Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Kasım ayında en az 82 işçi hayatını kaybetti

Kasım ayında en az 82 işçi hayatını kaybetti

Ölümler en çok inşaat, maden ve metal sektörlerinde yaşandı…

Kasım ayında yaşanan iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle: İnşaat sektöründe 36 işçi; maden ve metal sektörlerinde 10’ar işçi; mevsimlik tarım, çimento-cam ve enerji sektörlerinde 4’er işçi; ağaç, nakliye ve haberleşme sektörlerinde 2’şer işçi; gıda, deri, tersane, büro, sağlık, konaklama, belediye sektörlerinde 1’er işçi ve tren çarpması sonucu bir yurttaş can verdi.

İstanbul’da kentsel yıkım, Samsun’da ve Manisa’da göçükler…

Kasım ayında tespit edebildiğimiz 82 iş cinayetinde 13 ölüm İstanbul’da; 6 ölüm Samsun’da; 4 ölüm Trabzon’da; 3’er ölüm Bursa, İzmir, Kayseri, Konya, Manisa, Sivas ve Zonguldak’ta; 2’şer ölüm Adana, Antalya, Artvin, Bolu, Çorum, Erzurum, Kahramanmaraş, Muğla, Niğde ve Tekirdağ’da; 1’er ölüm Afyon, Ankara, Balıkesir, Edirne, Erzincan, Gümüşhane, Hakkâri, Hatay, Kırşehir, Kocaeli, Kütahya, Malatya, Muş, Rize, Sakarya, Şanlıurfa, Şırnak ve Yalova’da yaşandı.

Uygarlığın Mimarı! Suryapı İnşaat’ta 4 işçi zehirlenerek aramızdan ayrıldı…

2 Kasım’da Çorum’dan mekanik işlerinde çalışmak üzere gelen işçiler 52 yaşındaki Recep Cırıl, oğlu 22 yaşındaki Âdem Cırıl, akrabaları 23 yaşındaki Ahmet Tiryaki ve 18 yaşındaki Mustafa Bayrak’ın cenazeleri, işe çıkmamaları üzerine sabah 08.00’da arkadaşları tarafından kaldıkları konteynırda bulundu. Arkadaşlarımızın tam olarak nasıl zehirlendiklerini bilmiyoruz. Ancak daha evvel Esenyurt’ta 11 işçinin katledilmesi ile ortak bir nedeni var: İşçilerin barınma koşulları… Varolan yasalara bile uyulmayarak, Suryapı İnşaat’a ait şantiyede bulunan konteynırlar 4’er işçinin kaldığı 10’ar metrekarelik bölümlere ayrılmış. Yani 2 ranza ve 4 işçi kişi başı 2 buçuk metrekare yerde barınmak zorunda bırakılmış… Yine dikkat çekmemiz gereken bir husus da şantiyeye çevrilen İstanbul’da Kasım ayında 9 inşaat işçisinin hayatını kaybetmesi…

Uyar Madencilik’e dikkat! Her ay aynı nedenle işçiler can veriyor…

Eylül ve Ekim’de yaşanan iş cinayetlerine bu ay bir yenisi eklendi. 12 Kasım’da akşam vardiyasında yaşanan iş cinayeti sonucu Murat Yılmaz ve Hasan Gököz hayatlarını kaybetti. Ekim ayında yaşanan iş cinayeti sonrası işçiler üretimi durdurmuş ve iş müfettişleri madeni teftiş etmişlerdi. Ancak patron bu direniş karşısında boş durmadı ve işe 200 yeni taşeron işçi aldı.

Hayatını kaybedenler işte bu arkadaşlarımızdır…

Cengiz İnşaat’a ait Samsun Eti Bakır’da 6 işçi kazan kapağının altında kaldı… Makine Mühendisleri Odamızın tespiti şöyle: “Samsun’da 6 işçinin ölümü ile sonuçlanan olay, taşeron firmanın hatta taşeronun-taşeronu olan firmanın amonyak kazanı kapağını montajı sırasında meydana gelmiştir. 34 m çapında, 24 mm kalınlığında kesik küre şeklindeki amonyak tankı kubbesinin yerdeki son donanımı üzerine (yaklaşık 6 m. yüksekliğinde) reglaj (puntalama) ve montajına geçilecekken, kubbe altındaki desteklerin yetersiz, emniyetsiz olması nedeniyle yükü taşıyamaması ve çalışan işçilerin üzerine düşmesi şeklinde meydana gelmiştir. Bu cinayettir, tonlarca yükü bir yere indirirken altındaki onlarca işçinin ya o an işlem bölgesinde bulundurulmaması yanı sıra proses çalışan bulunmasını gerektiren bir durum varsa yük düştüğünde çalışanların üzerine gelmemesi için düşen parça ile işçiler arasına kafes yapılması gerekir.”

İnşaat Mühendisleri Odamız da yaptığı açıklamada Cengiz İnşaat’ın siciline dikkat çekti: “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu”nun piyasacı bir akılla hazırlandığına dair eleştirilerle beraber, geçen yıl Adana’da meydan gelen baraj kazasının da aynı şirketin adıyla karşılaştığımızı hatırlatıp, sorunun kaynağına ve çözümün hangi düzlemde aranacağına dair işaret edebiliriz.”

Meclisimiz “iş kazası değil iş cinayeti” diye haykırmaya ısrarla devam edecek…

İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer, “81 İlde İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tanıtım Semineri” çerçevesinde Erzurum’da düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada “bazı çevrelerin” iş kazalarını, iş cinayeti diye tabir etmeye başladığından yakındı. Yine konuşmasında “İş kazaları ve meslek hastalıkları maalesef başımızı çok ağrıtıyor… İş sağlığı güvenliği kültürü geliştiği zaman kazalar durur. Farkındalık ortaya çıktığı zaman biz kazalara dur diyebileceğiz… Muazzam bir gelişme var, bu gelişme hızla devam ediyor. İvme artıyor ve daha kısa sürede daha büyük işler alacağımıza inanıyorum. Kanun koyucu mantığı değiştirdi” diyerek 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nu övmekle bitiremedi… Hatırlarsak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de, 25 Nisan 2012 tarihinde katıldığı bir toplantıda, “İş kazası meydana geliyor, Çalışma Bakanı olarak omuzumdaki yükten dolayı o gün yerin altına giriyorum” diyerek yeni yasanın çıkması ile işçi ölümlerini durduracakları vaat etmişti…

Yaşananlar ortadadır. İşçi arkadaşlarımız her gün artık katliam diyebileceğimiz toplu ölümler sonucu aramızdan ayrılmaktadır. Bizler bütün iş kazalarının önlenebileceğini bildiğimiz için yaşananlara iş cinayeti diyoruz… Sorumlular yargılanmadığı için de adalet istiyoruz. Ancak bir işçi ailemizin dediği gibi “Adalet saraya girmiş halk ona ulaşamıyor”…

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*