Anasayfa » GÜNDEM » İşçi sınıfı yeni bir dönem açacaktır

İşçi sınıfı yeni bir dönem açacaktır

“…
Diyor ki Pir Sultan on altıncı yüzyılda
‘Gelin canlar bir olalım
Yoksulun hakkını alalım’
Ateşin kanatlarda taşındığı çağlardan
Gülmenin kan açtığı yıllardan sonra
Diyor ki komün şairi Pottier Fransa’da
Zulümden yakınan bize gelsin
Toplansın kurultayımız açık havada

İşte yirmi birinci yüzyıl karşımızda
Vampir saltanatı yeni dünya düzeni ya da.

Ekmek çoğaldıkça açlar çoğalıyor
İşlikler çoğaldıkça işsizler çoğalıyor
Nükleer bulutlardan
Ölüm ve yokluk yağıyor daldaki yaprağa
Uzayda atılan her adım
Dünyada bir halkı gömüyor toprağa
Bilgisayarlarda yok çocuk ölümleri
Yargısız infazlar ve kayıplar yok
Binlerce kurban yok kirli soygunlara
Işıksız sabahlar var yalnızca
Görüntüsüz televizyonlar
Ki hep kör gözlere sunulan
Bir de sessiz telefonlar ve nutuklar
Ki hep sağır kulaklara haykıran
…”

16 Nisan 2012, Sincan

Merhaba

1886 yılında Chicago proletaryasının 8 saatlik iş günü ve insani çalışma koşulları talebiyle ABD sermayesine kabuslar gördüren, katliamlarla, idamlarla ancak bastırılan eylemlerinin arkasında kölece çalışma ve kölece yaşam koşullarına karşı mücadelelerinde filizlenen yeni bir yaşam yeni bir dünya ihtiyacı vardı…

Chicago meydanında sermayenin polis kurşunlarıyla can veren proleterlerin de idam sehpalarında devrimci proleteryanın eğilmez başları olan işçi önderlerinin de mücadele azminin kaynağı yeni bir yaşamın olanaklı olduğu tek sistem olan sosyalizme olan inanç ve özlemleriydi…

ABD proletaryasının ve onları izleyen dünya proletaryasının dindirilemeyen eylemleri sonucunda 8 saatlik iş günü hakkı sermaye düzenine kabul ettirilmişti. 1 Mayıs’ın böyle bir tarihsel arka planı vardır.

Büyük bedeller ödenerek kazanılmış 8 saatlik iş günü ve ekonomik sosyal haklar ciddi tehdit altındadır. İşçi sınıfı bugün tarih sahnesine yeniden bütün ağırlığı ve tarihsel rolünü kuşanmış olarak çıkmak zorundadır. Bunu yap(a)madığı her gün kölece çalışma ve kölece yaşam koşulları daha da katlanılmaz boyutlara ulaşacaktır. Çünkü sermaye hep daha fazlasını sömürmeden ayakta kalamaz. Daralan kar oranları nedeniyle azami kara ulaşmada zorlanan burjuvazi saldırganlaşmaktadır. Toplumun proleterleşip proletaryanın toplumsallaştığı günümüzde işçi sınıfı çok daha güçlü konumdadır. Sermayenin kör ve sınır tanımaz iştahasını kurtuluş mücadelesiyle boğmasının koşulları her zamankinden daha güçlüdür.

Proletaryanın sermaye karşısında kaybettiği mevzileri olduğu gibi onurunu da kazanabilmesi için devrimcileşmesi gerekmektedir. İşçi sınıfı ya devrimcidir, bugününe ve geleceğine sahip çıkar, sermaye karşısında sınıfa karşı sınıf duruşunu sosyalizm mücadelesiyle yükseltir; ya da hiç bir şeydir, ezilir, horlanır, hemen her gün iş kazalarında bölük bölük, sermaye için canını verir, asgari bir dünya asgari bir yaşam için ömrünü tüketir. Ostim’de, Davutpaşa’da, Tuzla’da, Adana’da, Maraş’ta, Erzurum’da… olduğu gibi sermayeyi büyütmek için kendi canını feda eder.

2012 1 Mayıs’ı işçi sınıfının kendisini aşırı çalışmaya zorlayan, örgütsüzlüğe, yabancılaşmaya, maddi ve manevi yıkıma, değersizleşmeye iten kapitalist sisteme karşı kendi geleceğini yeniden eline alacağı bir dönemin kapılarını açacaktır. Devrimci proletarya kendisine barbarlıktan başka bir seçenek bırakmamakta ısrarlı olan emperyalist-kapitalizme karşı sosyalizmin bayrağını Chicagolu proleterlerin kararlığıyla çok daha yükseklere taşıyacaktır. Buna güvenimiz ve inancımız tamdır.

Enternasyonal proletaryanın ve sizlerin 1 Mayıs’ı kutlu olsun!

Başarılar…

Görüşeceğiz!.. Ercan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*