Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Komünist Devrim Örgütü Kuruluş Bildirisi

Komünist Devrim Örgütü Kuruluş Bildirisi

Elimize mail yolu ile ulaşan “Komünist Devrim Örgütü Kuruluş Bildirisi” metnini haber değeri taşıdığı için okurlarımız ile paylaşıyoruz. http://proletaryasosyalizmi.org/ sitesinden “KOMÜNİST DEVRİM ÖRGÜTÜ 1. KONGRE SONUÇ BİLDİRGESİ”, “KOMÜNİST DEVRİM ÖRGÜTÜ MÜCADELE PLATFORMU / KOMÜNİZMİN ÖZGÜRLÜK DÜNYASI İÇİN…” ve “KOMÜNİST DEVRİM ÖRGÜTÜ TÜZÜĞÜ” yazılarına da ulaşabilirsiniz.

KOMÜNİST DEVRİM ÖRGÜTÜ KURULDU!

KAHROLSUN BURJUVA DİKTATÖRLÜĞÜ! YAŞASIN SOSYALİST DEVRİM! YAŞASIN KOMÜNİST DEVRİM ÖRGÜTÜ!

TİKB kongresinin dağılmasının ardından “Proletarya Sosyalizmi Ekseninde Kopuşa Çağrı” deklarasyonunu yayınlayan biz komünist devrimciler, küçük burjuva halkçı devrimcilikten ve tasfiyecilikten kopuş sürecimizi örgütsel inşada attığımız adımla yeni bir aşamaya taşıdık. Komünist Devrim Örgütü kuruldu. Gizlilik koşullarında toplanan 1. Kongresi‘yle Komünist Devrim Örgütü, kurucu iradesini platform ve tüzüğünü oluşturarak ortaya koydu.

Kongremiz, kapitalist üretim ilişkilerinin girilmedik tek bir alan bırakmadığı, proletarya-burjuvazi çelişkisinin dünya ölçeğinde belirleyici hale geldiği, üst tekelci birikim evresindeki mali sermayenin oligarşik hakimiyetinin insanı ve doğayı, günü ve geleceği yok ettiği, proletarya ve devrimci halk hareketlerinin uğradıkları yenilgiye karşın yeni bir oluşum ve mayalanma süreci içinde olduğu, kapitalizmin genişlemesine ve derinlemesine gelişimi ile birlikte yıkıcı yönlerinin ve karşıtının da büyüyerek ortaya çıktığı, meta üretiminin kitlesel olarak arttığı ve çeşitlendiği, burjuva demokrasisi ve onun yönetişimci biçimleriyle, sivil toplum ağıyla egemenliği azamileşen kapitalizmin büyüyen bir özgürlüksüzleşme ile sınırlarının da açığa çıkıp tarihsel sonuna yaklaştığı, proletarya devrimlerinin bunun içerisinden gündemleşeceği, sosyalist dünya devrimi ve komünizmin olanaklarının arttığı bir tarihsel dönemde toplandı.

Kongremiz, reformist devrimcilik kulvarındaki sosyal reformcu, eşitlikçi küçük burjuva demokrasisi ve düzeltilmiş kapitalizm düşünü kuran küçük burjuva sosyalist program, örgütlenme ve mücadeleleriyle sınır çekecek; değişen dünya ve ülke koşullarına yanıt verecek, sosyalist devrimi hedefleyen komünist bir program ve örgüt yaratma fikrinden doğdu ve bu amaçla toplandı.

Komünist Devrim Örgütü
, yalnızca proletaryanın kollarında bulunan sosyalizmi kurma ve sınıfsız komünist topluma ulaşma gücünü örgütlemek, komünist amaç ve ideallerimizi gerçekleştirmek için kuruldu.

Komünist Devrim Örgütü, Kuruluş Kongresi’yle teorik, programatik, siyasal, örgütsel inşasının temel çizgilerini belirledi. Emperyalist kapitalist sistemin içsel dönüşümünün sonucu olarak gelişen mali sermayenin küresel birikimini ve küresel dünya devleti eğilimini, yeni dünya ve Türkiye durumunu, bunun içerisinden proletarya hareketinin yeni koşullarını, proletarya ve müttefiklerinin sosyalist devrim yolundaki imkanlarını somut olarak tanımladı. Proletaryanın sınıfsal bağımsızlığını korumasının ve sosyalist devrimde önderlik ve hegemonyasını gerçekleştirmesinin ideolojik, siyasal, toplumsal, kültürel dinamiklerini ortaya koydu.

