Anasayfa » GENÇLİK » İnternet savaşları: Google sopası

İnternet savaşları: Google sopası

Google, Youtube’u, 1,65 milyar dolara satın aldı.
Google’un geçen yılki 6,1 milyar dolarlık gelirinin, 1,5 milyar doları reklamdan geliyor.
Google, girdiği ülkelerin yasalarını, ilk elde, tanıyacağını açıklamıştı.
Fakat; sahip olduğu Youtube üzerinden, Türkiye’de, kendisine dair yasakların da gündeme gelmesiyle, işler değişti!

Google; avukatı akademisyen Gönenç Gürkaynak üzerinden; üstelik, Uluslararası Bilişim Hukuku Kurultayı’nda (İzmir, 9 Haziran 2010), konuştu: “Türkiye hukukunun evrimini tamamlaması gerekiyor!”

İşte bu kadar! Sen; Türkiye bağımlı kapitalizmi; faşizan sansür geleneğini sürdürerek, Google’u de sınırlamaya kalkarsın; emperyalist kapitalizm; emperyalist arama motoru tekeli Google, Türkiye’nin hukununu kapatır…

Haddini aşana, haddi böyle bildirilir. Kimin egemen, kimin bağımlı olduğu, böyle gösterilir.

Suçüstü: Kim, kiminle birlikte, kime karşı?
Sınıf savaşımı açısından, iki yönlü bir uyarıya ihtiyaç var.

Birincisi. Türkiye, sermayenin egemenliğinde, bağımlı bir kapitalist ülkedir. Google, emperyalist bir tekeldir. Her ikisi de; sermaye, sermaye ilişkisi, sermaye örgütüdürler. Birisi, ülke, giderek bölge çapında; diğeri dünya çapında. Her ikisi de, sermaye olduklarından; sermaye ilişkisinin, kendi içlerinde olsun; kendi aralarında olsun, dünya çapında olsun; sürmesini, egemenliğini sürdürmesini, gelişmesini isterler. Varlıkları, buna bağlıdır. Sermaye olduklarından; sermaye ilişkisinin sürekli ve egemen olmasına muhtaç olduklarından; her ikisinin de sınıf çıkarları ortak ve birdir. Her ikisininin de, sınıf düşmanları ortak ve birdir: İşçi sınıfı.

İkincisi. Hukuk ilişkisinde, alanında da, içiçe geçen, iki yönlü bir savaş yaşanıyor. Bu savaşlardan birini; sermayenin hukuku da dünya çapında değiştirme savaşımı oluşturuyor. Sermaye; kendisinin belirleyip kurduğu, uygulattığı; kendisine işçi sınıfını sömürme ve ezme, sömürerek elde ettiğinin mülkiyetine sahip olma, bu yolla sermaye birikimini sürdürme hakkı ve güvencesi veren, varolan hukuğu, neden değiştirmek istiyor? Özünü; kendisine işçi sınıfını sömürme ve ezme hakkını, bu hakkın mutlak ve kalıcı olduğunun güvencesini veren, sınıfsal egemenlik temelini, değiştirmek istemiyor! Tersine, bu yönü, toplumun kılcal damarlarına kadar derinleştirmek istiyor. Toplumdaki, toplumsal ilişkilerdeki herşeyin, sermayeleşmesini, sermayenin egemenliğine tabi kılınmasını; yeni hukuğun da, dünya çapında, buna göre kurulup uygulanmasını dayatıyor. Öyleyse; sermayenin, varolan hukuk içinde olup da, istemediği; kurtulmak istediği ne? Biçimsel de olsa kimi işçi hakları, küçük üreticiye dair kimi haklar; ve bunlarla kesişen, bunları kapsayan, “kamu hukuğu!” Sermayenin, dünya çapında “kamusal alanı” tasfiye etme, özelleştirme saldırısını biliyoruz. G-20’nin, bu saldırıyı en üst düzeye çıkarıp, toptan ve hemen tasfiye edilmesine dair; “kamu açıklarını derhal kapatın!” emrini biliyoruz. Türkiye’de de; emekçi memurun işgüvencesini kaldıran; işçinin kıdem tazminatını kaldıran, son yasa düzenlemelerini biliyoruz. Hukuku da, yeniden; sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda, değiştiriyorlar. İşte, sermayenin işçi sınıfına saldırısı; sınıf savaşımının tüm yönlerinde, ekonomik, siyasal-hukuki, toplumsal vb., içiçe geçip bütünleşerek, böylesine gelişiyor…

Bu uyarıları niye yaptık? İşçi sınıfı, kendisi için hazırlanan, tehlikeli bir tuzağa düşmesin diye. Tuzak?…

