Anasayfa » GENÇLİK » İşçi-öğrencileri bilirsiniz… Ya seks-kölesi öğrencileri?

İşçi-öğrencileri bilirsiniz… Ya seks-kölesi öğrencileri?

Neoliberal kapitalist eğitim sistemi kendisiyle iftahar edebilir: Eskiden, her an fuhuş, kumar, uyuşturucu, alkolizm gibi batağa düşme tehdidi altındaki işçi çocukları, bundan kaçınmak için ne yapıp edip üniversiteye gitmeye çalışırlardı. Bugün ise işçi çocukları üniversiteye gidebilmek için bu türden işleri yapmak zorunda bırakılıyor.

İngiltere ve ABD’deki araştırmalar, üniversite öğrencilerinin artan bölümünün büyüyen geçim sorunu ve eğitim borçları nedeniyle, bu tür işler yapmaya itildiğini gösteriyor.

İngiltere’de son küresel kriz öncesi seks köleliğine dair araştırmalarda, öğrencilerin adı hemen hiç geçmiyordu. Günümüzde yapılan araştırmalar ise, seks kölelerinin büyüyen bölümünü, bu gibi işleri yapanların artan bölümünü, geçimlerini sağlayabilmek (3’te iki) ve katlanan eğitim borçlarını ödeyebilmek (yüzde 45) için üniversite öğrencileri ve mezunlarının oluşturduğu gösteriyor. Üniversite öğrencilerinin yüzde 5’inin şu veya bu düzeyde seks köleliği yaptığı, yüzde 22’sinin ise yapmayı düşündüğü belirtiliyor. Seks köleliliği kapsamında değerlendirilmeyen, yine öğrencilerin yoğun olarak çalıştığı eskortluk, kucak/direk dansçılığı, yarı çıplak – müşterilerin lafla ve elle taciz etmesinin serbest olduğu- bar/disko garsonluğu, erotik marka/stand hostesliği gibi işlerle birlikte, bu rakam ve oranlar ikiye katlanıyor. Üniversite öğrencilerine bu tür seks işleri bağlayan ajansların (özel öğrenci istihdamı büroları) web sitelerine başvuran üniversite öğrencilerinin sayısında, son 6 yılda tam 12 katlık bir artış yaşandı. Öğrenciler katlanan üniversite haraçları, eğitim borçları, ev kiraları ve ulaşım paralarını ödeyebilmek için bu gibi “ajansların” bağladığı çeşitli türden seks işlerini yapıyor.

Öğrenci borçları katlanarak büyüyor

İngiltere’de öğrenci başına yıllık ortalama üniversite haracı, 1998’de 1000 Sterlin (4500 lira) ile başladı. Bugün 9 bin Sterlin’e (40 bin lira) çıktı. Öğrenci başına bankalara olan ortalama eğitim kredisi borcu, 2004’te 12 bin Sterlin’di. Bugün 30 bin Sterlin (135 bin lira). 10 yıl önce öğrenciler eğitim kredisi borçlarını 10 yılda geri ödeyebileceklerini düşünürken, bugün artık ancak 40-50 yaşına kadar geri ödeyebileceklerini ya da hiçbir zaman ödeyemeyeceklerini düşünüyor. Üniversite haraç ve eğitim kredileriyle birlikte, yine en fahiş fiyat artışlarının yaşandığı öğrenci evi/yurt kirası, ulaşım, ders kitap ve malzemeleri, kurs, gıda fiyatları, öğrencilerin artık çoğunluğunu okurken aynı zamanda ücretli olarak çalışmak zorunda bırakıyor.

Henüz 2000 yılında yapılan bir araştırma, üniversite öğrencilerinin önemli bölümün haftada 20 saatten fazla ücretli çalıştığını gösteriyordu. Son dönemdeki yüksek öğretim haraç ve borçlarındaki katlamalı artışla birlikte, artık üniversite öğrencilerinin çoğunluğun ücretli çalışmakla kalmadığı, çalışan öğrencilerin önemli bir bölümünün de seks köleliği, uyuşturucu satıcılığı, kumar gibi işlere yöneldiğini ortaya koyuyor. Çünkü ders, ödev, sınav, proje yükünün de ağırlaştırılmasıyla, çalışan öğrencilerin ders çalışacak zaman ve enerjisi kalmıyor, eğitim süreleri ve borçları artıyor. Çalışan öğrencilerin eğitim süresi ve borçlarının artması, eğitim borçları artıkça daha çok ücretli iş yapmak zorunda kalması, neoliberal kapitalist eğitimi tam bir işçi-öğrenci kapanı ve kısır döngüsüne dönüştürüyor.

Neoliberal kapitalizm: Emek gücün yetmez, neyin varsa pazarlayarak varolabilirsin!

