Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » İlk talep ve derhal: Adalet bakanı istifa!

İlk talep ve derhal: Adalet bakanı istifa!

Diri diri yakmak, Türkiye’nin hapishaneler tarihinde var. F tipi cezaevlerinin kanlı açılışı böyle oldu. Ceza infaz sistemi, pasifikasyon, sindirme, olmuyorsa imha, her koşulda en insanlık dışı koşullar altında yavaş yavaş öldürme ve gidilen süreç itibariyle de ucuz işgücü sömürüsünün mekanı haline getirme üzerine kuruluyor.

Urfa Cezaevi katliamının sorumlusu Adalet Bakanı’nın açıklamasına göre cezaevleri yüzde 100, tıklım tıklım dolu. 132 bin kişi, her 568 kişiden biri cezaevinde. Türkiye’nin nüfus artış oranı 2002-2012 arasında yüzde 13 iken, 2002‘de 60 bine yakın olan tutuklu ve hükümlü sayısı yüzde 114 artmış durumda.

Urfa’da 13 adli tutuklunun bir vantilatörün bile verilmemesine, insanlık dışı yaşam koşullarına karşı başlattıkları isyanda diri diri yakılmasından sonra ikinci isyan patlak verdi. Cezaevlerinde her zaman daha çok ezilen, dayak yiyen, hor görülen, Pozantı Cezaevi‘nde olduğu gibi taciz ve tecavüze uğrayan çocuk tutuklular isyan ettiler. Bütün cezaevinin desteklediği isyana jandarma azgınca saldırdı. 14 kişi yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. 40 tutuklu sürgün edildi -Türk ceza infaz sisteminin “sorun çözme” yöntemi!

İsyan yayıldı! Antep‘te siyasi tutsaklar Urfa’ya destek için isyan çıkardılar. Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi‘nde de çocuk koğuşu patladı. Aynı saatlerde Ceyhan M Tipi Cezaevi‘nde çocuk tutuklular, Osmaniye’de T Tipi Cezaevi‘nde adli tutuklular isyan ettiler. Cezaevlerinden onlarca tutuklu ve hükümlü dumandan ve isyanı bastırmak için uygulanan zorbalıktan dolayı hastanelere kaldırıldı.

İsyan dışarı taştı! Çocuklarının, yakınlarının diri diri yanmasına seyirci kalamayacak olan aileleri, kapı önünde başkaldırdılar. Onlar da saldırının hedefi oldu. Van depreminde depremzedelere cop ve gazla saldırılması gibi tutsak aileleri de jandarma ve polis zorbalığının hedefi oldular.

132 bin kişi, yani toplumda her 100 kişiden yaklaşık 2’si, Kürt halkı içinde bunun çok daha yüksek bir oranı, cezaevinde. Mevcut 866 hapishaneye 86 tane daha eklenmesi hedefleniyor. Cezaevlerinin son on yılı 2 bin kişiye mezar oldu. Devrimci tutsakların 2014-2015‘e kadar kesilmiş ziyaret, telefon ve mektup yasakları var. Cezaevlerinin fiziksel koşulları tutsakların siyasal tasfiyesini sağlamaya yönelik olarak düzenlenmiş durumda. İmralı‘da Abdullah Öcalan ve diğer dört tutsak, geçen 14 Temmuz‘dan bu yana, neredeyse tam 1 yıldır, hiç kimse ile görüştürülmüyor.

Özellikle Kürt illerindeki yurtsever tutsaklara tıpkı Roboski‘de, tıpkı Van’da, tıpkı herhangi bir büyük kentin merkezi bir yerinde sergilenen zorbalıkta olduğu gibi “Sizi bize sayı ile vermediler” fütursuzluğu ile davranılıyor. Onlara birer sayı gözüyle bile bakılmıyor! İçlerinde en güvencesiz durumda olanlar ise siyasal tutsak çocuklar. 2005‘te 17 olan çocuk tutsak sayısı 2010‘da bin 23‘e yükseldi. Bugün ardarda yapılan operasyonlardan sonra bu sayının neredeyse iki katına çıktığı göz önünde…

Burjuva devletlerin, hele ki faşist bir ceza infaz sistemini onyıllarca sindire sindire uygulamış devletlerin amansızca bastıracağı belli olan cezaevi isyanları, tıpkı işçi direnişleri gibi kolay kolay çıkmaz. Bıçağın kemiği kestiği, “olağan” sömürü, “olağan” yoksunluk ve yoksulluk, hatta “olağan” zorbalığın ötesine geçildiği, tellerin attığı bir yer vardır. O noktada, bir vantilatör, bir parça hava, bir kalem parçası, işkencenin durdurulması… için siyasal tutsaklar dahil düşünce ve planlama ile isyanın sınır tanımayan duygusu birleşir. Gemiler yakılır. Tıpkı 1984 Ölüm Orucu Direnişi‘nde olduğu gibi. O gemileri yakanlar geleceğe köprü kurar, unutuşu gülen ve denetleyen gözleri ile ezerler…

Cezaevleri yanıyor. AKP hükümetinin Adalet Bakanı Sadullah Ergin Urfa Cezaevi müdürünün yerini değiştiriyor, kendisi için ise “İstifa etmem çözümse bir dakika durmam” diyor! İstifa etmen, etmeniz tabii ki tek başına çözüm değil! Hükümet olarak istifa etmeniz, bir kum tanesine dönüşmeniz de çözüm değil! Ceza infaz sisteminizi, işyerlerinde tuvalet molasını, cezaevlerinde vantilatör istemeyi suç, ölümüne, işten atılmacasına suç haline getiren sisteminizi, cezaevleri doldukça ellerini oğuşturan ve işgücü sömürüsüne dayalı özel cezaevi sistemine hazırlanan tekelci kapitalistleri sınıf olarak yok etmektir çözüm.

Fakat ilk elde ve derhal istiyoruz: Adalet Bakanı istifa! Urfa katliamının sorumlularını istiyoruz! F tipi, M tipi, T tipi… cezaevleri kapatılsın! Halk düşmanları, işçi düşmanları, kadın düşmanları dışında cezaevleri boşaltılsın! TMY ve hızar gibi çalışan Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılsın!

Fotoğraf: Duvar filmi, Yılmaz Güney

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*