Anasayfa » GENÇLİK » İşçi Öğrenciler ve Hükümet Programı

İşçi Öğrenciler ve Hükümet Programı

Kahramanlarımız iki üniversite öğrencisidir. Kahraman denilince akla hemen kostüm, olağanüstü yetenekler, yüksek teknolojili araç ve silah gelir ama bizim kahramanlarımızın yapabildikleri en olağanüstü şey vize final haftalarında kola ve kahveyi karıştırıp bir hafta uykusuz kalabilme gücüne sahip olmalarıdır. Aslında pekte bir numaraları yokmuş gibi görünsede Dünya tarihinde bunu başarabilen herhangi bir kahramanda yoktur. Üniversite öğrencilerinden başka.Barınmaları tahmin edeceğiniz gibi öğrenci evidir. Şanslıdırlar ki evleri 2+1 olup ikisine de bir oda düşmekte ve salonları da “kahve kültürünü yaşatma ve koruma derneğinin” etkinliklerine ev sahipliği için gayet uygundur. Balık istifi şeklinde yolculuk etmenin zevkini yaşamak için telaşla evden çıkarken Başbakan Davutoğlu da televizyon canlı yayınından 64. Hükümet programını ülkesinin vatandaşlarına deklare etmesini bitiriyordu. Televizyonu kapatmak için harekete geçen kamu yönetiminde okuyan Murat’ın gözü Davutoğlu’nun gözlerine değer. Murat’ın aklından “seninle görüşeceğiz” diye geçerken Davutoğlu’ndan bir cevap beklercesine duraklar. Beklediği cevap yerine hınzır bir gülümsemeyle karşılık bulan Murat, birazda alınarak istemeye istemeye televizyonu kapatarak cevap veriyordu.öğrencievi9Ev ve sınıf arkadaşı Anıl, Murat’ın tam tersinde kamu yönetimi okumasına rağmen bölümüne karşı oldukça ilgisiz ve herhangi bir hırsı yoktur. Ülke yansa kamucu Anıl dönüp bakmaz ama Murat kovayla o yangını söndürmeye çalışır. Mutlu bir evliliğin sırlarını gençlere tavsiyeler şeklinde paylaşan televizyon programlarında ki gibi bir arkadaşlıkları vardır. Kendi alanlarında ilerlerler ikisi de. Murat mesleki kariyerizm ve bir yerlere gelme hırsından kabuğunu yırtarken, Anıl anı yaşamanın ve zevkle emek harcamanın peşinden gider. Murat popüler ve tavsiye edilen kitapları okurken (oda yılda 3-5 kitap) Anıl kendi tarzını yaratmış ve peşinden giden bir okurdur.

Murat ile Anıl son ödemesi çoktan geçen faturaların hangisi ödenmeli, hangisi gelecek aya bırakılmalı adlı mini toplantılarını yaparak otobüs durağına varırlar. Murat durağa vardıklarında bir kamu yönetimi öğrencisi olarak Davutoğlu’na alındığını Anıl’a aktarmaya karar verir. Murat hükümet programına bir teknokrat edasıyla “hatip etmeliyim” derken, Anıl’ın umrunda bile olmaz “gene başımıza hangi çorapları örecekler” şeklindedir. Arkadaşını önemsemiyor gibi durmamak için dinlemeye karar verir. Murat oy verdiği partinin ve gelecekte kendini “önemli” görevlerde göreceğine inandığından olsa gerek hükümet programının öneminden bahsederek konuya yumuşak bir giriş yapmıştı. Anıl her zamanki ilgisizliğiyle çevresini izliyordu. Kulağı Murat’ta gözleri gökyüzündeydi. Murat bu ilk safhayı geçtikten sonra esas can alıcı noktaya geliyordu. Yavaş yavaş programın içeriğine girişi yapıyordu. Davutoğlu’nun neoliberal dönüşümün her alanda hızlanacağını anlattığı hükümet programının reform programı olacağına aynen katılan Murat;

+Her alanda reform yapılacak, reform demek yeni düzenlemeler demektir. Bunların karşısında nasıl duruyorlar anlamıyorum. Eğitimde, enerjide, çalışma yaşamında, çözüm süreci, yargıda, anayasa ve parlamenter sistemde.

Anıl’dan onay bekleyerek topu ona atıyordu. Anıl’ın yarı alaycı yarı ciddi her zamanki ifadesiyle;

-Neler yapacakmış senin başbakanın eğitimde?

