Anasayfa » İŞÇİ SINIFI » Konfederasyonların 26 Mayıs sendromu sürüyor!

Konfederasyonların 26 Mayıs sendromu sürüyor!

Sendika konfederasyonlarının 3 ay önce vaat ettikleri ve karar olarak açıkladıkları 26 Mayıs “genel eylemi”ne 11 gün kala, konfederasyonlardan hala ne bir hazırlık ne de eylemin nasıl yapılacağına, hatta yapılıp yapılmayacağına dair net bir açıklama var!

1 Mayıs’ın ardından Taksim kürsüsünde Türk-İş genel başkanı Kumlu’yu konuşturmayan ve meşru söz hakkını kullanan direnişteki işçilerin inisatifine karşı 6 konfederasyon başkanı olarak şıpın işi “teşhir ve tecrit” kararı çıkaran konfederasyonların sayısı, iş 26 Mayıs genel grevini örgütlemeye gelince, 4’e düştü. Daha sonra 26 Mayıs gündemiyle toplanan Türk-İş, DİSK, KESK ve Kamu-Sen başkanlarından çıka çıka 26 Mayıs’ı ilgili kurullarında tartışma kararı çıktı! Devrimci Proletarya bunu, bürokratik “komisyona havale” oyalaması olarak değerlendirdi.

Nitekim Türk-İş’e bağlı sendika başkanlarının önceki akşamki 26 Mayıs toplantısından da doğru dürüst bir karar çıkmadı. Bu toplantıda, Türk-İş sendikaları genel başkanlarının bazılarının 26 Mayıs’ta genel greve karşı çıkarken, bazılarının da kısmi iş bırakma ve eylem biçiminde budamaya çalıştıkları öğrenildi. Toplantıda az sayıda sendika genel grevi savunurken, genel grev yerine başka eylem biçimleri, genel grev tarihinin ertelenmesi, genel grevin İstanbul Ankara gibi büyük merkezlerde hayata geçirilmesi, diğer illerde basın açıklamaları ile yapılması, 2 saatlik iş bırakma ya da genel grevden tamamiyle vazgeçilmesi gibi “öneriler” tartışıldı. Türk-İş genel merkezinde yapılan “başkanlar kurulu” toplantısında tam gün iş bırakmama eğiliminin ağırlık kazandığı öğrenilen toplantıdan sonra Kamu-Sen genel başkanı Bircan Yıldız’ın Türk-İş Genel Merkezine gelerek Türk-İş genel başkanı Mustafa Kumlu ile görüşmesi dikkat çekti.

DİSK ve KESK’ten ise daha önce üst yönetici ve bağlı bazı sendikalar düzeyinde 26 Mayıs’ta iş bırakılacağı açıklamalarına karşın, halen resmi bir açıklama yapılmış değil. DİSK dün başkanlar kurulunu 26 Mayıs gündemiyle topladığı halde, Türk-İş’i, KESK ise Kamu-Sen’i bekliyor.

Konfederasyon patronlarının “önümüzdeki günlerde” tekrar toplanması, genel grev isteği içindeki işçiler ve sendikalar tarafından merak ve artan bir kızgınlıkla beklenirken, Türk-İş Genel Merkezi ve gerici sendika patronlarının blokajı sürdüğü durumda, az sayıda sendika dışında ciddi bir hazırlık çalışması da yürütmeyen DİSK ve KESK’in ne yapacağı da merak konusu.

Bu arada 26 Mayıs genel grev vaadinin Tekel işçilerinin direnişiyle 3 ay ötelenmiş dayanışma amacıyla alınmış olmasına karşın, ölme eşeğim ölme dedirten ve mücadeleyi çıkmaz ayın son perşembesine öteleyen bir açıklama da Tek Gıda-İş genel başkanı Mustafa Türkel’den geldi. Rize’de bir toplantıda konuşan Türkel, “Tek Gıda-İş’in önderliğinde görülmemiş eylem” için mahkemenin verdiği sürenin dolmaya yaklaştığı Ağustos ayının ortaları tarihini verdi: “‘Ağustos ayının ortalarında Türkiye görmediği bir eylemle daha karşı karşıya kalır. Bu sorunu hükümetin bir an önce çözmesi gerekiyor. Aksi takdirde TEKEL işçisi, Tek Gıda-İş Sendikası önderliğinde yeni bir mücadele başlatacak ki Türkiye o 78 günden daha ötesini görecek.” Aynı Türkel 1-2 Nisan Ankara eyleminde, sonraki eylemi tam 3 ay sonraya ötelediği için Tekel işçilerinden dayak yemişti! Aynı Türkel’in konfedarasyon genel başkanlarının 1 Mayıs’ta kürsü işgali yapan direnişteki işçileri hedef gösteren, “teşhir ve tecrit” talimatnamesinden sonra, bir sendika toplantısında öncü Tekel işçilerini ve 2 Mayıs’ta kendisini protesto eden direnişteki işçileri hedef gösterdiği öğrenildi.

Konfederasyonların tepesinde top çevirme sürerken, Tümtis, Tez Koop-İş, Yol-İş, Deri-İş, SES gibi sendikalardan, Belediye-İş’in 4-C genelgesi çıkartılan Çukurova şubelerinden, İzmir’de Türk-İş’e bağlı sendika ve şubelerinden, KESK Ankara şubelerinden grev istek ve açıklamaları geliyor.

Tüsiad-Müsiad el ele “ulusal istihdam stratejisi”ni yeni özelleştirme, esnekleştirme, güvencesizleştirme, kıdem tazminatlarının kaldırılması, bölgesel asgari ücret vb saldırısı programı olarak şekillendirirken, sendikalar yasası gündemdeyken, geleneksel sendikaların 26 Mayıs sendromu, sendikal harekette kritik bir dönemece işaret ediyor. 26 Mayıs’ın Türk-İş ve Kamu-Sen’e, DİSK ve KESK’in titrek duruşlarına karşın gerçekleştirilmesi kadar, geleneksel sendikal zihniyetle yüzleşilmesi ve yeni bir sendikal anlayış ve arayış dinamiğinin güçlendirilmesi, ona asıl anlamını kazandıracaktır. 26 Mayıs nasıl gerçekleşirse gerçekleşsin, bugünden ondan çıkartılması gereken devrimci sonuç ise, tam da bu geleneksel bürokratik sendikacılığın “teşhir ve tecrit” edilmesini istediği işçi inisiyatiflerinin, sendika patronlarından bağımsız taban inisiyatiflerinin, işçi komitelerinin, işçi meclislerinin, öncü işçi kurullarının, işçi platformlarının örgütlenmesi ve geliştirilmesi, gerçek bir savaşım gücüne sahip sendikacılığın ve yaptırım gücüne sahip grev ve genel grevlerin ancak bunların üstünde yükselebileceği ve örgütlenebileceğidir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*