Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » KCK tutuklusu gazeteciler: “Özgür basın susturulamaz”

KCK tutuklusu gazeteciler: “Özgür basın susturulamaz”

KCK operasyonu adı altında 36’sı tutuklu 44 gazeteci için açılan davanın ilk duruşması, İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Gazeteciler adliyeye getirilirken, salonun küçük olması nedeniyle arbede yaşandı. Tutuklu gazetecilere dayanışmak amacıyla adliye önünde destek eylemi yapıldı.

Tutuklu gazetecilerle dayanışmak amacıyla gazetecilerin yakınları, Avrupa’dan gelen çok sayıda delegasyon üyesi, BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk, BDP milletvekilleri Hasip Kaplan, Ertuğrul Kürkçü, Sebahat Tuncel, Halil Aksoy, Sırrı Süreyya Önder, Mülkiye Birtane, İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, CHP İstanbul Milletvekili ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti eski Başkanı Oktay Ekşi adliyeye geldi.

Gazetecilere destek vermek amacıyla Büşra Ersanlı, Nuray Mert, Ahmet Şık, Ertuğrul Mavioğlu, Ferhat Tunç, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Atılım Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Sedat Şenoğlu, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Robert Koptaş’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda gazeteci, aydın adliye önündeki açıklamaya katıldı.

“Rehineleri bırakın, müzakereye başlayın” pankartı açan çok sayıda kişi, tutuklu gazetecilerin resimlerini taşıdı. Adliye çevresine çok sayıda polis ve panzer yerleştirildi.

Özgür basın susturulamaz

Duruşma salonunda avukatlar ayakta kalınca Mahkeme Başkanı Ali Alçık, salonu boşaltma kararı verdi. Bunun üzerine salondan protestolar yükseldi. Tutuklular ve izleyiciler ayağa kalkarak, “Özgür basın susturulamaz” sloganları attı.

Kürtçe savunma yapma talebi

Tutuklu gazeteciler, kimlik tespitine Kürtçe “Ez livir im” ve Zazaca, ‘Ezdaro’ diye yanıt verirken, Yüksel Genç, 12 Eylül’de halka “Vatandaş Türkçe konuş çok konuş” dayatmasında bulunulduğunu hatırlattı. Genç, “Bunu bugün de aynı şekilde mahkeme salonunda yaşıyoruz” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın “asimilasyon bitti” sözlerini hatırlatan Genç, ekledi: “Ama maalesef anadilimizde konuşamıyoruz, inkar ediliyoruz.” Genç, ayrıca anadilin engellenmesinin Kürt halkını güçlendirdiğini söyledi.

Yüksel Genç, Kürtçe savunma talebini yineleyerek, tercüman istedi.

Avukat İnan Poyraz ise sözlerine Kürtçe konuşarak başladı. Ardından sözlerine Türkçe devam eden Poyraz, 1980’de Türkçe bilmediği için başına gelen bir olayı anlattı. “Annem 5 yaşında beni köyde dışarıya gönderdiğinde askerlerle karşılaştım. Operasyon vardı. Bana geri git demişler ama ben anlamıyordum. Aradan geçen 32 yılda hala değişen bir şey yok. Hala bizim köyde çocuklar Türkçe bilmez. Hala operasyonlar var” dedi. Milyonlarca Kürt olduğunu ve Kürtleri dinlemeyerek barış dilinin kurulamayacağını ifade eden Poyraz, “Devlet kendi vatandaşını dilmeyecekse, televizyonlarda konuşanlar samimi değil ya da yalan söylüyor. AİHM, Lozan Anlaşması, uluslararası düzenlemeler Kürtlerin anadilinde kendisini ifade etmesi için düzenlemeler yapılmıştır” dedi.

Duruşma bitti

Mahkeme Başkanı Ali Alçık, duruşmanın yarın saat 10.00’da kaldığı yerden devam edeceğini belirterek heyetle beraber salondan ayrıldı. Bu sırada salonda bulunan izleyiciler ‘Özgür basın susturulamaz’ sloganları eşliğinde tutuklu gazetecileri uğurladı. Tutuklu gazetecilerin cezaevlerine gönderilmesinin ardından salon boşaltıldı.

Duruşmanın sonunda ise tutuklu gazeteci İsmail Yıldız 3 aylık bebeğini kucağına aldı. Yıldız, yeni doğan bebeğine gözyaşları içerisinde veda etti. Bu esnada salonda bulunan izleyeciler de gözyaşlarına boğuldu.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*