Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Koç Üniversitesi’nde taşeron istemiyoruz

Koç Üniversitesi’nde taşeron istemiyoruz

Koç Üniversitesi’nde taşeron şirkete bağlı çalışan yaklaşık 180 işçinin işten atılacağı haberine karşı işçiler toplantılar düzenlemeye başladı. 28 Mart’ta Av. Mehmet Ümit Erdem ile Sosyal-İş Sendikası avukatları ve örgütlenme uzmanlarının katılımıyla işçiler toplantı gerçekleştirdi. Öğrenciler ve akademisyenlerin de katıldığı toplantıda yapılan uygulamanın haksız ve hukuka aykırı olduğu vurgulanırken, yaşanan süreçte işçilerin arasındaki dayanışmanın ve örgütlenmenin önemine değinildi.

Yine üniversitede öğrencilerin, akademisyenlerin, işçilerin  katılımıyla 500 kişilik bir toplantı gerçekleştirildi. Üç oturumdan oluşan toplantının ilk kısmında öğrenciler söz hakkı alarak haberin ardından yaşanan örgütlenme sürecini anlattı.

Öğrenciler Facebook’tan “Koç Üniversitesi İşçilerinin Yanındayız ” ve twitterdan @kucalisandestek sayfasının kurulduğu, iki gündür okulda masa açtıklarını ve bildiriler dağıtıklarını söyledi.

Yine bu oturumda söz alan öğretim görevlileri süreci üç hafta önce duyduklarını ve bu konuda imza toplayıp önceden rektörlüğe ilettiklerini, ancak bir yanıt alamadıklarını söyledi. Haberin yayılmasıyla daha kapsamlı toplantılar aldıklarını ve bir dilekçe oluşturduklarını bunu tüm öğretim üyelerinin ve öğretim elemanlarının imzasına açtıklarını şu ana kadar da 100′ün üzerinde bir sayıya ulaştıklarını dile getirdiler.

Toplantının ikinci ayağında her birimi temsilen beş işçi söz aldı. Kendilerini servis elemanı, camcılar, taşıyıcılar, tuvaletçiler, temizlikçiler olarak tanımlayan işçiler yaşadıkları sıkıntıları ve karşılaşacakları durumu anlattı. İşçiler Koç Üniversitesi’nin işçisi olmak istediklerini, taşerona karşı olduklarını ifade etti.

İşçiler “İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız”, “Taşeron düş sırtımızdan”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganlarını tüm salona atarak bundan sonra neler yapacaklarını konuştu. Bu kısımda daha organize bir şekilde süreci takip etmek adına üçü akademisyen, beşi öğrenci, ikisi idari personel ve onu işçilerden seçilen bir heyet oluşturuldu.

İşçiler ilk olarak 1 Nisan pazartesi günü akademisyenlerin, öğrencilerin katılımıyla yapılacak bir eylem kararı aldı. İşçiler taşeron şirketin başka yerlere gönderilmelerine dair zorla imzalattığı belgelere itiraz dilekçelerini de rektörlüğe ileteceklerini söyledi.

Yaklaşık 500 kişinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda işçiler çalışma hayatı boyunca pek çok zorlukla karşılaştıklarını, hastayken çalıştırıldıklarını, iş kaynaklı sağlık problemleri yaşadıklarını, çanta arama, zorla belgelere imza attırma, savunma yazdırma gibi muamelelere maruz kaldıklarını belirttiler. Geçen sene 250 olan işçi sayısının 160’a indirildiği ve geçtiğimiz haftadan itibaren işçilere iş çıkış belgelerinin sunulduğu, atama belgelerinin baskı altında imzalatıldığı, yapılan itirazların ve verilen dilekçelerin ise kabul edilmediği dile getirildi. İşçiler artık yollarına taşeron firmayla devam etmek istemediklerini, Koç Üniversitesi bünyesinde kadrolu olarak işe alınmak istediklerini ve bu yolda mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini söylediler. Toplantının sonucunda işçilerden, öğrencilerden, idari personelden ve öğretim üyelerinden oluşan bir komite oluşturulması, 1 Nisan Pazartesi günü kitlesel bir eylem örgütlenmesi ve eylemden sonra işçilerin yeni sözleşmelerini baskı altında imzaladıklarına dair dilekçe vermeleri kararlaştırıldı.

