Anasayfa » GENÇLİK » Kapitalist sistemde bayramı sermaye kutlar

Kapitalist sistemde bayramı sermaye kutlar

1 Mayıs bir gün değil, bir tarihtir. Patronların ve işçilerin kanıksanan kaderini işçilerin yerle bir ettiği bir tarihtir.

İşçilerin yumruğunun neleri değiştirebileceğini anlatan bir tarihtir.

En güçlü talebi 8 saatlik iş günü olan eylemler zincirinin ve patron-polis-çete örgütlülüğüne direnen işçilerin yazdığı tarihtir 1 Mayıs. Amerika işçi sınıfının 8 saatlik iş günü talebi sadece Amerika’nın Chicago eyaletinde kalmayıp enternasyonal bir talebe dönüşmüştür. İşçi sınıfı, Amerika gibi kapitalizmin merkezi olan bir ülkede kapitalizmin kalbine hançeri vuruyordu. Kapitalist barbarlar gelişmekte olan uyanışın önüne geçebilmek için işçi kanı bulaşan elleriyle darağaçlarını meydanlara kuruyorlardı. Asmak istedikleri dört işçi önderinden biri olan Albert Persons’a özür dileme şartıyla affedileceğinin söylenmesi üzerine verdiği “Bütün dünya biliyor suçsuz olduğumu. Eğer asılırsam cani olduğumdan değil, emekçi olduğumdan asılacağım.” cevabıyla yazılmakta olan tarihin altını çiziyordu.

O günlerden bugünlere gelindiğinde değişmeyen bir şey varsa o da Albert Persons’lara gebe olan işçi sınıfının kapitalizmin sarsıntılarını depreme çevirecek oluşudur.

Kapitalizmin krizlerle sarsıldığı, Ortadoğu başta olmak üzere devrimlerin bölgesel etkiye sahip olduğu dönemdeyiz. Türkiye başta olmak üzere gelişmekte denilen ülkeler yoğun bir şekilde küresel sermayeyle bütünleşme içerisindedir. Bunun bedeli ise ileri kapitalist ülkelerde yasak olan maddelerin üretiminin geri ülkelere kaydırılması ve en sağlıksız koşullarda yapılıyor oluşu -galvaniz, kot taşlama, asbest vb-, iş günü saatlerinin yasal hakların çok üstünde oluşu, ücretsiz mesailere, sendikasızlaşmaya, mobbing, güvencesizleşme olarak işçi sınıfı ödemektedir. Sermaye bütünleşerek büyürken işçilerin dünyası küçülüyor.

100 yıllık sorunlar bile burjuva demokrasisi içerisinde “çözülüyor”, katı sınırlar ortadan kalkıyor. Sol/sosyalist siyasetlerin bıçak sırtı konularda (Suriye’deki iç savaş ve Kürt sorunu vb) politik kısırlığı, yönünü kaybetmesi meselelere yaklaşımda sınıflar arasındaki çelişkiyi kaçırdıklarındandır. Kapitalizmin alanlarını genişletmesi eski dönemde güven vermeyen, ara tabaka olarak nitelendirilen kesimleri -devlet güvencesindeki memurları, doktor, mimar, mühendis gibi statüsü olan meslekleri, toprağı bulunan köylüleri- işçileştirmiştir. Toplumun proleterleşmesi, proletaryanın toplumsallaşmasının bir sonucu olan yeni dönemin işçi sınıfının mücadelesi, genişleyen nüfusu ve niteliğiyle enternasyonal, militan ve entelektüel bir mücadele hattı olacaktır.

Toplumu proleterleştirmenin yolunda olmazsa olmaz kesim gençliktir. Gençlerin payına öğrenci ajans büroları, yaşam boyu eğitim adıyla yaşam boyu ehlileştirme dalgaları, staj sömürüsüyle 16 yaşında metal işçiliği düşüyor. Eğitim kurumlarında gençlere öğretilen temel olgu öğrenciyken işçiliği, işçiyken öğrenciliği yaşamayı öğrenmektir. Kariyerizme tutulursan, rekabetten hoşlanırsan, taleplerin sermayeyi zorlayacak cinsten olmayacaksa eğitim süren daha kısa sürer. Eğer ki paylaşmayı içselleştirirsen, dayanışma ağını kendinden başkası için düşünürsen eğitimin biraz aksayabilir. Uzaklaştırma, tutukluluk halleri, en yasal olanı ise bol bol F’li notlar görebilirsin. Çünkü sen ehlileştirilmeye cevap vermedin, hala sermaye için vahşi bir kabilenin üyesisin!

4+4+4 eğitim sistemiyle, reformlarla yararlanılamaz hale getirilen sağlık sistemiyle, soluduğumuz havada bile hissedilen doğa katliamıyla, her gün 3’er 5’er yaşanılan işçi ölümleriyle kapitalist sistem iflas etmiştir. Bu sistemde işçilerin rolü ya köle olmaktır ya da Spartaküs. Birleşerek kazanabileceğimiz bir savaşa davet edildik. 1 Mayıs, emeğin yumruğunun birlikte vurulduğu, tavdaki kızgın demiri birlikte dövdüğümüz gün olmak zorundadır. Bayram diyerek günleştirilen 1 Mayıs’lar işçi sınıfının 1886’lardan bu yana unutturulamamış tarihidir. 1 Mayıs 1 gün değil bir tarihdir.

1 Mayıs’ın ehlileştirilmeye, boyunduruk altına alınmaya karşı emeğin dövüş günü olduğunu göstermek için alanları zaptetmeliyiz. Genç işçiler, öğrenciler işçi sınıfı saflarının en önünde koşmak için 1 Mayıs’ta alanlara …

Sınıfsız 1 Mayıs özel sayısında yayınlanmıştır

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*