Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » İZFAŞ grevi durduruldu! Gerekçe “bir ihtimalin doğması tehlikesi”

İZFAŞ grevi durduruldu! Gerekçe “bir ihtimalin doğması tehlikesi”

İşçiler greve çıktı, grev durduruldu!

İzmir Enternasyonal Fuarı da dahil olmak üzere çeşitli fuar, kongre ve etkinlikleri düzenleyen İZFAŞ işçileri ile İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı İZFAŞ işvereni arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine, DİSK/Sosyal-iş sendikası tarafından 5 Ağustos’ta grev kararı alınmış ve o tarihe kadar anlaşma sağlanamaması durumunda grev kararının 22 Ağustos’ta uygulamaya konulacağı duyurulmuştu. Bu sürede anlaşma sağlanamaması nedeniyle 90’a yakın İZFAŞ çalışanı 22 Ağustos sabahı greve çıktılar.

Grev günü saat 12:30’da İZFAŞ önünde bir basın açıklamasında bir araya gelen işçilere DİSK Ege Bölge Temsilcisi Ali Çeltek, Genel-İş Sendikası İzmir Şubeleri ile Lastik-İş Sendikası İzmir Şubesi’nin yönetici ve üyeleri de katılarak destek verdi. Ayrıca Sosyal-iş üyesi ÜNİBEL işçileri de pankartlarıyla eylem alanında ki yerini aldı.

“Bu işyerinde grev vardır” yazısının işyeri girişine asıldığı eylemde, “Fuarımızı seviyoruz, emeğimize sahip çıkıyoruz”, “Eşit işe eşit ücret”, “Fuarlar uluslararası maaşlar içler acısı” ve “Asgari ücrete mahkum olmayacağız” gibi dövizler açılırken, “İş ekmek yoksa fuar da yok”, “İZFAŞ işçisi kazanacak”, “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganları atıldı.

Sosyal-iş Toplu İş Sözleşmesi Dairesi Başkanı Engin Sezgin yaptığı açıklamada, İzmir Uluslararası Fuarı’na iki hafta kaldığını ve Fuar’ın tehlikeye girdiğini vurgulayarak, “Kimsenin bizi, fuarı bilerek ve isteyerek tehlikeye sokmakla, kasıtlı davranmakla suçlamaya hakkı yoktur” vurgusunu yaptı. Sezgin, 7 aydan bu yana süren görüşmeler boyunca iyi niyetle çözüm için çaba gösterildiğini ancak bu iyi niyetin karşılık bulmadığını söyleyerek, “Sendikamız yasal zorunluluk gereği 5 Ağustos’ta grev kararı almıştır. Sendikamız Fuarın tam ortasında greve çıkmak yerine, Fuardan 2 hafta önceki bir tarihi özellikle belirlemiş, fuardan önce çözüme ulaşılması için bir zaman aralığını gözeterek böyle bir karar almıştır. Bu konuda her türlü uyarıda da bulunmuş ve çözüm için var gücüyle çaba sarf etmiştir. Ancak ne yazık ki bu iyi niyetimiz ve hassasiyetimiz de anlaşılmamıştır” diye konuştu.

Sezgin’in ardından DİSK Ege Bölge Temsilcisi Ali Çeltek, İZFAŞ işçilerinin haklı taleplerle greve çıktığını belirterek, DİSK olarak İZFAŞ işçilerinin onurlu mücadelesini desteklediklerini vurguladı.

Basın açıklamasının ardından grev gözcüleri, önlüklerini giyerek yerlerine geçtiler.

Greve durdurma kararı!
Sosyal İş sendikasının İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZFAŞ’ta 22 Ağustos’ta başlattığı grev, mahkeme kararıyla 20 gün süre ile tedbiren durduruldu.

Uluslararası İzmir Fuarı’nı da organize eden İZFAŞ’ta, fuara sayılı günler kala başlayan grevin patronun başvurusu sonucunda İzmir 1. İş Mahkemesi tarafından durdurulmasıyla Sosyal İş üyesi işçiler 24 Ağustos günü işbaşı yaptı. İşçiler mahkemenin kararını siyah kıyafetler giyerek protesto ettiler.

Mahkemenin verdiği grevi durdurma kararının gerekçesinde ise “ülkenin uluslararası alandaki itibarının zedelenme ihtimalinin doğması tehlikesi karşısında grevin 20 gün süre ile tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir” ifadeleri yer aldı.

