Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » İşçi Özörgütlenme Forumu yoğun ilgiyle gerçekleşti

İşçi Özörgütlenme Forumu yoğun ilgiyle gerçekleşti

İşçi Forumu Bilişim, otel, çağrı merkezi, metal, tekstil, fabrika, market, mağaza, büro, depo, ev, plaza ve birçok sektörden işçilerin katılımıyla gerçekleşti. Forum sürecini işçiler doğrudan kendi elleriyle örgütlerken sektörel sorunlardan ziyade işçi sınıfının geçmişten geleceğe öz örgütlenme organlarına olan ihtiyacı konuşuldu. Forum dün Saat: 18:00’de Tasarım Atolyesi Kadıköy’de (TAK)’da gerçekleşti.

Forum Panama, Hindistan, Uruguay, Brezilya’dan foruma gelen dayanışma mesajlarıyla başladı. Forum’da Neden işçi konseyi, işçi meclisi, işçi komiteleri? başlıklı broşür dağıtılırken bir çok sektörden işçiler söz aldı.

Foruma Metro Markette çalışan grev sürecinde işten atılan işçilerde katıldı. Avcılar Belediyesi işçileri, Avon işçileri, Greif işçileri ve marketlerde çalışan mörşler, ayrıca çevirmen, gıda, reklam gibi sektörlerden birçok işçi katıldı.

Forum 3 bölümden oluştu, 1. Bölüm 18:20’de başladı, moderasyon Özörgütlenme ve konsey organları üzerine tartışmayı önerdi. İlk sözü bir tekstil işçisi aldı, özörgütlenme, komite, konseylere ihtiyaç var dedi.  19:30’da ara verildi. 2. Bölüm başladı, sektörel sorunlar, sendikal bürokrasi, yeni örgütlenme ihtiyaçları üzerine konuşuldu. Katılımcılara 3+1 süre verildi. Almanya’da BMW’de çalışan bir sağlık işçisi Fransa’sa bir inşaat işçisi özörgütlenme deneyimlerinden bahsetti.  Taban örgütlenmeleri için konsey çatısının oluşması için katılımcılar konsey organlarında söz almaya çağırıldı ve 21:15’de ara verildi, 3. Bölüm daha çok somutlaşmaya dönüktü, konsey organlarında görev almak isteyen işçiler 21 Eylül’de İşçi Forumunun düzenlediği toplantılara katılması istendi forum sonlara doğru serbestik hal aldı, bazı öğrenci ve sınıf sendikacıların konuşmasından sonra forum sonlandırıldı.

 

Forumda dağıtılan, Neden işçi konseyi, işçi meclisi, işçi komiteleri? broşürü şu şekilde:

Neden işçi konseyi, işçi meclisi, işçi komiteleri?

İşçi sınıfı hareketi tarihine bakıldığında işçi konseyleri, hareketin yükseldiği her dönemde, işçi özörgütlenmeleriyle kurulmuştur. Bütün büyük işçi hareketleri, ayaklanma ve direnişleri işçilerin aşağıdan karar, eylem ve grev inisiyatifi ile gerçekleşmiştir. Bugün kapitalizm işçileri; iş kolu, iş tanımı, statü, rekabet; cinsiyet ve milliyet ile bölerek parçalamış, bürokratik sendikalar eliyle idarede tutmaktadır. İşçi Konseyi işçi sınıfının tüm bu parçalanmışlığı karşısında birliği ve örgütlülüğü için en temel, meşru ve fiili mücadele organıdır. Konseyler tıpkı meclis, komite, kurul, grup, platform gibi işçi sınıfının temsili değil, doğrudan katıldığı öz yönetim örgütleridir. Konsey bileşenlerinin kendi düşünce, deneyim ve ilişkileri üzerinde söz, karar, yetki sahibi olması demek, kendi özgücünü ve dinamiklerini, kendi kontolünde ortaklaştırarak yürütmesi demektir. Kurulan işçi konseyi, aşağıdan yukarıya tüm işçilerin açık ve işçi demokrasisi temelinde ilişkilenişini içermelidir. İşçiler yaratıcılık ve inisiyatif koyabilme yeteneklerini konsey içerisinde geliştirir, temel kararlarda ve yönetimde doğrudan bulunurlar.