Komünist Devrim Örgütü
, proletaryanın önderi ve onun organik bir parçası olarak kavradığı komünist devrimci partinin inşası önündeki iç engellerini bir iç savaşım ve kendisini aşma gündemi olarak ele aldı. Sosyalizm deneyiminin, uluslararası komünist ve işçi hareketinin, Türkiye devrimci hareketinin ve ayrıştığımız TİKB’nin tarihsel yapısal sorunlarıyla devrimci tarzda hesaplaşarak özeleştirel yaklaşımını derinleştirdi. Her türlü ulusal-yerel dargörüşlülükle sınırlarını çekerek kendisini gündemdeki dünya sosyalist devriminin bir bileşeni olarak tanımlarken, proletarya devrimini bulunduğu ülkede zafere taşıma hedefini sosyalist dünya devrimine içerili birincil görevi olarak belirledi. Dünyamızın ve ülkemizin tarihsel, sakınmasız mücadele geleneklerini ve bu uğurda göğüslediği bedelleri, ancak komünist bir geleceği olanların aşarak sürdürebileceği anlayışıyla sahiplendi.

Komünist Devrim Örgütü, Kongresi platform ve tüzük felsefesi ile sadece içerisinden ayrıştığı TİKB’den devraldığı ideolojik, programatik, sınıfsal durumu, dar örgüt grupsallığını ve mevcut geri örgütsel durumunu aşma kesin kararlılığı ile sınırlı kalmadı. Asıl olarak güncel siyasal-toplumsal koşulları, düşünüş ve davranış biçimiyle kapitalizmin azami egemenliği altındaki toplum ve birey durumunu yararak platform ve tüzüğünü yaşama geçirme hedefini önüne koydu. Teori-siyaset-örgütlenme-pratik bütünlüğü anlayışıyla, etkin bir komünist devrimci siyasal faaliyetin biricik zeminini oluşturan kolektif merkeziyetçilik ve örgütsel emeğin kolektif birliği ilkeleri temelinde örgütlenmeyi karar altına aldı. Neoliberal burjuva demokrasisi altında, “bireysel grupsal aidiyet/serbest katılım” yoluyla, işçi sınıfının, emekçilerin öncü kesimlerinin, hatta devrimci güçlerin merkezi örgütlenme ve mücadele anlayışından çözülüp uzaklaşmalarını, merkeziyetçiliğin tümden tasfiye edildiğini tespit etti. Burjuva birey özgürlüğünün liberter/anarşist/anarkokomünalist biçimlerinin karşısında, sınıf mücadelesi ile kazanılacak kolektif işçi bilincini, sınıfın kolektif örgütlenme ve mücadele biçimlerini ve bunun en üst ifadesi olarak da, üyelerinin, sınıf bilinçli işçilerin kolektif enerjisini dinamize edecek “Parti özgürleştirir!” belgisini yükseltti.

Burjuvazinin toplumu, bireyi, doğayı yıkıma uğratarak sürdürdüğü sınıf egemenliğine, kapitalizme karşı mücadele yolunu tutan bütün ulus ve milliyetlerden öncü işçiler, gençler, emekçi kadınlar, aydınlar! Yüreği sosyalizm ve sınıfsız toplum için çarpan, tarihsel emelimize varmak için yanıp tutuşanlar!

Biz devrimciyiz. Burjuvazinin siyasal iktidarının şiddete dayalı sosyal devrimle yıkılması ve proletarya diktatörlüğünün kurulması, devrimcilikle reformculuk arasındaki en temel ayrım noktasıdır. Komünist Devrim Örgütü, neoliberal demokrasi altında sistemin muhalif bir unsuruna dönüşmüş, hükümetlere karşı muhalefet çizgisine inmiş, devrim hedef ve iddiası olmayan, kendisini ve proletaryayı buna uygun örgütlemeyen reformist akımın karşıt kutbundadır. Platformunu gerçekleştirmenin gereği olarak yeraltı temelinde örgütlenir. Hiçbir mücadele biçimini reddetmeksizin devrimimizin özgürlük alanlarını proletaryanın militan mücadelesine dayanarak açmayı esas alır. Burjuvazinin sınıf iktidarını ve devletini bütünüyle parçalayıp yok ederek onu insanlığın tarih öncesine göndermek, sosyalist sınıf iktidarını kurmak için proletaryanın silahlı ayaklanmasını hazırlamayı ve proletaryayı bugünden sınıf mücadelesinin ihtiyaçları ile birleşik olarak bu yönde eğitmeyi temel bir görevi olarak benimser.

