Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Kanla yazılan tarih silinmez

Kanla yazılan tarih silinmez

Ulucanlar katliamının 13.yıl dönümünde Ankara’da Yüksel Caddesi’nde bir araya gelen devrimci kurumlar buradan Sakarya Caddesi’ne meşaleli bir yürüyüş gerçekleştirerek katliamı bir kez daha lanetlendiler.

“Ulucanlar Katliamını Unutmadık, Unutturmayacağız/Devrimci İrade Teslim Alınamaz!” pankartının arkasında toplanan kitle buradan sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti.

Yürüyüş sırasında sık sık ajitasyon konuşmaları yapılarak devletin katlamcı yüzü bir kez daha teşhir edildi. Katliamda ölümsüzleşen devrimcileri isimleri okunarak “yaşıyor” sloganları haykırıldı.

Sakarya Caddesi’ne gelindiğinde yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“Ulucanlar’da “Öleceğiz ama teslim olmayacağız” diyenler direnme geleneğine bir yenisini daha eklediler. Sabahın dördünde gelen devletin katilleri, devrimcilerin kaldığı koğuşların çatısından tutsakları taramaya başladılar. Çatılardan katledecekleri tutsakların isimlerini söyleyerek hedefli bir katliam yaptılar. Koğuşlardan işkenceler ile çıkartılan tutsaklar Ulucanlar’ın hamamında hızarlarla katledildi.


O zamanın Başbakan’ı Bülent Ecevit’in IMF politikaları sonucu işçi ve emekçilerin varolan hakları da ellerinden alınarak emekçiler daha çok yoksullaştırılıyordu. Maaşlara yapılan zamlar geri çekiliyor, emekçilere mezarda emeklilik dayatılıyordu. Yaşanan bu ekonomik saldırılar sonucunda emekçiler haklarını almak için alanlarda hesap soruyordu. Hesap soran, hakkını arayan emekçilerin mücadelesini sonlandırmak için içerisi ve dışarısı arasındaki birlikteliği bitirebilmesi gerekiyordu devletin.

19 Aralık 2000 F tipi hapishanelere geçişte olduğu gibi, asıl amaç işçiyi, memuru, ezilen halkları teslim almaktı.

Ulucanlar Hapishanesi’nden F tipi tecrit hücrelerine devletin katliam saldırıları devam ediyor. Devrimci tutsakların sohbet hakları engelleniyor, keyfi uygulamalar ile yıllarca iletişim ve görüş yasakları veriliyor. Hücrelerde arama bahanesiyle tutsaklara saldırılar devam ediyor. Hasta tutsakların tedavileri engelleniyor, tutsaklar ölüme terk ediliyor.

Devletin yaptığı hiçbir katliam hesapsız kalmayacak. Kanla yazılan tarih silinmez bunu biliyoruz ve herkesi ON’ların haklı mücadelesini sahiplenmeye çağırıyoruz.

ON’ları selamlıyor, ON’ların anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.” denilerek açıklama bitirildi.

Daha sonra Çağdaş Hukukçular Derneği adına yapılan açıklamada ise şunlara yer verildi; “10 Devrimci 26 Eylül 1999 tarihinde içlerinde asker ve polislerin de bulunduğu kontr-gerilla güçleri tarafından sıkıştırıldıkları hapishane koğuşlarında işkenceyle katledildiler. Katliamı organize edenleri bugün hatırlayan yok. Dönemim Başbakanı, İçişleri Bakanı, Jandarma Genel Komutanı, Emniyet Genel Müdürü, Savcılar, İnfaz Müdürleri birer “Hiç” olarak tarihten silindiler. Bir kısmı biyolojik ömürlerini bir kısmı da siyasal ve bürokratik devirlerini tamamlayıp ortadan kayboldular.

Nasıl bu saldırı hemen arkasından gelecek olan 19 aralık 2000 hapishane katliamının habercisi ise, saldırı karşısında gerçekleştirilen direniş de tecride karşı 2000-2007 büyük direnişinin ve bugüne kadar kesintisiz süren tecride teslim olmama mücadelesinin habercisidir.

Çağdaş Hukuçular Derneği, tecrit ve tretmanın insanlığa karşı suç olduğunu ilk günden bu yana söyledi ve herkesi hapishanelerde işkenceye karşı mücadeleye çağırdı.

Bugün de hapishane mücadelesinin bayrağı olmuş bu dostlarımızın şahsında tüm hapishane katliamlarını lanetliyoruz”


Alınteri, BDSP, DHF, Halk Cephesi
‘nin örgütlediği eyleme ESP, Devrimci Proletarya, Kaldıraç ve Partizan katılarak destek verdiler.

Eylem Bize Ölüm Yok marşının söylenmesinin ardından bitirildi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*