Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Kani Beko sendika patronluğundan sermaye milletvekilliğine terfi geleneğini bozmadı

Kani Beko sendika patronluğundan sermaye milletvekilliğine terfi geleneğini bozmadı

DİSK Genel Başkanı Kani Beko, sendika bürokrasisinden milletvekilliğine geçiş geleneğini bozmadı, CHP’den milletvekili adayı oldu.

Böylece bürokratik sendikalizm- bürokratik parlamenterizm ve DİSK-CHP ilişkileri bir kez daha teyid edilmiş oldu.

Türkiye’de sendika genel başkanlarının milletvekili olma geleneği, 1940’lı yıllara kadar gider. 1980 sonrası ise bu alanda tam bir patlama yaşanmıştır. 1983 seçimlerinde 9, 1987 seçimlerinde 6’sı SHP’den 7, 1991 seçimlerinde 1’i SHP’den 4, 1995 seçimlerinde 2’si DSP’den 4, 1999 seçimlerinde DİSK Genel Başkanı Rıdvan Budak (DSP) dahil 12, 2002 seçimlerinde Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral, Petrol-İş ve Harb-İş genel başkanları Cevdet Selvi ve İzzet Çetin (CHP) dahil 8 sendika başkanı milletvekili oldu. Bu bürokratik gelenek, sonraki yıllarda da aynen devam etti. 2011 seçimlerinde ise DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi (CHP) dahil 5 sendika başkanı milletvekili oldu.

Bu gelenek, sendika ve konfederasyon bürokrasilerinin faaliyetinin devlet, bakanlık bürokrasileri ve burjuva partilerin uzvu olduğunu ve asli faaliyetinin bunlar içinde lobi faaliyetine indirgendiğine işaret eder. Sendika şeflerinin milletvekili olması günümüzde eskisi gibi oya tahvil edilen göstermelik bir “işçi” vitrini anlamına bile gelmiyor, en fazla, bakanlık ve parti bürokrasisi ile sendika bürokrasisi arasında bir “iş bağlayıcılık” işlevi görüyor. Günümüz açısından ise başkanlık sözde seçimlerinin işçiler ve sol nezdinde meşrulaştırılmasına ve burjuva sendikalizm-parlamentarizm kapanı içinde eritilmesine dönük bir adım.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*