Işık gibi azmanlar için çalışıyorlar.

Kot kumlama sırasında alınacak tek bir önlem, hastalığın kesinlikle ortadan kalkmasını sağlayacakken, tıpkı madenler, tıpkı tersaneler, tıpkı Davutpaşa’lar’da olduğu gibi bu önlem, işçiden artıdeğer emilimini sınırlayacağı için patronlar tarafından engelleniyor. Kot kumlama işçileri, çalışma sırasında kendilerine astronot kıyafetine benzeyen özel giysilerin verilmesini ve kum tozlarının yayılmasının engellenmesini istiyorlar.

Kot kumlama işçileri, son iki yıl içerisinde başlattıkları kampanya ve örgütlenmelerle bu vahşetin ortaya çıkmasını sağladılar. Bunun sonucunda Sağlık Bakanlığı tekstil sektöründe bu yöntemin kullanılmasını yasakladı. İşçi sağlığını koruma yönünde çok kısmi de olsa önlemler alındı, uymayan patronlar için ceza davaları açıldı. Ancak büyük çoğunluğu sosyal güvenlikten yoksun çalışan kot kumlama işçileri sigortalı çalışma haklarını hala elde edemediler. Bu, çok daha soluklu, zorlu ve sınıfın en geniş kesimlerinin ortak talebi doğrultusundaki birleşik bir mücadelenin konusu olarak kot kumlama işçilerinin gündemine girdi.

Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi, bu hedef doğrultusunda işçilerin aileleriyle birlikte 22-23-24 Haziran tarihlerinde Ankara’da gerçekleştireceği eylem için tüm sınıf kesimlerini desteğe çağırıyor. Aşağıda komitenin çağrısını yayınlıyoruz:

Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi desteğe çağırıyor:

*Kot kumlama işçileri ve aileleri Ankara yollarına düşüyor…

Kot kumlama işlemi sonucu silikozis hastalığına yakalanan kot kumlama işçileri, 2008 yılında işçiler, doktorlar, avukatlar, sanatçılar, sendika ve siyasi parti temsilcileri ve gönüllülerden oluşan bir komite kurdu. Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi, iki yıldır hasta işçilerin ve vefat eden işçilerin ailelerinin hakları için uzun bürokratik süreçlerle boğuşuyor. Ancak, ölümler bürokrasiyi beklemiyor. Son iki yılda ölenlerin hiçbiri 35. yaş gününü göremedi…

Eylemlerimiz sonrasında Sağlık Bakanlığı, kot kumlama işini tekstil sektöründe yasakladı, silikozis hastası işçilerin sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanması için Bakanlar Kurulu kararı çıkarıldı. İşçilerin kötü çalışma koşullarında çalışmasına neden olan işverenler ve bu koşulları
denetlemekle sorumlu olup görevlerini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında şikayetlerimiz doğrultusunda ceza davaları açıldı.

Şimdi kot işçileri ve aileleriyle birlikte Ankara’ya gidiyoruz. İşçilerin Anayasa ile güvence altına alınmış “sosyal güvenlik hakları”nın tanınması talebimizi bir kez daha, bu kez 3 gün Ankara’da konaklayarak hükümete ve meclise taşıyacağız. *Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi olarak, 22-23-24 Haziran tarihlerinde Ankara’da gerçekleştireceğimiz eylem için sizleri dayanışmaya çağırıyoruz, Güven Park’a destek ziyaretlerinizi bekliyoruz. Hükümeti göreve çağıran aşağıdaki imza metnimize kurumsal imzalarınızla destek vererek sesimize güç katabilirsiniz.

KOT KUMLAMA İŞÇİLERİNİN ÖLÜMLERİNE SON VERMEK için HÜKÜMETİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ!

İnsanlık dışı çalışma koşulları nedeniyle silikozis hastalığına yakalanan 5 bin kot kumlama işçisinin birer birer ölmesine sessiz kalmayacağız. Sigortasız çalıştırılan ve sosyal güvenlik haklarından mahrum bırakılan kot işçilerinin, evlerinde sahipsiz ölümü beklemelerine izin vermeyeceğiz.

Sosyal güvenlik hakkı, Anayasa ile devlet güvencesi altına alınmış en temel insan haklarından biridir. Hükümet, sorumluluğunu işçilerin ömürlerinden bile uzun sürecek mahkeme süreçlerine devrediyor. Oysa gecikmiş adalet, adalet değildir!

Sigortası olup olmadığına bakılmaksızın tüm silikozis hastalarının, hastalıkları oranında sosyal güvenlik haklarından yararlanmaları sağlanmalıdır.

Biz aşağıda imzası bulunanlar, kot kumlama işçilerinin mücadelesini yakından izliyor ve destekliyoruz.

Hükümeti derhal gerekli yasal ve idari düzenlemeleri yapmaya çağırıyoruz.

www.kotiscileri.org/ info@kotiscileri.org * 0-212-635 88 52 /0-535-333 54 45

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*