Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » DİSK’ten “Kıdem Tazminatıma Dokunma!” eylemi

DİSK’ten “Kıdem Tazminatıma Dokunma!” eylemi

BURSA-İşçi sınıfına dönük yeni yasama döneminde gündeme gelecek yasa tasarılarından birisi de Kıdem Tazminatı yasa tasarısı. Dün Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, bir gazeteye verdiği demeçte “kıdem tazminatının fona devredileceğini ve fonda her işçinin ayrı hesabı bulunacağını” açıkladı.

Bu yasa tasarısı ile 1936 yılında çıkarılan iş yasası ile yürürlüğe giren kıdem tazminatının fon adı altında yok edilmesi gündemde.

DİSK’e bağlı Birleşik Metal İş Sendikası kıdem tazminatının fona devredilerek gaspedilmesine karşı, “Kadem Tazminatı Hakkımıza Sahip Çıkacağız” kampanyası doğrultusunda eylemler gerçekleştiriyor. 13 Eylül’de Kocaeli’nde, 14 Eylül’de Gebze’de, 15 Eylül’de İzmir’de yapılan eylemlerin ardından 16 Eylül günü de Bursa’nın Orhangazi ilçesinde basın açıklaması yapıldı.

Orhangazi meydanında yapılan basın açıklamasını Genel Başkan Adnan Serdaroğlu okudu. Serdaroğlu yaptığı açıklamada şunlar vurgulandı:

Kıdem tazminatı, işçinin emek gücünün ve işteki yıpranmasının karşılığı olarak her bir yıl için aldığı 30 günlük ücretinin karşılığıdır. Dolayısıyla işverenin keyfi işten çıkarması için bir engeldir.

Kıdem tazminatı işçiler için sadece bir tazminat olmaktan öte, çalışırlarken bir iş güvencesi, emekli olduklarında bir ikramiye, işyerindeki çalışmalarında gösterdiği liyakat ve yıpranmalarının bedeli, Türkiye’deki düşük ücretler nedeniyle ücretin sonraya bırakılmış kısmıdır.

İşçiler için böylesine anlamlı ve artık gelenekselleşmiş bir hak olan kıdem tazminatının işverenlerin baskılarıyla fon adı altında “hiç” edilmek istenmesi çalışma yaşamı adına büyük bir talihsizliktir.

Hükümet tarafından kıdem tazminatı ile ilgili olarak işverenlerin ağzıyla telaffuz edilen “çok büyük bir yüktür”, “işsizliği azaltmak için çalışma koşulları esnemeli” söylemleri aslında işçilerin köleleştirmek istenmesinden başka bir şey değildir.

Şimdi hep birlikte bu hak gaspına karşı mücadele etmenin tam zamanıdır. Aksi halde ne bizim ne de çocuklarımızın geleceği adına elimizde hiçbir şey kalmayacak.

Bu oldu-bittiye boyun eğeceğimizi, elimizdeki en önemli güvence ve hakkın gasp edilmesi karşısında suskun kalacağımızı ve buna göz yumacağımızı sanıyorlarsa aldanıyorlar.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*