Sloganlarla sona eren toplantıda yer alan konuşmalardan dikkat çekenler ise şöyle:

“Rektörlük bölümünde 10 yıldır çalışıyorum. Evrak taşıyorum. İmza topladığım için beni okuldan uzaklaştırdılar. 53 gün mazeretli izin verildi. Bugün toplantı için okula geldiğimde güvenlik beni dışarı çıkardı. Öğrenci arkadaşlar beni tekrar içeri aldı. Talebimiz Koç Üniversitesi’nde kadrolu çalışabilmek.”

“İşe servis elemanı olarak başladık ama yaptığımız iş sadece çaycılık ve mutfak değil. Yeri geldiğinde hocalarımızın fotokopilerini çekiyoruz, mailleriyle uğraşıyoruz, seminerlerini hazırlıyoruz, postalarını dağıtıyoruz. Biz her işi yapıyoruz, asgari ücret almamıza rağmen rahatsızlık duymuyoruz, bizden neden rahatsızlık duyuldu bunu öğrenmek istiyoruz. Gidecek miyiz, hakkımız verilecek mi haberdar değiliz. Biz işimizi yapıyoruz, Koç’u seviyoruz, burada kalmak istiyoruz. Ama tek şartla, biz taşeron istemiyoruz. Tek isteğimiz insan gibi yaşamak, Koç bizi bünyesine alsın. Çok mu zor?”

“Koç Üniversitesi’nde yurtlar bölümünde çalışıyorum. Önceden 1 binaya 2 personel düşüyordu, şimdi 2 binaya 1 personel. Performansın düştüğünü iddia ediyorlar, ama iki binaya bir personel bakarken performansın aynı olmasını bekleyemeyiz. Şimdi de emeklerimizi göz ardı edip bırakın gidin diyorlar. Taşeron kalksın artık. Koç Üniversitesi’nde devam etmek istiyoruz. Atandığımız yeri aradığımızda kontenjan dolu cevabını alıyoruz. Zorla imza attığımız evraklar var.”

“5 senedir tuvalet çalışanıyım. Rektörlükte çalıştım, spor salonunda çalıştım, ağır kaldırmaktan bel fıtığı ameliyatı oldum. Taşeron istemiyoruz, Koç personeline geçmek istiyoruz.”

“Biz 4 yıldır çalışıyoruz. Fakülteler, yurtlar her yere baktık. Bize zorla imza attırıp da siz hakkınızı alamazsınız, atama yapıldığınız yere 3 gün içinde gitmezseniz hakkınız gider dediler. Neden bir açıklama yapılmadı? Topkapı’ya atandım. Sarıyer’den Topkapı’ya kaç vasıta değiştiriliyor biliyor musunuz? Taşerona lanet olsun diyorum. 3 aylık çocuğumu bırakıp geldim buraya, taşerona hakkımı vermem. Bizim hakkımızı versinler, biz bunu istemiyoruz. Başka yerlere gittiğimizde biz sizi istemiyoruz diyorlar, açıklama yapılmıyor. Açıklama istiyoruz. Size karşı bir hatamız mı oldu? Hırsızlık mı yaptık? Her şeyi dört dörtlük yaptık, bize düşeni yaptık. Onlar niye kendine düşenleri yapmıyorlar? Hakkımızı versinler, süründürmesinler. Zorla imza attırıp, gittiğimiz yerden geri döndürülmek istemiyoruz.”

sendika.org/radikal.com.tr

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*