Biz sosyalist devrimciyiz. Platform ve stratejimizin temelini, komünizme doğru kesintisiz ilerleyecek olan sosyalist devrim oluşturmaktadır. Dünyanın gerçek kutupları burjuvazi ve proletaryadır. Bugün devrimci olmanın ve kalabilmenin biricik koşulu, ancak proletaryanın harcı olan sosyalist devrimciliktir. Emperyalizme karşı küçük burjuva muhalefetin halkçı, demokratik, antiemperyalist mücadele programları, belirleyici çelişkinin proletarya-burjuvazi karşıtlığı olduğu koşullarda devrimci barutlarını tükettiler. Burjuvazinin devrimci olduğu dönemlerdeki “Özgürlük, eşitlik, kardeşlik” sloganlarını devralıp, işçi sınıfı ve emekçilere “ideal kapitalizm, ideal demokrasi”yi kurtuluş ideali olarak taşımaya soyundular. Kendi programlarını gerçekleştirmenin nesnel imkanından da yoksunlaşmış olarak, bu hareketlerin bugün en ilerisi bile ancak “devrimci reformizm” üretmektedir. Özgürlük sorunundan devlet sorununa, emeğin korunmasına, ulusal sorundan kadın sorununa, birey sorunundan doğa sorununa, işbölümüne… devrimimizin her konusunun biricik devrimci çözümü, burjuvazinin gölgesinde siyaset yapan küçük burjuva muhalefetten tümüyle kopmuş olarak, komünizmden çıkışını alan bir anlayışla sosyalizmi kurmak için, sosyalist devrimin yolunu açan politika ve taktikleri yaşama geçirmektir. Komünist Devrim Örgütü‘nün kuruluşu ile biz, burjuvazinin ekonomik, siyasal, sınıfsal, toplumsal, kültürel iktidarını proletaryanın önderlik ve hegemonyasındaki sosyalist devrimle yıkmaya yönelik taktiklerimiz, sloganlarımız, proleter örgütlenme ve mücadele biçimlerimizle yolumuzu belirginleştiriyoruz.

Biz komünist devrimciyiz. Bizi tanımlayan kendi başına antiemperyalist, antifaşist, muhalif ve direnişçi olmamız değildir. Düşmanımız, bir bütün olarak burjuvazinin sınıf egemenliği, devlet iktidarı ve emperyalist kapitalizmdir. Onun karşısına özel mülkiyeti, meta egemenliği, artıdeğer sömürüsü ve burjuva demokrasisiyle kapitalizmin yıkıldığı, ulus, sınıflar, devlet, din, aile, işbölümü, değer yasasının sönümlendirileceği komünizmin unsurlarını geliştirerek ilerleyecek proletarya sosyalizmi hedefiyle çıkıyoruz. Proletaryaya, yalnızca üreten-yöneten ayrımının değil, tükenesiye çalışmak yerine emeğin yaşamın birincil gereksinmesi haline geldiği, bireyin tüm yeti, gereksinme ve ilişkileriyle toplumsallaştığı, kadın-erkek, kafa-kol, kır-kent arasındaki çelişkinin aşıldığı özgür bireyler toplumu idealini taşıyoruz.

Biz sosyalist dünya devrimcileriyiz. Mali sermayenin küresel birikimi ve küresel dünya devleti eğilimi karşısında, tek ya da birkaç ülkede sosyalizmin olanaklılığını reddetmeksizin, gözlerimizi bölgesel devrimler ve dünya sosyalist devrimi hedefine dikiyoruz. Enternasyonalist örgütlenme ve savaşım yoluyla burjuva sınıf egemenliğinin tümden yok edildiği bir dünya için savaşıyoruz. Proletaryanın ve komünistlerin vatanı yoktur; zincirlerimizi kırarak kazanacağımız koskoca bir dünya vardır!

