Anasayfa » 8 Mart » İşçi kadınlar nasıl çarmıha gerilir?

İşçi kadınlar nasıl çarmıha gerilir?

Hükümetin AB uyum mevzuatı çerçevesinde çıkarmaya çalıştığı, kadınlara “doğum izni ve hakları” paketinin tartışması büyüyor. Ne var ki bu tartışmada ne sendikaların ne de emekçi kadın örgütlerinin sesi çıkıyor. Tartışmanın sözde tarafları, burjuva hükümet, burjuvazi ve burjuva kadın örgütlerinden ibaret.

Hepsi burjuva! Fakat onlar da “kadın paketi”nde bir türlü anlaşamıyorlar! Anlaşamamalarının nedeni, kadınlar konusunda aynı anda yapmak istedikleri iki şeyin bizzat birbiriyle bağdaşmaması: Hem emekçi kadınları sermayeye maliyeti en düşük, en ucuz, en sorunsuz işgücü haline getirmek istiyorlar; ama hem de 3 çocuk, 5 çocuk dayatmasıyla bir çocuk doğurma ve bakma otomatı haline getirmek istiyorlar.

Bir kadın 3-5 çocuk doğurup bakarken aynı anda nasıl ucuz işçilik yapabilir?  Bir kadın sermayeye azami artıdeğer üretirken,hem de  aynı zamanda, olabildiğince yakın zamanda artıdeğer sömürüsüne sunulacak azami yeni işgücünü nasıl üretebilir ve yeniden üretebilir? Hem de eğitimden sağlığa emekgücünün üretimi ve yeniden üretimi tümüyle özelleştirilmişken, yani işçilerin, hele ki kadınların omuzuna yıkılmışken, ikisini birden nasıl yapabilir? Emekçi aileleri bugün tek çocuğun yetiştirilmesini bile zar zor kaldırabilirken nasıl yapabilir? Kadınların giderek dünyaya ve cinsel haklarına gözlerini açtığı tek çocuktan fazlasını istemediği, doğum oranlarının düştüğü, evlenme ve çocuk yapma yaşının da giderek yükseldiği günümüzde, kadınlar hem daha fazla çalışmaya hem de daha fazla çocuk yapmaya nasıl zorlanabilir?

Neoliberal muhafazakar kapitalizmin kadın işçi paradoksu

İşte bir türlü içinden çıkamadıkları paradokslar bunlar. Çalışan kadının çocuk, ya da daha çok çocuk yapmasını sağlamak için istemeseler de bir takım hak ve teşviklerde bulunmak zorundalar. Ücretli doğum izninin artırılması, doğum izni bittikten sonra işe dönme güvencesi, parasız kreş, anne ve bebek sağlığı hizmetleri gibi… Fakat bunu duyunca burjuvalar yerinden zıplıyor: “Neee?” diye bağırıyorlar, “kadın işçi sömürüsünü biz ucuz ve sorunsuz diye yaygınlaştırıyoruz. Bize ücretli doğum izni artışı, işe dönme güvencesi, kreş vb şartı koşulursa nerede kalır kadın işgücü sömürüsünün avantajı?  Hamile kalan kadını işten atamayacaksam, üstüne çalışmadığı halde ücretini ödeyip bir de kreş maliyeti çıkacaksa… O zaman kadınlara iş vermeyiz, erkek işçi çalıştırmak daha ucuza gelir çünkü” diyorlar.

Bu söylediklerimiz hayal ürünü sanılmasın. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Erdal Bahçıvan aynen böyle sopa sağlıyor: “Son dönemki düzenlemeler kadınların lehine gibi görünüyor, ama ters bir etkisi olabilir. Genişletilen haklar, kadın istihdamını zorlaştıran adımlardır. Bence buna kadınlar karşı çıkmalı. Böyle giderse, işverenler işe eleman alırken erkekler lehine tercih koyabilir.”

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir de şunları söylüyor:  “Doğum yapan kadına sağlanacak ek haklar, kadınları iş hayatından etmesin”

KAGİDER (Kadın Girişimciler Derneği) başkanı Gülden Türktan hemen koroya katılıyor: “Uzun süreli ücretli analık izinleriyle kadınların işe dönüşlerini zorlaştıracak, işveren için kadın istihdamını çok daha maliyetli kılacak düzenlemeler, kadın istihdamı için zorluk teşkil eder.

