Anasayfa » DÜNYA » Irak’ta bir kutupta yeşil bölge diğer kutupta patlayan gri sefalet!

Irak’ta bir kutupta yeşil bölge diğer kutupta patlayan gri sefalet!

Irak’ta bir haftadır devam eden gösterilerde 100 kişi yaşamını yitirdi. 4 bin kişi yaralı. İnternet ağları kapatıldı erişim yasaklandı. Evet 20 yıldır, yaklaşık 20 yıldır, dile kolay, emperyalist talan yağma. Ve iç savaş koşullarında yaşamını sürdürmeye çalışan işçi ve emekçiler… Foseptik çukuruna dönüşmüş devlet bir yandan yolsuzluk bir yanda mafya bir yanda gerici çeteler… IŞİD ve benzeri onlarca yüzlerce çete… Bir yanda aşiret liderleri ve onların gerici ağı… Bir yandan mezhep savaşlarının çok yönlü ablukası altına alınmış bir halk. Yaşamı toz ve duman boğulmuş. Koskocaman bir ülke yoksulluk ve sefalet pençesinde çırpınır hale getirmişler. İşçi ve emekçilere karşı dünyanın hiçbir yanında olmayan çok yönlü bir koalisyon var bir yanda devlet, bir yanda ABD İngiltere ve Fransa ve benzeri emperyalist ülkeler bir yanda İran… Aşiret reisleri ve sürekli taraf olmaya zorlanan işçi ve emekçiler yoksullar, ABD-Suud-İran ve Sünni-Şii ve benzeri bölünerek yönetilmeye çalışılıyor. Yeraltı kaynakları en zengin olan ülkelerden birisi yoksulluğun da en dibe vurduğu ülkelerden birisi. İş bulmak için bir mafyaya başvurmanız gerekiyor ya da bir aşiret reisine bağlı olmanız gerekiyor. Aşiret reisine bağlı oldugunuzda çalıştığınızın bir kısmını devlete bir kısmını da aşiret reisine vermek zorundasınız. Mafyaya bağlı olsanız bir kısmını devlete ve mafyaya vermek zorundasınız. Eğitim hak getire, konut sorunu bir başka sorun insanlar tekgöz evlerde kalıyorlar, gençler arasında işsizlik oranı %50. Kadınlar arasında işsizlik oranı %54. Asgari ücret 246 Euro. Gri bölgede yani işçi ve emekçilerin oturduğu bölgelerde günlük elektrik kesintisi oluyor. Irak’ta elektrik kesintisi demek insanların ölüme terk edilmesi demek. Hava sıcaklığı yazın neredeyse 50°’yi buluyor klimalar çalışmıyor. Irak’ta klimalar ekmek su gibi bir şey.

Adeta toz duman altında griye çevrilmiş bir ülkede bir de yeşil bölgeler var bürokratların devlet ekranının ve zenginlerin oturduğu bölgeler buralar. Uçaktan ya da havadan baktığınızda bile sınıflar gibi ayrılıyor yeşil ve gri bölgeler. Yeşil bölgeler, yiyici bürokratların devlet zevatının ve zenginlerin oturduğu bölgeler. Zengin bölgeler etrafı duvarlarla çevrilmiş. Ve yemyeşil bakımlı suyu elektriği her şey özel ve hiç kesintiye uğramıyor. Sağlık alanları spor alanları ve yürüyüş alanları kullanım alanları her şeyi özel. Bunların en görkemlisi de Bağdat’ta, bir ada yani nehrin ortasında bir adada yer alıyor köprüden geçiyorsun yeşil bölge ve gri alanlarda griye çevrilmiş alanlar yoksulluk ve sefalet arttıkça yeşil bölgeye karşı öfke de bir o kadar artıyor.

Şimdi bu isyanın başlama noktasına bakıyoruz, Tunus’takine benzer, özellikle Cezayir’deki harekete çok benziyor. İlk çağrı ataması yapılmayan öğretmenlerin ve öğretim görevlilerinin atamalarının yapılması için planladıkları bir gösteri, ama büyük beklentiler yok onlarda, bu umutsuzluk içerisinde büyük hayaller kurmayı unutmuşlar artık. Ama bu çağrı sosyal medya üzerinden yaygınlaşıyor ve çağrı yapanların da içinde kaybolduğu devasa bir gösteriye, bir sosyal patlamaya dönüşüyor ve o gün bugün, bir haftadır devam ediyor.

Yüzlerce insan öldü binlerce insan yaralı ve ne kadar insanın gözaltına alındığı da bilinmiyor. Devlet en özel birliklerini yeşil bölgeyi korumak için ayırdı. Tanklarıyla toplarıyla çünkü yoksulluk ve sefalettin üretim alanı yeşil bölge. Yeşil bölgeler ne kadar zenginleşirse, Irak’ta işçilerin ve emekçilerin durumu o kadar kötüleşiyor ve toz dumana dönüşüyor.

Şiiler de Sünniler de, asıl işçiler, işsizler, kent yoksulları olarak yeşil bölgedekilere karşı isyanda buluştu. Ve burada herkesin tek bir hedefi oluştu yeşil bölgeye yürümei çünkü yeşil bölgeye karşı büyük bir öfke birikimi var. Sosyal patlamanın sınıfsal karakterini de ortaya koyuyor, gri bölgenin yeşil bölgeye karşı yürüyüşü. Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış olanların yürüyüşü. Sınıfsaldır tıpkı Cezayir’deki gibi. Bu yoksulluk sefalet ve işsizliğin öfke patlaması devlet kadar Nusra ve benzeri çeteleri de korkuttu, şimdi onlar da herkesi sükunete çağırıyor, birden bire devletlerinin yanında yer almaya başlıyorlar.

Şimdi Irak’ta herkes şu soruyu soruyor ne olacak? Durum bir çok tehlikeyi de içinde barındırıyor ama şunu biliyoruz ki bu sosyal patlamalar bütün eksiklerine ve zayıflıklarına rağmen sisteme karşı bir çözüm arayışıdır, özellikle gösterilerde yer alan eğitim ve sağlık işçileri, işsiz mezunlar ve genç kadınlar, aynı zamanda bu karanlıkta bir gelecek arayışının habercileri. Şu anda sadece şunu söyleyebiliriz artık bu gerici çeteler işçi ve emekçi üzerinde eskisi gibi at oynatamayacak, foseptik çukuruna dönüşmüş devlet eskisi gibi çimenlerinde rahat uyuyamayacak, bu öfkeyi de hesaba atmak zorunda kalacaklar. Bir sarsıntılar çağından geçiyoruz evet bir sarsıntılar çağından geçiyoruz.

Bir Devrimci Proletarya okuru (cep telefonundan yazılmış, bir kaç gramer düzeltisi dışında olduğu gibi yayınlıyoruz).

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*