Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » “İnsanları, hak ve özgürlük isteyenleri yakabilirsiniz, ama özel mülkiyet ve sermayeye dokunmanız kabul edilemez!”

“İnsanları, hak ve özgürlük isteyenleri yakabilirsiniz, ama özel mülkiyet ve sermayeye dokunmanız kabul edilemez!”

150908101826Davutoğlu’nun tweet mesajı: “Başta basın kuruluşları olmak üzere, siyasi parti merkezleri ve sivil vatandaşlarımızın mülklerine zarar vermek kabul edilemez.”

Bizzat hedef gösterdikleri Kürtler, hak ve özgürlük isteyenler; AKP, MHP, BBP, Vatan Partisi, TGB çeteleri ve kışkırtılan ırkçı-faşist güruhlar tarafından linç ediliyor. Kürt mevsimlik tarım işçileri saldırıya uğruyor, çadırları, çoluk çocuk kaldıkları alanlar ateşe veriliyor. Kürt inşaat işçileri yakılmak isteniyor. HDP binaları, Kürtlere ait esnaf dükkanları ve işyerleri, içindekilerle birlikte yakılıp yıkılıyor. Silahlı satırlı çete ve güruhlar bir dizi yerde Kürt mahallelerine girip katliam provaları yapıyor. Saldırılar bir dizi yerde Alevi mahallelere doğru yayılıyor…

Başbakan korkuluğu ise, ‘Kürtleri, Alevileri, solcuları, Erdoğan-AKP muhaliflerini, sivilleri linç edebilirsiniz, ama aman özel mülkiyete, sermayeye zarar vermeyin’ minvalinde, “mülke zarar vermek kabul edilemez” diyor!

ABD, AB, TÜSİAD, TOBB, Hürriyet binasına yapılan saldırıyı, “basın özgürlüğüne karşı yapılan saldırı” diye ard arda, telaşla kınıyorlar.

Kürtlere, HDP’ye, en ufak özgürlük ve demokrasi istemlerini dile getirenlere, barışçıl gösterilere karşı sayısız linçci, kundakçı, katliamcı saldırılar birbirini izliyor. Yüzlerce gazete, site yasaklanıyor. Sosyal medyada Kürt halkı ve HDP’yle dayanışma mesajı atanlar, Kürtlerin, Alevilerin, kadınların, işçilerin hak istem ve özlemlerini dile getirenler, ırkçı-faşist linç saldırganlığına hedef gösteriliyor, saldırıya uğruyor, Erdoğan’ı eleştiren twit atanlar “terör”den tutuklanıyor…

080920150818010983492_3ABD, AB, TÜSİAD, TOBB koro halinde ‘Kürtlerin, işçi ve emekçilerin, sınıfsal-toplumsal muhalefet ve direniş hareketlerin hak ve özgürlük istemlerini bastırın, susturun ama aman özel mülkiyet ve sermaye özgürlüğüne, büyük sermayenin büyük sermaye için demokrasisine zarar vermeyin’ minvalinde “tekelci sermayenin basın özgürlüğüne zarar vermek kabul edilemez” diyor!!

Başbakan’ın tek derdinin bu linçci-katliamcı saldırıların özel mülkiyet ve sermayeye zarar verilmeden yapılması olması gibi, ABD, AB, TÜSİAD, TOBB’un da tek derdi, tekelci mali sermayenin birikim ve egemenlik hak ve özgürlüklerinin korunması…

1126169_4974be3354a30f8ba10baa94303312a6Irkçı, dinci, faşist çete ve güruhların; Kürt halkına ve hak ve özgürlük isteminde bulunan herkese karşı katliamcı-linçci saldırganlığının körüklenmesine “demokratik tepki” diyorlar.

Burjuvazinin tekelci iktidarı ve devlet aygıtının otoritesi ve meşruluğunun, direnişlerle çizildiği ve sarsıldığı her seferde; eskisi gibi zaptedemez hale geldikleri her hak ve özgürlük istemi direnişi karşısında, gerici faşist çeteleri ve toplumsal gericilik birikimini kışkırtmak, burjuva tekelci egemenliğin klasik yöntemleridir. Ancak bunu yaparken bile, başlıca kaygıları, kapitalist özel mülkiyet ve sermayeye halel gelmesi.

TÜSİAD, AKP vb her biri, rejim krizi, ekonomik kriz ve toplumsal krizin bütünleştiği bir süreçte, Kürtlere ve hak ve özgürlük isteyenlere karşı körükledikleri saldırganlık hezeyanlarının kendilerini de vurmaya başlayabileceğinden korkuyorlar. (Kürt sivillere ve HDP’ye karşı linç ve dehşet hezeyanlarının yanında sivrisinek bile değilse de, Hürriyet’in yanısıra birkaç yerde AKP ve CHP binalarının tahrip edilmesi, MHP’lilerin başlangıçta “AKP’nin itleri yıldıramaz bizleri” sloganlarıyla yürümesi, bir kaç yerde AKP medyasına saldırı girişimleri olması, bir kaç yerde, olaylarla ilgisiz görünen lüks mağaza ve otomobiller tahrip edilmesi, Antalya gibi bazı turizm bölgelerinde bayrak asmayan işyerlerinin yakılması, saldırganlığın başını çeken kemik çetelerin birbirini de “dinsizlik, dış mihraklılık, terör işbirlikçiliği” vb ile suçlayıp hedef göstermesi, ABD’nin de birkaç gün öncesinde Türkiye’deki üs ve konsolosluk dışındaki vatandaşlarını geri çağırmış olması, burjuvazinin -zaten tüm bu sürecin de derininde yatan- özel mülkiyet ve tekelci oligarşik sermaye birikim ve egemenliği açısından korkularını ve gerçek güdülerini açığa çıkarıveriyor.)

Bir yandan ırkçılık, milliyetçilik, şovenizm, dincilik, mezhepçiliği, gericiliği, faşist linç hezeyanlarını körüklerken, hepsinin üstünde ve özünde neyin durduğunu da göstermiş oluyorlar: Kapitalist özel mülkiyet, tekelci sermaye ve egemenliğinin bekası!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*