100 bin üyeli Haklı Kadın Platformu sözcüsü Meral Tamer, koroya katılıyor, her zamanki gibi emekçi kadınların değil burjuvazinin ve burjuva kadın örgütlerinin sözcülüğünü yapıyor.

İşte size burjuva neoliberal kadın hakları ve temsilcilerinin gerçek yüzü! Burjuva kadınların kadın hakkı savunuculuğu da, işçi kadınlara gelinceye kadar. Bu, kadın sorununda da yalnızca burjuvazi ile proletaryanın değil, burjuva kadınlar ile işçi kadınlar arasındaki karşıtlığı da olanca açıklığıyla gözler önüne seriyor.

Hükümet otomatik çocuk üretme makinesi haline getirmek istediği kadınları çalıştırmak için sermayeden bir iki kırıntı hak tanımasını istiyor. Sermaye hükümetine mesajını kadınları tehdit ederek cevap veriyor: Bu haklar düzenlenirse kullandırmam, size iş de vermem, evinizde oturduğunuzla kalırsınız. Çalışan annelik hakları sizin aleyhinize olur, diyor.

Kadın, işçi hakkı istemediği ölçüde işçi olabilir, işçi olduğunda ise kadın hakkı isteyemez!

Tam bir neoliberal kapitalizm klasiği: Hak sahibi olmak ya da hak istemek işçinin yararına değil zararınadır, çünkü işini kaybeder! İşçi hak sahibi olursa işçi olamaz, çünkü işçi dediğin basit işgücünden ibarettir! İşçi kadın açısından durum daha da vahimdir. Kadın işçi olabilmesi, zaten en ufak işçi hakkı istememesi nedeni veya koşuluyladır. İşçi kadın olması ise, zaten en ufak bir kadın hakkı istememesi nedeni ve koşuluyladır.

Burjuvazisi efendisi kükreyince, hükümet tabii geri adım atıyor, paket taslağında 24 hafta olan doğum iznini 18 haftaya çekiyor; doğum yapan kadın sigortalının işe dönüş güvencesinden de vazgeçiliyor. Kadınlara doğum teşviği (dayatması) niteliğindeki maddeler ise olduğu yerde duruyor: Kadın her çocuk için sigortaya 2 yıl borçlanabilerek sigortasını sürdürebilecek. 5 çocuk doğuran kadın ise sadece doğum borçlanması yaparak emekli aylığına başvurabilecek. Yani ortada ne ücretli doğum izninin artması, ne yarım gün çalışıp sigorta priminin tam yatırılması, ne işe dönüş güvencesi, ne kreş, ne de çocuk bakımı için herhangi bir kamu hizmeti var. Yalnızca doğum yapan çalışan kadına (o da borca sayılmak koşuluyla) sigortalılığının devamı, ve çocuk üretme otomatına dönüşmüş kadınlara da (o da borca sayılmak koşuluyla) yaşlılık aylığı öngörülüyor.

Sonuç: Kadın çalışmayacaksa burjuvazisi ve devletine olan borcunu 5 çocuk yaparak ödemelidir. Yok çalışacaksa, burjuvazi ve devletinden en ufak bir kadın veya annelik hak ve hizmeti istememelidir. Neoliberal muhafazakar kapitalizmde burjuva devlet kadına daha fazla çocuk üretmesi ve bakmasını dayatacak, sermaye kadına hiçbir hak istemeden çalışmasını dayatacak. Kapitalizmin nesnelerin en yüksek karlı üretimi ile insanların en düşük masraflı üretimi ve yeniden üretimi (ve ikincisinin birincisi için olduğu) arasında derinleşen çelişkisini yine kadının omuzuna yıkacak, ve kadını çarmıha gerecek.

Bu kadınlara neoliberal muhafazakar çifte kölelik ve iki kölelik biçimi arasında çarmıha germe paketinden çıkıp çıkabilecek olan, kaçınılmaz olarak işçilik ve işçileşme süreçleri yaygınlaşan kadınların sömürülmesinin, ezilmesinin ve sermaye ve erkek egemenliği tarafından disayn edilmesinin yoğunlaşması, ve fakat çığlık ve isyanının da kaçınılmaz olarak büyüyecek olmasıdır.

Fakat işçi, emekçi kadın örgütleri, devrimci, sosyalist örgütlerin kadın kolları neden susuyor?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*