Mahkemenin verdiği grevin durdurulması kararı karşısında sendika üyeleri, İZFAŞ Genel Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Öğle tatilinde İZFAŞ Genel Müdürlüğü önünde siyahlar giyerek toplanan işçiler, mahkeme kararını alkış ve ıslıklarla protesto etti. Açıklamada sık sık “İzfaş işçisi yılmayacak”, “Mücadele bitmedi daha yeni başlıyor”, “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganları atıldı. Grevin durdurulmasını 12 Eylül yasaklarına benzeten işçiler “Faşizme karşı omuz omuza” sloganını attılar. Sosyal-İş Toplu İş Sözleşmesi Daire Başkanı Engin Sezgin ise “Bugün siyahlar giydik. Çünkü bu İzmir için kara bir gündür. Türkiye için kara bir gündür. Emek mücadelesi için kara bir gündür” dedi.

Eyleme Sosyal-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu ÜNİBEL ve diğer işyerlerinden işçiler de katıldı. Sezgin, 12 Eylül darbesinden birkaç gün sonra çekilen, o tarihlerde süren bir grevin Milli Güvenlik Konseyi tarafından sona erdirildiğini gösteren bir fotoğrafı basın mensuplarına göstererek “Takvimlerde bugünün tarihi 24 Ağustos 2011 olarak yazıyor. Ancak biz bugün Sosyal-İş Sendikası ve İZFAŞ çalışanları olarak 12 Eylül 1980’i bir kez daha yaşıyoruz. Darbenin ağır yükünü omuzlarımızda hissediyoruz. Çünkü işverenin uzlaşmaz tutumu nedeniyle çıkmak zorunda kaldığımız İZFAŞ grevi, İZFAŞ’ın yaptığı başvuru üzerine, İzmir 1. İş Mahkemesi tarafından 12 Eylül 2011 tarihine kadar tedbiren durdurulmuştur” şeklinde konuştu.

Grevin durdurulması için İZFAŞ’ın mahkemeye başvurmasını ‘büyük bir demokrasi ayıbı’ olarak niteleyen Sezgin, mahkemenin verdiği kararda geçen “ülkenin uluslararası alandaki itibarının zedelenme ihtimalinin doğması tehlikesi” ifadesine de tepki gösterdi. Sezgin, “Dünyanın hangi demokratik ülkesinde bir mahkeme kalkıp bir ihtimalin doğması tehlikesine dayanarak karar vermektedir? Lütfen anlayan bize de anlatsın “bir ihtimalin doğması tehlikesi” nedir? Ne zamandır, bu ülkede, bir ihtimal, adı üzerinde olup olmaması kesin olmayan bir durumun doğması bir grevi durduracak kadar büyük bir tehlike yaratmaktadır?” diye sordu.

Mahkeme kararını değerlendiren Sezgin, bir grevin Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nun 47. Maddesindeki durumlardan birinin oluşması ile durdurulmasının mümkün olduğuna dikkat çekerek “Yasanın bu maddesine göre kanuni bir grevin durdurulması, “grev hakkının iyi niyet kurallarına aykırı tarzda toplum zararına ve milli serveti tahrip edecek şekilde kullanılması” durumunda mümkündür. Ancak mahkeme kararının “uluslararası itibarın zedelenmesi ihtimalinin doğması” şeklindeki gerekçesinin bu yasa maddesinde yer alan gerekçelerle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur” dedi. Sezgin “Herkes bilsin ki Türkiye’nin uluslararası itibarını İZFAŞ işçilerinin evrensel bir haklarını kullanması değil, bu evrensel hakkın, işverenin talebi üzerine hukuksal bir dayanaktan yoksun bir mahkeme kararıyla engellenmesi zedeleyecektir” şeklinde konuştu. “Bu Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti bakımından ibretlik bir durumdur. Daha da ibretlik olan ise mahkemenin karar verdiği tarihten bir gün önce Aziz Kocaoğlu’nun basına da yansıyan açıklamalarıdır” diyen Sezgin, “Sayın Kocaoğlu, mahkeme kararından bir gün önce, henüz grev devam ederken ve tüm Fuar hazırlıkları durmuşken, kesin bir dille grevin Fuarın gerçekleşmesini engellemeyeceğini vurgulamış ve bize “İsterseniz Fuardan sonra grevinize devam edin” demiştir. Bu açıklamadan hemen bir gün sonra mahkemenin tam da bu yönde bir karar vermesini de kamuoyunun takdirine bırakıyoruz” şeklinde konuştu.