Biz proletarya devrimcisiyiz. Proletaryaya dışsal, onu öncüsüyle ikame ederek, “halk” ve “emekçi” kategorileri içerisinde eriterek, “ideolojik öncülük”le avutarak değil, devrimdeki fiili önderliğini gerçekleştirmek, proleter sosyalist sınıf siyasetiyle, en ileri kadın ve erkek evlatlarının örgütlenmesinden başlayarak sınıfın bağımsız örgütlenmesini yaratmak için yola çıkıyoruz. Burjuva demokrasisini ve kapitalist sınıf egemenliğini yıkmak, bir işçi devrimiyle proletaryanın siyasal-toplumsal iktidarını kurmak için savaşıyoruz. Burjuvazinin emekçiyi fizik ve moral olarak yıkıma uğratan, onu güvencesiz, uysal bir köleye çeviren, yüzbinlercesini öldürerek semiren sömürüsüne karşı emeğin korunması mücadelesi bayrağını yükseltiyoruz. “Düzeltilmiş kapitalizm ve ideal demokrasi”yi sosyalizm olarak göstererek devrim itfaiyeciliğine soyunan küçük burjuva halkçı demokratizmle sınırlarımızı çekiyoruz. Proletaryanın sosyalist ideoloji, siyaset ve örgütlenmesini sınıfın saflarından kovmaya, çözülen bir devrimcilik tarzının yerine yine kendiliğindencilik ve partisizliği geçirmeye çalışan anarkosendikalizme karşı devrimci uyanıklığımızı yükseltiyoruz. İçerisinde devrimci sınıfa ve siyasetine yer olmayan “demokratik meclisçiliğin” karşısına, proletaryanın bağımsız sınıf siyasetine ve girişkenliğine dayanan, yolunu komünist işçi çekirdeklerinin içerden önderliğiyle belirginleştirecek olan öz örgütlenmelerini, işçi meclislerini örgütleme hedefiyle çıkıyoruz.

Biz, geçmişin dersleriyle donanmış, günün ve geleceğin komünist devrimcileriyiz. İnsanlığın, işçi sınıfının, kadınların, ezilen halkların ileriye doğru attığı her adımın militan bir emek ve mücadeleye dayandığı, tarihte bir taşı yerinden oynatmanın gereği olan amansız bedeller bilincimize kazılıdır. Paris Komünü’nün, Ekim Devrimi’nin, Sovyetler Birliği’nin deneyimlerini, muazzam devrimci kazanım, tarihsel, ideolojik, siyasal, toplumsal kısıt, sorun ve bugüne kadar gelen bozunumlarıyla birlikte özümleyerek aşmanın koşul ve bilincine ulaşmış olarak değerlendiriyoruz. Geçmişten bugüne değil, gelecekten bugüne ve bugünden geleceğe bakıyoruz. Ulusal ve demokratik kurtuluş mücadeleleri, Türkiye ve Kürdistan devrimci hareketi ve TİKB’den küçük burjuva sınıf karakteri, ideolojisi, siyaseti ve örgüt yapısı ile koparken, bizim de harcında yer aldığımız devrimci değerleri burjuva sınıf egemenliğine karşı sahiplenmenin biricik yolunun kopuşu kuruculukta somutlayarak proleter, komünist bir sınıf çizgisini geliştirmek olduğunun bilincindeyiz.

Biz komünist devrimcileriz. İnsanlığın, ancak proletaryanın sınıfsal-toplumsal kurtuluşuyla yolu açılabilecek özgürleşmesi için savaşıyoruz. Son biçimi işçi sınıfı üzerindeki olmak üzere her türden sınıf egemenliğini, toplumsal-bireysel yıkımı, doğanın insan, insanın doğa üzerindeki yıkıcı hakimiyetini sona erdirmek, sınıfların ve pasaportların olmadığı, ulus, sınıf, din, aile, işbölümü prangalarından, insanın insanla ilişkisindeki tüm dolayımlardan kurtularak özgürleşeceği komünist toplumu kurmak istediğimiz için komünist devrimcileriz.

