Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » İşçi Meclisi 23.Sayı Çıktı

İşçi Meclisi 23.Sayı Çıktı

Bizim düşmanımız Suriye halkı değildir. Bizim düşmanımız asla Kürt halkı değildir ve olamaz. İşçilerin düşmanı kapitalistlerdir. En başta bulundukları ülkenin kapitalistleri ve tüm dünyadaki kapitalistlerdir. Düşmanlık halklar arasında değil sınıflar arasındadır. İşçilerin yürüteceği tek savaş kapitalistlere karşı savaştır, sınıf savaşıdır. Türkiye’de de, Suriye’de de, Amerika’da da, Avrupa’da da kapitalist sınıfı yıkma savaşıdır. Kapitalistlerin iktidarını -her türlü sınıf diktatörlüğünü- yıkarak sömürüden kurtulma ve özgürleşme savaşıdır.
Emperyalist kapitalist gericiler, bölge halkları üzerinden elinizi çekin!
Kahrolsun kapitalist savaş! Kahrolsun kapitalizm!
Burjuva diktatörlükleri yıkalım! Ortadoğu’ya işçiler ve emekçi halklar için demokrasi ve özgürlük! Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği! Yaşasın Sosyalizm!

İşçi Meclisi 23.Sayıya Kütüphane sekmesinden ulaşabilirsiniz.

23.Sayıda yer alan bazı yazıların başlıkları ve kısa alıntılar ise şöyle;

-Oldu ya atandım, beni ne bekliyor?

Yorum soruları zordur, soruyu yazan gibi düşünmeye çalışacaksın önce. 71-73 değişikliğiyle kaldırılan memura grev hakkının yerine verilen toplu görüşmeye hak diyeceksin ki aynı dili konuşabilesin. Belki de köyün yakıldığı için, evinden çıkmayan deden evle beraber havaya uçurulduğu için yıllar boyu psikolojinin dalgalı haliyle var olmaya çalışıyorsun. Olsun ya gene de iç göçlerin nedenlerinde bunu göremeyeceksin.

-TOGO: Direniş sürüyor

Çıkıp gitmesi gereken kim? O ayakkabının altında ezilmesi gereken kim? Artık kuracağımız cümleler “o ayakkabının altında ezilmeyeceğiz”den “o ayakkabı ile bize kölelik koşullarında çalışmayı bile nimet olarak sunan burjuvaziyi tekmeleyeceğiz”e dönüşmemeli mi?

-Yeterlilik sizsiniz işçi sınıfı- 2

Küresel tekelci kapitalizmin, bilgi, eğitim, sağlık, kültür, sanat, spor, doğa, tarih, aşk, cinsellik gibi nitelikleri bile sayısallaştırma ve sayısal olarak ölçme/karşılaştırma takıntısının amacı, yaşamın tüm alanlarında, hiçbir boşluk bırakmadan azami piyasalaştırma ve kar kontrolünü tam sağlamaktır. Böylece aşk bile, sevgilinize hangi belli biçimsel jestleri en çok yaptığınız, hangi sözleri en çok söylediğiniz, ne satın aldığınız ve karşılığında ne aldığınızla sayısal olarak ölçülmeye, ve bunun başkalarının sevgilisine ne aldığı, ne sattığı ile karşılaştırılmasına dayanan bir meta egemenlik ilişkisi haline getirilir.

-Burjuvazinin askeri, kapitalistlerin savaşının kurbanı olmayacağız!

Her politikanın dayandığı bir sınıf ve ekonomik bir temeli vardır. Bugün dincisi, laikçisi, Türk’ü, Kürt’üyle Türkiye tekelci burjuvazisinin tüm kesimleri inşaat, petrol yatırımları, ayakkabı, pantolon, çorap, çimento, bisküvi ihracıyla, kasabıyla berberiyle Ortadoğu’ya girmiş, bölgeyi ekonomik yönden hinterlandı haline getirmeye girişmiştir. Bundan dolayı, Ortadoğu politikaları öncelikle Türkiye burjuvazisinin tekelci ve henüz tekelleşmemiş kesimlerinin ortak politika ve stratejisidir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*