Anasayfa » GENÇLİK » Kaldırım Taşları

Kaldırım Taşları

Okul çıkışından sonra yapılması gereken bir iş daha vardı. Bunu biliyordum . Çünkü yabancıyla konuştuklarına bir ara kulak misafiri olmuştum. Aslında hep kulak misafiriydim neyse biz gelelim anlatacaklarıma. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu anlattıklarım Diyar’la yabancının arasında geçen sohbetlerin ve maceraların ne eksiği ne de fazlası . Bunu size anlatmamın sebebi ise benim kaldırım taşlığım ne kadar taşlıksa ,bu yaşanılan olaylara karşı insanların yüreklerinin o kadar taş olmasıdır.

Pazartesi sabahıydı kaldırım taşları her pazartesi sabahı süpürülür ve sulanırdı ben de sulandım . Ve yanıma yapıştırılmış yabancıyla hiç konuşmadan sadece görevimizi yaptık yani saplandık yerin dibine. İlerleyen saatlerde Diyar geldi oturdu ve geçen arabaların plakalarını dikkatle takip etti farklı şehirlerin plakalarını aralarından seçerek hangi şehre ait olduğunu belirledi . Sonra bu arabaların yolculuklarıyla ilgili türlü hayaller kurarak anlattı kendine . Bu hepimizin ilgisini çekerdi. Ne süpürülmek ne de sulanmak, bizim en sevdiğimiz an Diyarın hayalperest maceralarıydı.Yabancıya gelirsek, ona yabancı dememizin sebebi sarı renkli olmasıydı. Hepimiz kıskanırdık onu. Bir kaldırım taşında sarı rengin bu kadar fiyakalı durduğunu ondan öğrenmiştik. Diyar hep o sarı renkli kaldırım taşının üstüne otururdu. Ne bir sağına ne de bir soluna. Ancak yağmur yağdığı zaman çamur bulaşırdı ve hepimizden çirkin olurdu sarı renkli kaldırım taşı , Diyar’ın farklı çocukluğu ve yabancının farklılığı onları adeta birbirine çekiyordu.

timthumb.php

Birden irkildik bir ses geldi . Daha önce hiç birimiz konuşmamıştık ama yabancı bu kuralı bozdu, putları yıktı . Yabancı olmasının dışında artık bir farkı daha vardı. O konuşuyordu daha evvel hiç konuşmadığımızdan olsa gerek insanların da bizi duyabildiğini o gün öğrenmiştik.Diyar , yabancının konuştuğuna inanamamıştı. Bu epey vakit aldı tabi kaldırım taşlarına göre . Çünkü bir kaldırım taşıysanız insanlara göre daha çok sıkılır ve zamanın geçilmez bir mahluk olduğunu görürsünüz . Saatler gün ,günler ay; aylar yıl olarak geçer kaldırım taşları için ve benim hesaplarıma göre Diyar üç ay sonra artık bir kaldırım taşıyla arkadaştı.

Yabancı çekinmeden sitem etmişti ilk başlarda…Diyar bu sesin ilk önce bir insandan geldiğini düşündü arkasına baktı. Kimse olmadığını anladı . Yabancı bir kez daha seslendi.Diyardan yine ses seda yoktu. Kaldırım taşından çıkan sese verdiği tepki kaçmak oldu.İkinci gün , Diyar’ı bu kez kendisi davet etti . Diyar bu davete yine kaçmakla tepki verdi bir türlü inanamıyordu bir kaldırım taşının konuşmasına. Üçüncü gün ( benim hesaplarıma göre ay) yabancı Diyar gelir gelmez yine davet etti,Diyar artık bu duruma daha az şaşırarak tepki veriyordu . Birden oturuverdi yabancının üstüne .

KALDIRIM TAŞLARINI BOYAMAK

Yabancı cevapsız kalan sorusunu yineledi. Diyar sorunun cevabını verdi bu yaptığının dışında okula gittiğini ve babasının pidelerini esnaflara sattığını anlattı .Sürekli bir muhabbet içindeydiler. Diyar şehirlerle ilgili bilgiler veriyor ve hayali yolculuklarını yabancıya anlatıyordu . Yabancı, kaldırım taşlığının zorluklarından bahsediyordu. Diyar ve yabancı artık ayrılmaz iki dosttu. Geceleri diyarı özlediğini soğukluğundan anlıyorduk. Benim hesaplarıma göre yedi yıl boyunca bu konuşmalar sürdü dostlukları daha sıkıydı . Çok ortak yönleri vardı buna bir yenisi acı bir şekilde eklendi.
Yine bir pazartesi sabahıydı bu pazartesi diğerlerinden farlıydı. Süpürülmemiştik ve sulanmamıştık . Hiç aksamazdı bu… Bir huzursuzluk verdi bizlere koyu lacivertli canavar veya başka bir türden topluluk geziniyordu yollarda.Diyar kaldırım taşına oturdu . Geçen arabaların renkleri bile tekti ve plakalar daha önce görmediklerimizdendi. İlerleyen saatlerde huzursuzluğumuz öfkeye dönüştü . Yabancı diyara bağırdı Diyar ağladı Diyar’ın ağlamasına tepkiymişçesine bir yığın insan öfkeyle üzerimize koştu ben kırmızıya boyandım üzerime su yerine bir insan kanı bulaştı. Bunun nerden geldiğini göremememin sebebi kaldırım taşı olmamdı. Ancak hissediyordum bu Diyar’ın kokusuydu..

Diyar oturduğu yerden üzerime doğru yığıldı ama bir şeyler kopuktu ya insan gövdesinin parçalarıydı bunlar ya da atılmış bir şeyler . Yabancı da ne bir eksiği ne de fazlasıyla Diyar’la aynı an da parçalanıverdi . Diyar ve yabancı aynı anda parçalandı. Yaşadığımız meskendeki insanlara bulaştı öfkemiz . Koyu lacivert canavarlar parçaladı bir insan bedenini ne eksiği ne de fazlasını. Diyar’ı ve yabancıyı aldı aramızdan. O günden sonra ben sizlerle, bütün kaldırım taşı dostlarım da diğerleriyle konuşmaya başladı.

İbrahim Arasa…

adanada-polis-cocugu-katletti-15062014

Mehmet Oktay

Sınıfsız Dergisi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*