+ Özel üniversiteleri sadece vakıflar kurabiliyor mesela. Artık her isteyen özel üniversite kurabilecek. Özel sektör daha iyi yetiştirebilir bak bizim okula eksiklerini saymakla bitiremeyiz. Sonra ilk ve orta dereceli okulların da bütçeleri olacak, kendi kendilerini yönetecekler.

-Sen bunlara iyi güzel diyorsun da özel üniversite kurmanın kolaylaştırılmasında senin çıkarını anlamadım. Biz kirayı nasıl öderiz diye düşünüyoruz sen özel üniversiteyi her isteyen kuracak diye seviniyorsun. Özel okulların nasıl ticarethaneye dönüştüklerinden bile bahsetmiyorum. İlk ve orta okulların bütçesi olmasına neden sevinirsin onu da anlamadım. Isınma, eğitim araç, gereç, öğretmen vs. gibi hemen hemen hepsinin baştan aşağı sorunlarla boğuşan okulların bütçesi olsa ne olmasa ne. Mevcut eğitim sisteminde okulların bütçesi olmamasını programında sorun olarak yazan bir hükümet başka şeyleri gizliyor demektir.

Murat biraz bozulsa da öyle ilk yumrukta devrilmeyecek kadar inançlı bir gençtir.

+ Sen hep böyle hiç birşeyi beğenmezsin adamlar ne yapsa karşı çıkacaksın biliyorum ama sen enerji de yapılanları biliyormusun? Senin gibi geziciler karşı çıksa da Nükleer Santraller ne olursa olsun devam ediyor. Termik santraller, hidroelektrik santraller, nükleer santraller, güneş ve rüzgar da yapılıyor. Bunlara ne diyeceksin bakalım?

– Enerjinin önemini ve rantını iyi bildiğimiz için karşı çıkıyoruz. Kendin itiraf ediyorsun her enerji kaynağından potpori yapılmış bu en başta normal bir şey değil. Biraz ondan biraz bundan diyerek enerji politikası oluşturulmaz. Aslında bu enerji değil inşaat programıdır. Termik santrallerin, HES’lerin, Nükleer santrallerin ne kadar zararlı olduğunu biliyorsun. Şimdi ki enerji bakanı işletme mezunu birisi. Özel sektörün el atmadığı alan kaldı mı enerji de? Sermaye, çevrenin yer altı ve yer üstünü sömürürken benim bunu alkışlayacağımı hiç düşünme. Birilerinin milyon dolarlık yatırımlarla milyar dolarlık karlardan başka hiçbir kazanmayacağı politikalarla enerji arzı karşılanmaz.

Murat Anıl’ı bir türlü kendi sahasına çekemiyordu. Anıl bu programda direkt sermayeyi çıkarıyor Murat’ın önüne koyuyordu.

+ Tamam, hadi buna da birşeyler buldun. Asgari ücret şimdi 1000TL, 1300 TL olacak. Kıdem tazminatıyla ilgili yeni düzenlemeler olacak. İşçiler ne güzel fondan alabilecekler.

asgari_ucret– Asgari ücret isterse 13.000TL olsun şimdiden işverenler maliyetlerimiz %30 arttı gözüyle bakıyorlar. Senin halin işçilerden beter olacak. Hadi işçi 1.300TL’yi aldı diyelim sen ne yapacaksın bütün malların fiyatları %30 artınca. Kıdem tazminatına gelince güvence adı altında fona devredilip hiç edileceğini anlamamak için saf ya da kötü niyetli olmak gerekir. Kusura bakma deprem vergisinden duble yol yapan bir sistemde ben tazminatımı fona devretmek istemem. Hemde yarı yarıya kırpılarak.

Anıl bu basit hesaplarla bile Murat’ın kafasında ki bütün ekonomik dengeleri sarsmıştır. Murat tüm can sıkıntısıyla yanlışın nerden kaynaklandığını düşünmeye başlamıştır.

Olmaz öyle şey desede Anıl’dan gelecek bir cevaptan çekinmektedir. Anıl tekrar arayı bulur ve ;

– Bence sen bunları boş ver şu faturaları ne yapacağız biz onu düşünelim.

*Sonuç su daha düşük olduğu için elektrikle birlikte ödenmeli doğalgaz ise ilk faturada kesilmediği için kosmosdan gerekli meblanın bulunması arz edilmesine karar verildi.

Sınıfsız Dergi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*