Emperyalist kapitalist sistemin içsel dönüşümüne ve ekonomik, siyasal, toplumsal-bireysel, kültürel düzeydeki sonuçlarına yanıt veremeyen Türkiye devrimci hareketi kitleler üzerindeki siyasal-moral etkisini yitirdi. Küçük burjuva örgütler, bu süreç karşısında en başta ideolojik olarak çözüldüler. Örgütsüz ve eriyikleşen bir “devrimcilik” model haline gelirken, “parti olmayan parti” küçük burjuva devrimciliğin örgütsel logosu oldu. Demokratik devrimci ve geleneksel sosyalist devrimci programların hükümsüzlüğünün bir sonucu olarak, partili kimliğin, profesyonel devrimci adanmışlığın, mücadeleye göre biçimlenen yaşamların yerini meta egemenliğinin çekim etkisi, neoliberal birey tipolojisinin yükselişi aldı. Anarkodemokratizm, liberterlik, örgütlü örgütsüzlük, program tasfiyeciliği, sistem içilik, çevresel ve grupsal aidiyetler, “proje bazlı” ilişkilenme ve yol arkadaşlığının en uçucu biçimleri öne geçti. Sosyalizm deneyiminde ve küçük burjuva devrimci örgütlerde kendisine yer bulamayan birey sorunu, neoliberalizmin çözücülüğünün en aktif silahı olarak işler hale geldi. Komünist devrimciler olarak, bireyi güdükleştiren ilişki biçimlerini aşmaya, bağımsız düşünüp eyleyebilen komite ve birey yapısını geliştirerek, kolektif merkeziyetçiliğe dayalı, etkin, canlı parti yaşamıyla, kapitalizme karşı mücadeleyi her düzlemde ateşleyerek neoliberalizmin silahını göğsünde patlatmaya kararlıyız. Kapitalizm, bütün çözücülüğü ve bireysel kurtuluş boş inancıyla birey için de cehennemin reklamından başka bir şey değildir. Kapitalizm bireyi köleleştirir, parti özgürleştirir!

Komünist Devrim Örgütü, kuruluşu, platformu ve tüzüğüyle burjuvazinin tüm egemenlik biçimlerine ve Türkiye’deki burjuva sınıf diktatörlüğünün mevcut biçimi olan neoliberal burjuva demokrasisine karşı proletarya cephesinden yükseltilen bir mücadele çağrısıdır. Platformumuz, 21. yüzyılın kapitalizmine karşıt temelde, komünizmden gelerek sosyalizm ve sosyalist devrim kavgasının büyütülmesinin adımıdır. Devrimci reformizm derekesine inmiş küçük burjuva demokratizmine karşı proletaryanın devrimci alternatifidir.

Komünist Devrim Örgütü, enternasyonal proletaryanın mücadele okyanusunda bir damla ve henüz bir tohum olduğunun bilincindedir. Örgütsel durumumuzla platform ve tüzüğümüz arasındaki çelişkinin de farkındayız! Bu çelişki aşılmak içindir. Gelişmekte olan teorik, programatik, ideolojik, siyasal yanımızla da, daha zayıf ancak kesinkes gelişecek olan örgütsel-pratik yanımızla da, küçük burjuva devrimciliğinden kopuş ve komünist devrimci dönüşümün sancılı sürecinin içerisindeyiz. Dinamik ve olanaklarıyla bilince çıkarmış olduğumuz tarihsel koşulların ürünüyüz. Çiğnenmemiş bir yolda yürümek güçtür! Fakat bu doğrultuda atılacak her teorik, siyasal, örgütsel, pratik adım, yeni bir proleter devrimler döneminin açılıyor olması, bunun arayışı, çabası ve susuzluğu içerisinde olanları tek bir potada birleştirecek, komünist devrimci ideoloji-örgüt-sınıf önderliği bütünlüğü kurulacaktır. Biz işte bu damlada okyanus olacağız!

Yaşasın Komünist Devrim Örgütü!

Yaşasın Marksizm-Leninizm!

Kahrolsun Kapitalizm!

Kahrolsun Burjuva Diktatörlüğü!

Yaşasın Dünya Sosyalist Devrimi! Yaşasın Sosyalist Demokrasi!

Dünyanın Bütün İşçileri Birleşin!

Mayıs 2011

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*