Ortak organizasyonların örgütlenmesi

Kendi bileşimi ile çeşitli etkinlikler, iç ve dış eğitimler düzenlemenin yanı sıra işçi konseyi, yeni işçi bölüklerini konseye katmaya çalışır, birlikte mücadele deneyimlerini arttırmanın ve biriktirmenin yolunu açar. Kendi etkinliklerini organize ederken bir yandan da bileşiminde yer alan komitelerin faaliyetlerine katılır. Sadece İstanbul – Türkiye ekseninde sıkışmadan, tüm dünya işçileri ile birlikte mücadele etmeyi savunur. Bugün kapitalist üretim bilgisayarlarla kontrol ediliyor, internet ve dev otomasyon ağıyla küresel düzeyde planlanlanıyor ve işletiliyor. İşçi konseyleri, meclis ve komiteleri; üretimin birleşik, küresel yapısını ve nesnel durumunu idrak etmelidir. Konseyin verimli sonuçlar üretmesi ancak, tüm dünya işçilerinin kolektif özörgütlenmesi ve ortak hareketi temelinde sağlanabilir. İşçi konseyi, işçi forumundan edindiği enerji ile diğer ülkelerin işçileri ile dayanışma ve birlikte mücadele deneyimleri geliştirmelidir. Diğer ülkelerin tarihsel sınıf mücadelesi deneyimlerini incelemeli, örgütlenme biçimlerini yakından takip etmelidir. Yerelimizle benzerlik gösteren durumlarda, bu deneyimler kullanılabilir. Uluslararası düzeyde dayanışma, yeni mücadele yöntemlerinin üretilmesini sağlar. Konseye diğer ülkelerden işçiler de dahil olarak, kendi yerellerinde konsey çalışması yürütebilir. Böylece tüm ülkelerdeki işçilerin ortak eylem ve etkinlik örgütlemesinin önü açılır. Patron dev endüstriyi işçi olmadan işletemez. Üretimin başından sonuna kadar öznesi olan işçi ise, tamamına hakim olduğu işleyişi kolaylıkla yürütebilir. İşçi demokrasisi temelli, toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda verimli üretim yöntemlerini geliştirip, uygulama potansiyeline sahiptir. İşyerlerindeki özörgütlenmeler, üretimden gelen güçlerini farkettiğinde, patronsuz ve bürokrasisiz yaşamın evrimi başlar.

Neden iş kolu ayrımına bağlı kalmadan örgütlenmek gerekir?

İşçi konseyi, kapitalist sistemin dayattığı yasalarla uyuşmaz, onun sınıfı bölmek için kurguladığı iş kolu mantığını reddeder. İşçi demokrasisini benimser. Tüm sektörlerden işçilerin, inisiyatif kullanarak, irade koyarak, doğrudan temsilini savunur. Kadrolu, taşeron vb. çeşitli istihdam biçimleriyle üretim yapan tüm sektörleri, kol ve kafa emeği ayrımı yapmaksızın birleşik örgütlenme anlayışını benimser. İşçileri birbirlerinden uzaklaştıran sanal bölünmeleri ifşa ederek, tabanını genişletmeye çalışır. Her bir iş yerinin ve iş kolunun nesnel gerçekleri doğrultusunda esnek ve dinamik olarak hareket eder.

İş yeri örgütlenmelerinin önünü nasıl açabiliriz?

Konsey, iş yerlerinden edindiği deneyimler sayesinde, her iş yerinin kendi nesnel koşullarını değerlendirir. Geçmiş hataları tekrarlamayarak hareketin zekasını keskinleştiririr. Bu kolektif organizasyonu sağlayabilmek için, her bir birey iş yerinde iş arkadaşlarına örnek davranışlar göstermeli, herkesle temas etmeye çalışmalıdır. Artı değer kavramı örneklerle anlatılmalı, yaşanan her durumda işçi demokrasisi işletilerek hareket yönlendirilmelidir. Günümüzde veya tarihte yaşanmış örneklerle giriştirilen iş yeri deneyimleri, patronlardan talepte bulunurken kullanılacak yöntemleri belirleyen araçlarımızdır.

Konseyin eylem ve etkinlik biçimi nasıl olmalıdır?

Ülkemiz anayasası ve yasalarında, sınıf mücadelesi neticesinde elde ettiğimiz yazılı haklarımız bulunmaktadır. Ancak bu haklarımız patronlar tarafından bir lütufmuş gibi sunulmaya çalışılmakta, işyerlerimizde sendikal mücadele vermemiz dahi engellenmek istenmektedir. Bu durum karşısında işçi konseyi, ‘resmi’ ve yasalara dayalı değil, sınıfın meşru ve fiili organı olmalıdır. Konsey biriktirdiği deneyimler ve bileşenlerinden aldığı güçle, fiili mücadele yöntemlerini dinamik olarak geliştirmeli, işçi sınıfının öz örgütlenme mücadele aracı olarak misyonunu yerine getirmelidir. Üretilen eylem biçimleri, salt propagandif nitelikten sıyrılmalı, hedef odaklı ve yaratıcı olmalıdır. Meclis ve komitelerde yer alan tüm işçiler bu üretimin öznesi olmalıdır. Yapılacak tüm etkinlik ve eylemler kolektif olarak organize edilmeli, işçi demokrasisi işletilerek programlaştırılmalı ve karara bağlanmalıdır. Sınıf özörgütünün mücadele araç ve yöntemleri, açık bir zeminde tüm üyelerin katılımıyla belirlenmelidir.

