Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Kaza değil, Afet değil: Cinayet

Kaza değil, Afet değil: Cinayet

18 işçinin mahsur kaldığı madeni işleten Has Şekerler Madencilik Limited Şirketi olayla ilgili açıklama yaptı. Şirket açıklamasında “Kazanın oluş nedeninin şu anda tespit edilmesi imkansız olmakla birlikte, içeriden kurtulan kardeşlerimizin bize verdiği bilgeye göre doğal bir afetten bahsedilmektedir” denildi.

İşçi cinayetlerinin yeni bahanesi “kaza”dan sonra “afet” oldu. Has Maden patronu pişkinlikle çıkıp “bu bir doğal afettir” diyor. İşçi cinayetler ne kaza ne afettir. Patronların kar hırsı ile işledikleri cinayettir. Patronların devleti de bu cinayetlere zemin hazırlarken gerekince de üzerini örtmektedir.

Tam da bunlar karşısında sosyal medyada dolaşan bir paylaşım çığlık olup yükseliyor. “ben çok fazla sinir krizinin eşiğine gelmem. ancak bazen bu ülke öfkemi nereye koyacağımı şaşırtıyor! biz geçen sene (ben tema’dayken) 12 bilim insanıyla bir rapor hazırladık. konya kapalı havzadır, linyit madeni yaparsanız yer altı suyu basar dedik. enerji bakanı uyarılarınıza teşekkür ederiz dedi. yetkililer geldi, dinledi teşekkür etti. bundan 3 ay önce karaman ermenek’teki madende göçük oldu. 1 işçi hayatını kaybetti. göçüğün sebebi duvarlardaki basınçtı. yani büyük kazanın sinyaliydi, basın açıklaması yaptık. şimdi kimse bana çıkıp, karaman’da maden kazası oldu demesin. ben olanca sıradan vatandaş halimle kazanın geleceğini bu kadar önceden biliyorduysam; en azından benim konuştuğum tüm yetkililer de biliyordu! karaman’daki açık seçik: #kazadegilcinayet ! aha da tema’nın raporunu buraya koyuyorum; yapılması planlanan linyit madeni ve termik santral de budur! bundan sonraki tüm cinayetlerden sesini çıkarmayan yetkililer kadar, bu rapora rağmen kaza diyen sizleri de sorumlu bilirim!!”

tema.org.tr/… santral rapor a5 baski.pdf

İşçi cinayetlerine karşı ne patron ne devlet gerekli adımları kendi başlarına atmayacaklar. İşçiler örgütlenip işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini kendileri ellerine almadıkça cinayetler devam edecektir. Radikal’den İsmail Sayaz’ın haberide devlet denetiminin ne demek olduğunu neye yaradığını apaçık ortaya koyuyor.

Karaman’ın Ermenek ilçesinde, 18 işçinin su altında kaldığı kömür ocağında son teftişi yapan İş Müfettişi Erdoğan Şeker, Radikal’e konuştu. Teftiş sonucu hazırladığı raporda, yer altı sularına ve ocağın yan ocaklarla mesafesine ilişkin riski ölçmek için gerekli ‘kontrol sondajı’nın yapılmadığını üç ay önceden haber veren Şeker, “Sondajlar yapılsaydı kazanın önüne geçilebilirdi” dedi. Şeker, Has Şekerler’de geçmişten beri bu sondajın yapılmadığını ve teftişten sonra da ihtarlarına uyulmadığını ifade etti. Şeker, “İhtarınıza uyulsaydı bu kaza önlenebilir miydi?” sorusu üzerine, “Elbette, önlenebilirdi” diye yanıt verdi. Şeker ayrıca, işçilere çelik burunlu ve dayanıklı ayakkabı verilmediği yönünde tespitte bulunduklarını kaydetti. Şener, mevzuat gereği, kapatma değil, para cezası verdiklerini ifade etti. İşte, İş Müfettişi Erdoğan Şeker’le söyleşimiz…


Geçen haziran ayında yaptığınız teftişte, ocakta ‘kontrol sondajı’ yapılmadığını tespit etmişsiniz, doğru mudur?
Doğrudur. Evet, bu tespiti yaptık.

Madende vaziyet nasıldı?
İki maden mühendisi arkadaşımla gitmiştik. Ben de heyet başkanıydım. Öyle bir tespit yaptık. Her çalışmaya başlamadan önce kontrol sondajının yapılması lazım. Aşağıda, ‘topuk’ diyorlar; diğer ocaklarla o mesafelerin zaman zaman kontrol edilmesi lazım. Güzenlik alanlarında olduğu için kontrol edilmesi lazım.

Hangi sıklıkta yapılması gerekiyor?
Öyle bir periyodu yok ama şantiye şefi ve daimi nezaretçinin kontrolünde aşağıda yer altı haritaları var, o haritalara göre üretim yapıyorlar. Topuk denilen, diğer ocaklarla oradaki et kalınlıkları (duvar mesafesi) mesafeleri ölçülmeli. Bunun bir süresi yok. Sürekli değişen bir konu…

Siz gittiğinizde ne zamandır yapılmıyormuş?
Geçmişte yapılmamış.

Hiç yapılmamış…
Tabi tabi

Bu sondajlar yapılsaydı eğer, kazanın önüne geçilebilir miydi?
Tabi tabi.

İhtarınıza uyulsaydı bu kaza önlenebilir miydi?
Tabi önlenebilirdi. Yüzde yüz diyemem ama önlenebilirdi.

Bu sondajların rapordan sonra da yapılmadığı sonucuna varıyoruz, öyle mi?
Tabi, yapılmamış. 

Yeraltı suyuna yakın olduğunu öngörebildiniz mi?
Öyle bir şey yoktu. O bölgede geçmişte de öyle bir kaza olmamış. Ondan dolayı çok önceliği yoktu olayın. Biz de kestiremezdik.

Başka ne gibi eksiklikler saptadınız?
Ayakkabı yoktu mesela. Madende kullanılması gereken çelik burunlu, dayanıklı ayakkabı yoktu. Kendi kullandıkları ayakkabıları vardı.

Çalışma koşulları nasıldı?
O kadar kötü değildi. Kötü derken, yeraltı zaten… Ama ücretler düşüktü.

Neden 9 bin lira ceza kestiniz, neden kapatma kararı vermediniz?
Mevzuatımız onu gerektirdiği için… Bu, idari bir tedbirdir. O tarihte kapatma kararı verilmezdi. 

Kapatmayı gerektirecek bir husus görmediniz, öyle mi?
Yok, gerek yoktu o tarihte.

eksisözlük, radikal

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*