Anasayfa » GÜNDEM » Kapitalizm işçi kemiklerini kemiriyor!

Kapitalizm işçi kemiklerini kemiriyor!

Tüpraş Aliağa Rafineresinde 4 taşeron işçinin katledilmesine karşı kadrolu ve taşeron işçiler bir günlük iş bıraktı.

İzmir’de Schneider Elektrik, Retik Metal, Mahle fabrikalarında, Aliağa Belediyesinde ve Yeşilyurt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde işçiler işbaşı yapmadan önce işyerlerinin önünde katledilen Tüpraş işçileri için saygı duruşu ve protesto toplantısı yaptılar ve kokartlar taktılar.

İstanbul’da aynı sokağın iki ucunda direnişte bulunan Kod A Bilişim işçileri ve DHL Kargo işçileri de Tüpraş işçileri için slogan atıp yürüyüş yaptılar.

Bununla birlikte Aliağa Rafinerisindeki bir günlük iş bırakma bile, sendika bürokratlarının tüm yatıştırma ve geçiştirme çabalarına karşın taban zorlamasıyla yapılabildi. Taşeron işçilerin işbırakmanın kadroya alınma, sendikalaşma, kadrolu işçilerle aynı haklara sahip olma istemleriyle yapılması istemi de gözönüne alınmadı.

Tüpraş’ta 4 taşeron işçinin ölümü, apaçık bir katliamdır.

Tüpraş’ta geçtiğimiz aylardaki TİS sürecinde, TİS süresinin 3 yıla çıkartılmasını, yıllık 8 günlük ücretli mazeret izinlerinin kaldırılmasını, haftalık çalışmanın 42 saate çıkartılmasını dayatan, ancak işçilerin işbırakmaları da içeren uzun soluklu eylemleri ve işyerini terketmeme direnişleri karşısında geri adım atmak zorunda kalan Türkiye’nin en büyük tekelci oligarşik sermaye grubunun, Koç Grubu’nun bir katliamı.

Tüpraş Aliağa tesisinde kadrolu işçi sayısını olabildiğince azaltıp taşeron işçi sayısını artırmaya çalışan, 1000 kadrolu işçiye karşılık 800 taşeron işçi çalıştıran Koç Grubu’nun katliamı.

En tehlikeli sektörler arasında yer alan petro-kimyanın en tehlikeli işi olan yakıt tankları bakımında taşeron şirket çalıştıran Koç Grubu’nun katliamı.

Taşeron işçilere sürekli girdi çıktı yaptırılarak tazminatlarını bile gaspeden Koç Grubu’nun katliamı.

Yakıt tankının bakım işi sonunda işi hızlandırmak için izolasyonun sökülmesini isteyen, taşeron şirkete izolasyon olmadan çalışma izni veren Koç Grubu’nun katliamı.

Son 1 yıllık dönemde karlarını 6 kat artıran, buna karşılık işler hızlansın, verimlilik ve karlar daha da artsın diye kadrolu ve taşeron işçilere durmaksızın baskı yapan, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini adım adım azaltan Koç Grubunun katliamı.

Tüpraş’ta kadrolu sendikalı işçilerin haklarını durmaksızın kemirmek isteyen, eleman yetersizliği, aşırı iş yükü ve mobbingle çalıştıran, taşeron işçilere ise iş elbiseleri ve ayakkabılarını bile kendileri almak zorunda bırakan, tank bakımında çalışanlara ışık sistemini bile zimmetleyerek veren, yarım saatte bir 15 dakika mola zorunluluğunu 2 saatte bire indiren Koç Grubunun katliamı.

İşçi katliamının ardından bir acil durum sireni bile çalınmadan, üretime devam dayatmasında bulunan Koç Grubunun katliamı.

Katliamdan sonra işçi aileleri çevik kuvvet tarafından Rafinerinin kapısından uzaklaştırılırken, Rafinerinin üzerinde helikopterle şöyle bir tur atıp giden, fakat o gelecek diye helikopter pistinin hazırlandığı, çimlerin kesilip çevre düzenlemesinin yapıldığı Koç Grubunun katliamı.

Hani şu, “Benim açımdan konunun temeli, kapitalizmin kaldırılması ya da yok edilmesi değil, kapitalizmin daha sürdürülebilir, eşitlikçi ve adaletli bir sisteme dönüşmesi. Bu eşitsizliğe, vicdan sızlatan tabloya karşı biz kayıtsız kaldığımız takdirde başkaları başka şekilde bunu ele alacak ve bu tür sosyal patlamaların çok daha fazlasını görme tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceğiz. Bugün kırmızı alarm veren tehlikelere karşı hep beraber omuz omuza vermediğimiz takdirde bizim başımıza da çok ciddi problemler gelebilir.” diyen Koç.

Hani şu, her ağzını açtığında Sanayi 4.0, demokrasi, hukuk, diyen TÜSİAD’ın büyük patronu Koç.

Koç ailesinin, katlettiği işçiler, acılı aileleri, umurunda bile değildi. Tepeden baktığı kan ve terle dönen milyarlık sermaye tesislerinde daha büyük bir hasar olup olmadığıydı!

Koç ailesi tepeden, İzmir milletvekilleri, Kaymakam, Türk-İş ve Petrol-İş Genel Merkezleri karadan şöyle bir görünüp gittiler. Hastane morguna, acılı ailelerin yanına bile uğramadılar.

Tüm dertleri ve hizmetleri, “bir sorun yok, üretim sürüyor” diye büyük patronlarına, borsaya ve medyaya mesaj vermekti. Ve bir de tabii, daha geçtiğimiz ay Koç’un gasp dayatmalarına karşı geri adım attırmış, mücadeleci Tüpraş işçilerinin harekete geçmesini engellemekti.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*