Üstelik öğrenci işleri diye bilinen, anketörlük, çağrı merkezi, market/mağaza gibi işlerde ücretler büsbütün düşüyor, çalışma koşulları ağırlaşıyor. Öğrenci daha fazla çalışarak, büyüyen üniversite haraçları, ev kiraları, ulaşım vd fiyatlarının giderek daha azını karşılarken, borçları yığılımlı olarak artmaya devam ediyor. Seks köleliği ve benzeri işler ise, daha kısa zamanda daha çok borç ödenebildiği ve ders çalışmaya biraz zaman bıraktığı için, öğrenciler bunu yapmaya, en azından kısıldıkları kapandan böyle çıkabileceklerini düşünmeye sürükleniyor.

Liberal piyasa jargonunun aksine “tercih ediyorlar” demiyoruz. Çünkü neoliberal kapitalist banka, borsa, tekel egemenliği ve ilişkileri, hemen hiçbir boşluk bırakmadan insanı daha eğitim sürecinden kuşatarak, kendi kendinin pazarlayıcısı bir piyasa unsuru gibi hareket etmeye zorluyor. Kat kat, iç içe geçmiş, biri ötekini pekiştiren ve yeniden üreten: Eğitim köleliği, piyasa köleliği, finans köleliği, ücretli kölelik, öğrenciyi bu sınırlar içinde kaldığı ölçüde, kendini yetenek ve ihtiyaçlarıyla toplumsal bir canlı varlık niteliği olarak değil, asgari maliyet/azami getiri tarzındaki piyasa niceliği hesabıyla düşünmeye, yalnızca çalışma yeteneğini değil, cinselliği ve sosyal çevresi dahil her şeyini, “artan yaşam ve eğitim vb maliyetlerini karşılayabilmek için en kısa zamanda azami getiri” arayışıyla pazarlamaya zorluyor. Böylelikle, neoliberal kapitalizmi içselleştirme ve kendini bir nevi sermaye gibi düşünmeye başlamanın ta kendisi olan bireysel piyasacı götürü/getiri niceliği hesabıyla düşünme, seks köleliğini bile öğrencinin “gelecekte daha iyi bir iş, statü ve yaşam” hayaliyle “geçici olarak katlanmak zorunda olduğu” herhangi bir “iş”, hatta diğer işler ile karşılaştırıldığında “daha avantajlı bir iş” olarak algılanır hale gelebiliyor.

Türkiye’de de yaygınlaşıyor

İngiltere ve ABD, neoliberalizmin beşiği, eğitimde neoliberalizasyonun en pervasız uygulandığı ve eğitimin en pahalı olduğu “uç örnekler” gibi görülebilir. Fakat Türkiye ve diğer ülkelerin gittiği yol aynıdır. Neomuhafazakarlık, din, aile de bunun engeli değil, örtüsü, hatta bunlar da neoliberal kapitalizasyon araçlarına dönüştüğü ölçüde kaldıracıdır; İngiltere’nin dünyanın en neomuhafazakar ülkelerinden biri olduğunu hatırlatmak yeter. Türkiye’de de üniversite Öğrencilerin her yıl artan kredi borçlarını, bunları daha da ağırlaştıracak yeni sınav, baraj, performans sistemlerini, üniversite mezunlarının KPSS, ALES çırpınışını görmek yeter.

Türkiye’de sol, daha “işçi-öğrenci” gibi kavramları yeni yeni hazmetmeye çalışırken, neoliberal kapitalist eğitim sistemi, “seks kölesi-öğrenci” gibi daha yıkıcı biçimleri de yaygınlaştırmaya başlıyor. Gerçek şu ki, neoliberal kapitalist eğitim sistemi, ücretli köleliliğin, cinsel köleliliğin, ulusal-ırksal köleliliğin, finansal köleliğin, meta köleliliğinin en yıkıcı biçimlerini üreten, öğrencileri kapitalist zorunluluk/kölelik alemini meta-zori içselleştirmeye ve genişletip derinleştirerek yeniden üretmeye zorlayan bir mali sermaye köleliği kapanı ve pekiştiricisidir. Evet, hepsinin temelinde ücretli kölelik var. Fakat ücretli kölelik de, eğitim/sınav köleliği, performans köleliği, finans köleliği, cinsel köleliğin en yıkıcı biçimleriyle kat kat iç içe geçip pekiştiriliyor.

Bununla birlikte ve bu kavrayış temelinde asıl görülmesi gereken, neoliberal kapitalist eğitim sistemi içindeki sınıfsal, toplumsal, cinsel, ulusal/ırksal çelişki ve mücadelelerin (dünya çapında birbiri ardına patlayan öğrenci isyan ve direnişleri vd) nasıl keskinleştiği ve gelişim doğrultusudur.

Yazıda kullanılan veriler için kaynak: Graham Vanbergen, “Sex Work and Students’ Debt”, 30 Ekim 2015, globalresearch.ca (aynı yazı içinde, konu üzerine 4 araştırma raporunun linki bulunmaktadır.)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*