Anasayfa » DÜNYA » İsviçre Basel’de Devrimci Proletarya paneli yapıldı

İsviçre Basel’de Devrimci Proletarya paneli yapıldı

İsviçre Basel’de “Kapanan Dönem ve Bayrağına Komünizmi Yazacak bir Parti ve Örgüt” paneli gerçekleştirildi.

Devrimci hareketin üzerinde şekillendiği devrimci halkçı programların bile gerisine düşerek daha açık bir demokrasi mücadelesini içselleştirdiği bir dönemde, sosyalist programatik düzlemimizin tartışılması amacıyla “Kapanan Dönem ve Bayrağına Komünizmi Yazacak bir Parti ve Örgüt” başlığı altındaki panelimizi 5 Şubat günü gerçekleştirdik.

Panel öncesi yaygın bir biçimde dağıtımını yaptığımız çağrı metninde şunlar söyleniyordu.

“İçerisine girilen dünya durumu ve Türkiye koşulları, önceki düşünce tarzıyla, önceki programlarla, önceki örgüt biçimleriyle, önceki devrimcilik biçimiyle bugüne yanıt verilemeyeceğini gösteriyor. Son 30 yılın bütün gelişmeleri yeni bir düşünüş, yeni bir program ve yeni bir örgütlenme tarzına olan yakıcılaşan ihtiyaca işaret ediyor. Dünyanın geleceğini belirleyecek olan komünistler ve kolektif emekçi niteliği kazanmış olan proletaryadır. Bayrağına genel olarak sosyalist değil düpedüz komünizmi yazacak bir program ve örgüt, bugün ihtiyacımız olan bunlardır. Kapanan dönemi tümüyle kapatacak, proletarya devrimlerinin yeni dönemini açacak olan komünist bir program ve komünist bir devrim örgütüdür.”

Yapacağımız etkinliğin yaygın bir duyurusunu yapmaya çalıştık. 75 kişinin katılımıyla gerçekleşen panel, politik ilgi ve duyarlılığın yoğun olduğu bir atmosferde geçti. Demokratlaşma havasının güçlü bir biçimde estiği, katı olan her şeyin geriye doğru eridiği bir dönemde, sosyalizmde ısrar eden bir program ve örgüte olan ihtiyacın önemini bilince çıkarmıştık. Bu amaçla konunun devrimci hareketin önünde tartışılmasının politik önemi üzerine kendi içimizde toplantılar gerçekleştirdik. Toplantılarda yaptığımız tartışmalarda panelin politik öneminden örgütlenmesine kadar bütün olasılıkları tartıştık.

Daha sonra 1 ay öncesinden materyallerimizle birlikte yaygın bir duyuru, afiş ve bildiri ile çağrı faaliyetlerimizi gerçekleştirdik. Panele 1 gün kala Basel’de Türkiyeli ve Kürdistanlı işçi ve emekçilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki kahvelerde ve kültür kurumlarında yaptığımız yaygın bildiri dağıtımlarının katılım oranı üzerinde olumlu bir etkisi oldu.

Panelin birinci bölümünde dünya ve Türkiye’de siyasal, toplumsal, kültürel bütünsel bir değişimin yaşandığına vurgular yapıldı. Emperyalist kapitalizmin içsel dönüşümünün ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel ve birey durumunda yaşanan değişimler çarpıcı örneklerle anlatıldı. Dünya ölçeğinde üretici güçler ve üretim ilişkilerindeki değişimle birlikte, eski durum içerisinden kalınarak yeni sürece cevap verilemeyeceği dolayısıyla demokratik devrimcilik döneminin bir bütün olarak kapandığı belirtildi. Sosyalist devrimin tek seçenek olarak dünya ölçeğinde ortaya çıktığı, üretim teknolojilerindeki gelişimle birlikte geçmişe oranla daha gelişkin bir sosyalizm imkanının ortaya çıktığı tespitleri yapıldı.
Türkiye’de yaşanan rejim değişikliği ile birlikte, faşist diktatörlüğün çözülerek geri düzeyde bir burjuva demokrasisine geçiş yapıldığı tespiti yapıldı. Rejim yapısında yaşanan değişimin asıl olarak emperyalist kapitalist mali sermayenin ve Türkiye tekelci burjuvazisinin küresel düzeyde ihtiyaçlarının karşılanması gereği olarak ortaya çıktığı vurgulandı.

İçerisinde bulunduğumuz evreye proletarya sosyalizmi ve sosyalist işçi demokrasisi mücadelesinin damgasını vuracağı bir dönem olacağı belirlemesi yapıldı. İşçi sınıfının dünya ölçeğinde gerek nicelik gerekse de nitelik olarak büyük rakamlara ulaştığı, işçi sınıfı önderliğinde kent ve kır yoksularının ittifakıyla gerçekleştirilecek olan sosyalist devrimlerin daha gelişkin olmasının olanağı olduğu vurgulandı. Birinci bölüm Devrimci Proletarya temsilcisinin yaklaşık bir buçuk saat süren sunumuyla sonlandırıldı.

Planlandığı gibi panelin ikinci bölümü olan soru cevap bölümüne geçildi. Sorulan sorulara ve ifade edilen görüşlere genel olarak bakıldığında, devrimci hareketin geleneksel demokratik düşünme biçimini halen koruduğunu görmüş bulunuyoruz. Görüşler program doğrultumuzu, sosyalist hedeflerimizi anlamak yerine geleneksel halkçı reflekslerin dile getirilmesi biçiminde şekillendi. İdeolojik duruşumuzu anlama çabası içersinde olan soru ya da görüşlerin olduğunu da belirtmeliyiz. Esas olarak panel vesilesiyle ulaşabildiğimiz işçi ve emekçi göçmenlere ve de devrimci kamuoyuna bir kez daha sosyalist platformumuzu anlatma ve tartışma olanağı bulmuş olduk.

Etkinliğimizin planlanmasından ön çalışmasına, oradan sunumuna kadar bir bütün harcanan emek ve yaptığımız çalışmanın toplamı üzerinden bakıldığında, tüm kısıtlı olanaklarımıza rağmen kolektif çalışmanın ürünü olarak başarılı bir etkinlik gerçekleştirilmiş oldu.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*