Konsey bileşenlerinin iletişim kanallarının geliştirilmesi

Konsey; fabrika, maden, sanayi, inşaat, tarım, mağaza, market, otel, banka, çağrı merkezi, bilişim, plaza, büro ve diğer tüm sektörlerdeki işçilerin, mavi ve beyaz yaka ayrımı gözetmeksizin birleşik örgütlenmesini hedefler. Konsey örgütlenmede ve özelikle karar alma süreçlerinde yüzyüze ilişki kurma ve temas etmenin şart olduğunu düşünür. Hangi yöntemler kullanılırsa kullanılsın, iletişim doğrudan komisyonların birbirleriyle görüşmesiyle sağlanır. Ancak mesai saatleri ve çalışma koşulları nedeniyle bileşenlerin doğrudan temas etmesi mümkün olmayabilir. Bu gibi durumlarda iletişimi sağlamak için teknolojik araçlar kullanılmalıdır. Seçilecek örgütlenme araçlarını, tüm işçiler basitçe öğrenebilmeli, aktif ve kolayca kullanabilmelidir. Yöntemler irade katma ve sorumlulukların denetlenmesini kolaylaştırmalıdır. Bilgi güvenliği sağlanarak oluşturulacak mail grupları, sosyal medya uygulamaları, blog ve web sitesi gibi teknolojik araçlarla, hızlı ve etkili iletişim kurulmalıdır. Konseyle ilişkili ve bir ağ sarmalı şeklinde gelişen işçi örgütlenmesi, inisiyatifi doğrudan kendisinin kullandığı doğal taban örgütlenmesidir. Kalıplaşmış ve defalarca yanılmış örgütlenme modellerini reddeder. Yöntemlerini katılımla belirleyen, kendi içerisinde birbiriyle kaynaşmış öncü sınıf bileşimidir. Bu sebeple konsey bileşimi ve iletişim kanalları, sömürücü asalaklarla onların siyasetiçilerine, yardakçılarına ve sendika bürokratlarına kapalıdır.

Devam eden direniş ve grevlere katkı

İşçi konseyinin, ana etki ve beslenme kanallarından biri, hâlihazırda devam eden işçi direniş ve grevleri olmalıdır. Mücadele esnasında direnen işçilerin inisiyatifi doğrudan kullanması ve işyerindeki işçilerin direnişe dahil edilmesinin yolları aranmalıdır. Direnişe içeriden, iş yerlerinden etki edebilmek için; iş yerlerinde örgütlenme kurulları ve eylem komitesi oluşturmak, direniş, grev ve eylemlere doğrudan katılımı sağlamak gereklidir. Geleneksel bürokratik sendikacılık, direnişleri iş yeri ve iş kolu ile sınırlandırırken, tabandan inisiyatif ve örgütlenmeleri engeller. İşçi konseyi ise işçilerin iş kolu ve iş yeri sınırlarını aşmasını sağlamaya çalışır. Bütün grev ve direnişleri takip eder, her direnişin kendi komite ve özörgütlenme organını oluşturması için çalışır. Sınıfın kendi içerisinde organik bağ kurmasını sağlar. İş yeri komiteleri, direniş komiteleri ve grev komiteleri işçi konseyinin en temel gücünü oluşturur.

Periyodik toplantılar nasıl belirlenir?

İşçi konseyi belirli periyodik sürelerde bir araya gelebileceği gibi, organize edeceği eğitim ve forum benzeri etkinlikler için de toplanabilir. Kritik kararların, doğrudan direnişteki işçilerin katılımıyla alınması sağlanır. Konsey toplantılarında, oluşan komitelerden katılım olacağı gibi uygun görülmesi halinde yine belirli sürelerde bir genel buluşma ve toplantı organize edilebilir. Periyotların belirlenmesi, işçilerin kendi sektörel çalışma alanlarına yoğunlaşmaları ve iş yerlerinde komite örgütlenme çalışmasının yürütülmesine bağlı olarak düzenlenir. Konseye dahil ya da değil, grevdeki ve direnişteki işçiler konseyin toplanmasını isteyebilir. Hemen refleks gösterilmesi gereken eylemlerde, grev ve direnişlerde; özellikle ortak karar alınması ve uygulanması gerekli durumlarda, konseyin içerisinden veya dışarısından herhangi bir komitenin çağrısı ile konsey toplanabilir.

İşçi konseyinin sendikalar ve siyasi partiler ile ilişkisi nasıl olmalıdır?

İşçi konseyi sendika ya da siyasi bir parti değildir. Hiç bir örgütlenme biçimini mutlaklaştırmaz. Temel devrimci dinamiğin işçi sınıfı olduğunu savunur. Konsey sınıfın çıkarlarıyla çelişen, kendi öznel amaçlarını sınıf çıkarının önünde tutan, rekabetçi, bürokratik, dayatmacı, sınıf hareketinin ilerleyişini yasalarla tıkayan ve engelleyen hiç bir oluşumla uzlaşmaz. https://isciforumu.wordpress.com – isciforumu.iletisim@gmail.com

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*