Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » İşkenceci katil, tecavüzcü polis şefi görevden alınsın!

İşkenceci katil, tecavüzcü polis şefi görevden alınsın!

“…
“Bizler yarının insanlarıyız” diye düşündüm,
“Onlar ise ölüdür, şimdiden…”

Ataol Behramoğlu, 1983

Sedat Selim Ay, 1990’lı yıllarda komünistlerin, devrimcilerin, devrimci kadınların ve devrimci öncü işçilerin filden daha güçlü sınıf belleklerine kazınmış bir isimdi. 1997’de Asiye Güzel Zeybek‘e tecavüz edilmesi ve 1999’da 14 yoldaşı ile birlikte gözaltına alınan MLKP militanı Süleyman Yeter‘in birkaç gün içinde katledilmesinde, yüzlerce devrimciye yapılan işkencelerde onun da kanlı adı ve imzası vardı.

Sedat Selim Ay, Asiye Zeybek Güzel’e işkence ve tecavüz ve daha pek çok devrimciye işkence yaptığı gerekçesiyle 11 ay 20 gün ceza aldı. Ancak 1999’da Limter-İş Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter’in katledilmesinden dolayı açılan davaya ise dahil edilmedi. Türk devleti, her iki davada da AİHM’de mahkum oldu.

Sedat Selim Ay, son olarak ise, Diyarbakır‘da Kürt halkına karşı yürüttüğü “görevinden” İstanbul Terörle Mücadele Şubesi Müdür Yardımcılığına terfi ettirildi. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin‘in A Takımına layık bir isim olarak Sedat Selim Ay’ın İstanbul Terörle Mücadele Şubesi Müdür Yardımcılığına terfi ettirilmesi, polis operasyonlarının kapsam ve şiddeti, yargı ve ceza infaz sisteminde gerçekleştirilen değişikliklerle bağlantılı olarak yapıldı. Ancak kaldırılan taş bir kez daha ayağa düşürüldü. Derhal protestolar yükseldi ve terfinin geri alınması için kampanyalar başlatıldı. ÇHD, kampanyasını http://imza.la/tecavuz-ve-iskence-hukumlusu-istanbul dan yürütüyor. Son dönem demokratik taleplere elinin ucuyla bulaşmaya başlayan CHP bu konuda soru önergesi verirken, AKP‘de de artan parti içi gerilim ve rekabetin kamuoyuna yansıyan bir unsuru da Sedat Selim Ay’ın terfi ettirilmesi oldu. Sedat Selim Ay’ın kendisini arsızca, saldırı dilinde savunması ve kadınlara karşı şiddetin her uygulayıcısı gibi sütten çıkmış ak kaşık rolünü oynamaya kalkması, Emniyet Müdürlüğü açıklaması ile de kollanması, yangına benzin döktü.

“Bilmemek”, “unutmak”, “bağışlamak”, işçi sınıfının ve emekçilerin tarih bilincinde yeri olmayan kavramlardır. Bizim belleğimiz kuşaktan kuşağa aktarılan fil belleğidir, kinimiz işçi sınıfının düşmanlarına karşı unutmak bilmez kindir. Bu terfi sadece devrimcilere kan kusturan bir işkence katilin taltif edilmesi ve önünün açılmasına değil, aynı zamanda her daim devrimci kadınlara yönelik kullanılan gözaltında tecavüzün, hayatın her alanında cinsel şiddetin de gömülüp kalmasına karşı da öfkeyle karşılanacaktır.

Sınıf düşmanlarından hiçbir şey beklemeksizin, somut siyasal-moral bir kazanım olarak:

İşkenceci ve tecavüzcü polis şefinin görevden alınması ve işkencecilerin bütün suçlarından cezalandırılması için mücadeleye!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*