Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Kıdem Tazminatı Dayanışması toplantısı

Kıdem Tazminatı Dayanışması toplantısı

İstanbul’da Kıdem Tazminatı Dayanışma’sının ikinci toplantısı yapıldı. Kıdem Tazminatı Dayanışması, kıdem tazminatı hakkının gaspına ve fona devredilmesine karşı bir araya gelmiş sol siyaset temsilcilerinden oluşuyor.

Toplantı gündemi, kıdem tazminatı konusunda son durum ve değerlendirmeler ve bir hareket yaratmak için ilk elde atılması gereken adımlar tartışıldı.

Çeşitli siyasal bileşenlerin konuşmalarında, sendikaların eleştirilmesi ağır bastı. DİSK’in #Direnİşçi kampanyası de salt kendi dar tabanına dönük olmak ve katılıma açık olmamakla eleştirildi.

İlk elde atılabilecek adımlar konusunda şu öneriler öne çıktı: Bildiri, broşür, site gibi bilgilendirme araçları, bir deklarasyon ve çağrı metni hazırlanması, standlar, kıdem tazminatı sorununun Gezi forumlarına taşınması, muhalif sendika şubeleri ile görüşme ve katılımlarının sağlanması, sendikalar üzerinde bir basınç yaratılması, birkaç pilot sanayi bölgesinde bildiri dağıtımı ve işçi forumlarının örgütlenmesi, Türk-İş veya Çalışma Bakanlığı’nın önünde protesto açıklaması, vd…

Devrimci Proletarya temsilcisi, yaptığı konuşmada, kıdem tazminatı gaspının ağır bir saldırı, ancak çok daha kapsamlı ve sınıfın tüm kesimlerini kapsayan Ulusal İstihdam Stratejisinin sadece bir halkası olduğunu belirtti. Kıdem gaspıyla birlikte, taşeron işçilik düzenlemesi, özel istihdam büroları gibi esnek çalışma modelleri, kadın istihdam ve 3 çocuk paketi, mesleki yeterlilik sistemi gibi sayısız halkasıyla birlikte Ulusal İstihdam Stratejisi’nin sermayenin yeni birikim stratejisinin ta kendisi olduğunu vurguladı. Herkesi bugün birebir uygulamaya geçirilen Ulusal İstihdam Strateji Belgesi’ni incelemeye çağırdı. Bu Strateji’nin yalnız kamu ve sanayi işçilerini değil, kamu çalışanlarını, beyaz yakalıları, kadın, genç, öğrenci, kürt işçileri de kapsadığını, mücadelenin de ancak tüm işçi kesimlerinin bileşik mücadelesini örgütleyen bir platformla güçlenebileceğini söyledi. Kadın İstihdam ve 3 çocuk paketine karşı oluşturulan Kadın Emeği Platformu’nu örnek verdi. Kıdem Tazminatı Dayanışması’nın UİS kapsamında sanayi, taşeron, kadın, genç, öğrenci işçi örgütlerini de kapsayarak Ulusal İstihdam Stratejisi’ne karşı daha geniş bir işçi platformuna dönüştürülmesini önerdi.

Sendikaların eleştirilmesi gerektiği ama solun, devrimcilerin durumunun daha parlak olmadığını belirtti. Ulusal İstihdam Paketlerinin çoğu sol, devrimci siyasetin gündeminde bile olmadığını, site ve yayınlarında bile gündemleştirilmediğini, bu konuda doğru dürüst bir bilgilendirme, ajitasyon çalışmasının, geleneksel bildiri dağıtımların bile henüz yapılmamasını eleştirdi. Toplantı ve konuşmalardaki donukluğu ve isteksizliği de eleştirdi. Burjuva hükümetin kıdem ve UİS’i sendikal ve kamuoyu yönetişimi çerçevesinde yürütmesinin de bunda etkili olduğunu vurguladı. Sendikaları eleştirip onlardan bekleyeceğimize kendimizden, çoğunluğu işçi olan kendi tabanımızdan başlayalım, bir iç hareket yaratalım, işçi sınıfının tüm kesimlerini kapsayan bir deklarasyon hazırlayıp eylemle ilan edelim, standlar açalım, birkaç pilot sanayi ve işyeri bölgesi belirleyip bildiri dağıtımları yapalım, bir kısa broşür hazırlayalım, Kadın Emeği Platformu’nun 25 Kasım eylemlerine de katılalım ve dayanışalım, diye ilk adım önerilerini sıraladı.

Bunlar toplantıda bir canlılık ve tartışma yaratan birkaç öneriden biri oldu. Özellikle Kadın Emeği Platformuyla dayanışma çağrısı ilgi gördü, çoğu bileşen tarafından bilinmeyen Ulusal İstihdam Stratejisi Belgesi ve Mesleki Yeterlilik Sistemi de not alındı. Kıdem Tazminatı Dayanışması’nın sınıfın tüm kesimlerini kapsayan Ulusal İstihdam Stratejisi’ne karşı Platforma dönüştürülmesi önerisi birçok bileşenden ilgi ve destek görmekle birlikte, “kıdem tazminatı en önemlisi, en çok bu tartışılıyor, bu konuda birşeyler yapalım sonra diğerlerine bakarız” diyen birkaç dar gelenekçi siyasetin itirazıyla ötelendi. Kıdem Tazminatı Dayanışması’nın 25 Kasım’a çağrı yapması, Kadın Emeği Platformu ile temasa geçmesi ve dayanışması önerileri ise, yine dar gelenekçi birkaç siyasetin “onlar erkekleri almıyorlar” vb söylemleriyle engellendi. Toplantıdaki bazı siyasetlerin kadın temsilcileri bu öneriyi sahiplenip, engellenmesini de sert biçimde protesto etti.

Toplantıda sonuç olarak, bir deklarasyon hazırlanıp, önümüzde hafta cuma günü öğlen saatinde Türk-İş’in önünde bir protesto açıklaması yapılması ve bir broşür hazırlıklarına başlanmasında ortaklaşıldı. Bir ilk hareket ve duyuru yaratmak için gerçekleştirilecek bu eylemden sonra, yeni eylem ve etkinlikler de ele alınacak.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*