Sermayenin Türkiye’sinin, geleneksel sansürcülüğünün, yasaklarının vb., altında soluk alamaz hale gelen işçilerin; YouTube ve ardından Google’a dönük de yasaklamalar başlayınca; kendiliğinden, sansüre, yasağa karşı Youtube’u, Google’ı arkalaması, savunması, son derece doğaldır. Ve böylece, işçiler, tuzağa kendiliğinden atlamış olurlar! Sermayenin Türkiye’sine karşı, sermayenin Google’unu savunur; onun kuyruğuna takılırlar… Bunun tersi de olabilir. İşçiler, emperyalist Google’un, kendilerinin boyun eğdiği yasalara nasıl olup da kafa tuttuğuna öfkelenip; Ulaştırma Bakanı ile birlikte; “Bu ülkeyi Google mı yönetecek!” diyerek; sermayenin Ulaştırma Bakanı’nı, sermayenin Türkiye’sini savunabilirler… Sonuçta; her ikisi de, aynı yere çıkar: İşçiler, sermayeler arasındaki rekabet savaşlarında, sermayelerin bir olup hukuğu değiştirme savaşlarında, kullanılırlar. Google, işçileri arkasına alıp; Türkiye’ye sopa sallar. Türkiye, işçileri arkasına alıp, Google’a sopa sallar. Bundan daha beteri ise şudur: Sermayelerin birbirleriyle rekabeti geçici; sermaye sınıfı olarak işçi sınıfını sömürme ve ezmeleri; işçi sınıfına karşı sınıf düşmanlıkları kalıcı olduğundan: Sermayenin Google’u ile sermayenin Türkiye’sinin, birlikte, işçi sınıfına karşı açtıkları, yürüttükleri sınıf savaşımında, işçileri arkalarına almalarıdır. Öyleyse tuzak; sınıf savaşımında; işçilerin, sermaye tarafından, sermaye için, birbirleriyle savaştırılmasıdır!

İnternet savaşlarında; internette de keskinleşen, interneti de içeren sınıf savaşımında; bu tuzağa düşmemeye özel bir dikkat göstermeliyiz. Sermaye tarafından kurulan bu tuzağı; nerede, hangi alanda, sektörde, ilişkide olursa olsun, ortaya çıkarmalıyız. Anında suçüstü yapmalıyız. Alanını daraltmalı; mücadelenin gelişmesiyle ortadan kaldırmalıyız…

İşçi sınıfı: Armut mu topluyor?
Google’ın avukatı, “Türkiye hukukunun evrimini tamamlaması gerekiyor!”, demişti. Bunu söyleyen, sadece Google’ın avukatı değil; Google’ın kendisiydi. Sadece Google da değildi. Tüm emperyalist tekellerdi. Kısacası, bunu dayatan, emperyalist kapitalizm; dünyanın sermayesi, sermayenin dünyasıydı! Türkiye’nin sermayesi, sermayenin Türkiye’si, bunun dışında kalacak değil herhalde!… Hep birlikte, sermayelerin sınıf birliği ve gücü olarak; Türkiye hukukunun da “evrimini tamamlatacaklar!”

Google’ın avukatı Gönenç Gürkaynak; konuşmasının devamında; Türkiye hukukunun “evrimini” neyle nasıl “tamamlayacağı”nı da anlattı:

Önce. Google olarak. Sermayenin birliği, bütünlüğü içinde, ayrı, farklı sermayeler olarak. “Arama motorları, internetin hamisi veya sahibi gibi görünüyor. Oysa sadece, arama faaliyeti yapıyor. Arama motoru, yer sağlayıcı, içerik sağlayıcı değildir. Arama yapar. ‘Benim görüntüm internetten kaldırılsın’, ‘hakkımdaki şu yazı internetten kaldırılsın’ diyen kişi, bunu arama motorundan değil, internete sunan muhatabından istemelidir. Fakat, buna rağmen, bize tebligat yapıldı!”

Sonra. Google olarak. Sopayla bütünleşme. Kendi sopasını okşama. Sermayenin, işçi sınıfını ezme ve sömürülmesini güvenceye alma örgütü olan, devletle kaynaşma. “Bir internet mevzuatı yaratmak isteyen devletin çabası son derece düzgündür!”

Sonra. Google olarak. Varolan sermaye hukuğuna sığmayan sermaye olarak. Sermayenin, işçi sınıfını, varolan tüm hak ve güvencelerden soyarak sömürüp ezmesini sağlayacak hukuk olarak. “Ama mevzuat misyonunu tamamlamaktadır. Tökezlediğimiz yerler bellidir. Buradan yola çıkarak dengeleme faaliyeti yapılmalı ve buna uygun adımlar atılmalıdır. Aksi takdirde, dinamizmi kaybeden bir mevzuat, unsurlarını da kaybeder…. İnternette dinamik bir mevzuat olması zorunluluğu vardır. Sabitleyen bir mevzuat, internetin doğasındaki akışkanlığa aykırıdır. Mevzuat, dinamizm göstermelidir.”

Sonra. Google olarak. Sermayenin faşizmine karşı, sermayenin neoliberal demokrasisi olarak. “Her zaman, her içerik birilerini rahatsız edebilir. Hassasiyetleri son derece yüksek ve sayısız unsurlu, listeli olan Türkiye gibi ülkelerde, ki bu hassasiyetler yerlidir, yersizdir tartışması yapmıyoruz burada; uzun bir yasak listesini baş tacı edip, ‘bundan arta kalanlar ifade özgürlüğü olsun’, diyemezsiniz!”

Sermayenin Google’ı, sopa sallar. Sermayenin Ulaştırma Bakanı, sopa sallar. Sermayenin Türkiye’si, sopa sallar.
İyi de… Kendisine bu kadar sopa sallanan işçi sınıfı, ne yapıyor? Elinde ne var? Armut mu topluyor?…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*