Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » İnternete filtrede test süreci dün başladı

İnternete filtrede test süreci dün başladı

22 Ağustos tarihinde başlatılması düşünülen fakat gerek gelen tepkiler, gerekse altyapı yetersizliği nedeniyle başlatılması ertelenen “internete filtre” işlemi için ilk somut adım atıldı.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (BTK) tarafından “Güvenli İnternet Hizmeti” olarak tanımlanan ve paket çeşidine göre filtrelenen internet kullanımında 22 Ağustos itibarı ile test sürecine giriyor. Nerede, nasıl ve kimin test edileceğinin açıklanmadığı bu test sürecinin ardından 22 Kasım itibarı ile filtre (ya da resmi sansür) internet hayatımıza girmiş bulunacak.

Bu test sürecinin başlı başına teknik yapılanma olarak işlemeyeceği, ikna süreci şeklinde ilerleyeceği ise aşikar. Şimdiden “Eğer ‘pornocu’ değilsen sen de aile paketine geçersin” gibi azınmayacak bir baskının oluşturulduğu sürecin ilerleyen aşamada “ya bizdensindir ya da değil” tarzına dönüştürülmesi de beklenen sonuçlar arasında.

Ahlaki değil, maddi!

Yükselen tepkilere, devlet erkanından yapılan bütün yorumların temelinde “çocukları korumak” gibi bir ahlaki vurgu olsa bile, sermayenin ve onun devletinin buradaki amacı düşkünleşmeye karşı vatandaşlarını korumak falan değil. Buradaki çabanın temelinde her şeyden önce maddi değeri milyarlarca TL’yi bulan ücretsiz müzik ve video paylaşımın engellenmesi vardır. Bütün filtre paketlerinin ortak noktası da budur.

“Ülke olarak bir farkımız olmalı”

Sermaye her zamanki gibi olanca örgütlülüğü ile bir taşla birkaç kuş vurmak istemektedir. Bir taraftan kasasını daha fazla doldurmak isterken, diğer taraftan kontrolleri dışına çıkanları burjuvazinin öz savunma ve saldırı gücü olan devlet uygulamaları ile engellemek istemektedir. Telefon dinlemelerden, her santimetre kareye düşen kamera sayısındaki sürekli artışa kadar her şey örgütlü bir gücün diğer tarafı etkisiz hale getirmek için kullandığı yöntemlerdir. Bunu yaparken burjuvazi bir taraftan satmak zorunda olduğu metaları pazarlarken, olanca aymazlıkla sattığı ürünlerle bile kontol mekanizmaları geliştirmektedir. Kaynak kodları gizlenerek pazarlanan Microsoft ürünlerinin (başta windows) ya da İ-phone gibi telefon şirketlerinin kullanıcılardan elde ettikleri bilgileri düzenli olarak CIA, FBI vb. kurumlarla paylaşması bir tesadüf olamaz.

Bir çok ülkede mevcut yasalardaki “bireysel özgürlük” maddeleriyle çakıştığı için yasak olan bu “bilgi paylaşımı” durumu, proletarya üzerindeki diktatörlük anlamına gelen burjuva demokrasisinin kurumlaşmasında emin adımlarla ilerlemiş ülkemizde daha baştan sıkı tutulmaktadır. Sermayenin denetim gözcüsü olarak devletin üstlendiği rol, yasalarla, açık açık, göstere göstere hayata geçirilmektedir. BTK tarafından duyurulan yasal düzenlemelerden anlaşıldığı kadarıyla firmalardan düzenli bilgi toplanacak olması ve BTK’nın filtrelenmesini istedikleri sitelerin listesini firmalara vermesi, şimdiye kadar gizli saklı yürütülen işlerin açıktan yürütüleceğinin işaretidir.

Farkındayız!
Tüm bu yazılanlar ışığında “özgür internet” talebinin çoğu liberalin söylediği gibi bireysel özgürlüklerin değil, sosyalist özgürlük ve demokrasi mücadelemizin doğrudan konusu olduğunun farkındayız.

Bizlere yutturulmaya çalışılan “çocuklarımıza koruma” gerekçesinin esasen çözümünün en güzel yolunun, cinselliği meta haline getirerek 8-10 yaşındaki çocukları bile alınır satılır bir piyasa batağına iten kapitalist sistemi yıkmak olduğunun farkındayız.

Ve bunlara karşı, özgür internet kullanımının tıpkı Tunus, Mısır, Suriye, İngiltere kent yoksullarında olduğu gibi sokak hareketlerinin örgütlenmesindeki önemini kavradığımız gibi, özgür internet ve özgür yazılım kullanmada yeni yöntemler geliştirerek hareket edeceğiz.

Hücre tipi yaşama hayır!
Küresel hapishaneye hayır!
Mekanda, zamanda, yaşamda özgürlük!
İnternet yasaklarını özgür irade ve eylemimizle parçalayalım!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*