Anasayfa » İŞÇİ SINIFI » Kadın emekçi olmak, direnişte kadın işçi olmak…

Kadın emekçi olmak, direnişte kadın işçi olmak…

Temizlik işçisi Türkan Albayrak’ın direniş güncesi, 43. gün…

Son haftalardaki sıcaklardan sonra serin bir sabah, iki gün İstanbul serinleyecekmiş. İnsanlar sıcaktan asfalta yapışacaktı,buraya gelen
ziyaretçiler buranın serin olduğunu söylüyorlardı.Bana gene burası bile
sıcaktı, caddeleri düşünemiyorum.

İhtiyaçlarım için sokağa çıkınca arabalardan ve kalabalıktan ürküyorum, yaşama gittikçe yabancılaşıyorum. Bulunduğum yerden ayrılmamanın bir sonucu olmalı yürümeyi unutacağım yakında, o kadar kısa mesafede hareket ediyorumki…Eve kapatılmış bir kadın gibi.

Kadınlar vardır sokağa hiç çıkmayan zorunlu ihtiyaçları dışında. Dünyada olup biteni kocalarının,babalarının gözüyle gören, perdeleri bile sımsıkı kapalıdır. O kadınların çamaşırını bile erkekler asar balkona. Erkeklerle konuşması yasaktır,kızların olduğu okula gider, ıssız yerlerde pikniğe-denize giderler.Komşularına geliş-gidişini erkekler belirler.Görürsünüz onları sokakta ürkek ürkek bakarlar etrafa.Çarşaflı olanlardan bahsetmiyorum yada türbanlılardan.

Kadınların kendilerini koruyamayacağı düşünülüp erkekler tarafından
korunular. Ne yiyecekleri, ne giyecekleri, kiminle konuşacakları, kime oy
atacakları belirlenmiştir. Doktora gidecekse kadın doktor olacak.Düzen ne güzel ayarlamış erkekleri,yönetmek yeterli onlar için nasılsa kadınları
yönetme işi erkeklere verilmiş.Bir taşla iki kuş…Eğitimsiz kadınlar
değildir, bunların hepsi çok iyi eğitim almış, çok iyi yerlerdeki kadınlar da
olabilir bunlar. Kendilerine ait düşünceleri yoktur kadınların.Onlar da
kapatılmıştır. Kocalarından, babalarından farklı düşünemez ve
davranamazlar. Hepsi değilse de çoğu böyledir.

Bakın psikologların kapısına kadınlardır çoğu. Aklımdan hiç çıkmaz;İstanbul’a yeni gelmiştim bir kadın görmüştüm İstinye Devlet Hastanesi’nde doğudan getirmişler hangi il hatırlamıyorum. Kadının ailesi hangi olaydan sonra o hale geldiğini anlatmamıştı, kadın konuşmuyordu.Doktorlar fiziksel birşey bulamamış.O zaman beni şunu düşünmeye itmişti o olay; bu kadına kim ne yaptı?

Tecavüz mü,dayak mı,çocuğu mu öldü,nedir onu konuşmaya değer birşey olmadığına karar verdiren. İstediğimi konuşmuyorsam sesimi duymayın dedirttiren irade.Savaşta bile biz ganimet sayılıyoruz, alıp satılan mal olduğumuz için araba reklamında arabadan çok bizi gösterirler,adam arabayı değil kadını alacak sanki…Reklamların gözdesidir güzel kadınlar. Reklamını yaptığı malla aynı tutulur.Belli kullanma süresi vardır kadınların. Daha fazla yazmıyorum
bu konu bitmez…

Kendi konuma döneyim ben, kendi konum bunlardan farksız değil tabi. İşten atınca beni kolay kurtulacağını sanan zihniyet kadın olmamdan dolayı eve gider direnmez sandı, kocası, babası, oğulları ona engel olabilir sandı.Sayıları az da olsa bu düzene karşı çıkan kadınların olduğunu gözardı ettiler.

Bugünkü dışardan gelen ziyaretçilerim;Yar Yayınlarından Osman Çobanoğlu ve Çağlar Mirikti. İki kitap getirmişler bana “Küçük Ağacın Eğitimi” ve “Görünmez Bir Nisan Ayının Günlüğü” Kitap iyi bir hediye benim için.Okumayı çok isterim.Elimdeki kitap üç haftadır okunup bitirilmeyi bekliyor.

21 ağustos 2010

Paşabahçe Devlet Hastanesi Temizlik İşçisi

Türkan Albayrak

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*