Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » ilk dokuz ayda emeklilik çağında çalıştırılarak öldürülen işçi sayısı 228

ilk dokuz ayda emeklilik çağında çalıştırılarak öldürülen işçi sayısı 228

İşçi sağlığı ve güvenliği meclisi bu ayki raporunu emeklilik çağında öldürülen işçilere ayırdı. Mecliste büyük çoğunlukla ret edilen emeklilik önergesi burjuvazi için maliyet olarak açıklandı. Asıl söylenmek istenen, emekliliğin kendisinin külfet olduğu. Kapitalistler doğası gereği sermayenin birikimi için olmazsa olmaz olan işçi sömürüsünün çağının olmamasından yanalar, işçilerin emeklilik çağında çalışmasının  750 milyar bir maliyet yaratacağını öne sürdüler.   Sermaye için doğ, sermaye için yaşa ve mezara kadar çalışarak öl!

 

İSİG Meclisi bu ayki raporunda emeklilik ve BES için şu açıklamayı yaptı:

 

Emeklilik hakkımız için mücadele edeceğiz…
Türkiye’de 24 Ocak Kararları ile birlikte sermayenin neoliberal politikalarının hayata geçirilmesi süreci başladı. Bu noktada emeklilik yaşı yeniden belirlendi, yaşa takılanlar sorunu ortaya çıktı ve bireysel emeklilik gibi işçi karşıtı adımlar atıldı. Askeri cunta da, Özal hükümeti de, koalisyon dönemi de ve AKP iktidarı da bu yönde adımlar attı. Yani iki farklı politik çizgi olduğunu iddia edenler (Örneğin eski ve yeni Türkiye söylemleri) aslında neoliberal politikalara harfiyen uymaktadırlar. Bu noktada emeklilik hakkının ancak işçilerin mücadelesi ile kazanılabileceğinin bilinciyle:

1- İşçilerin belli bir çalışma yılından sonra emekli olma hakları vardır. Emeklilik; işçilerin çalıştıkları işkoluna, mesleğe, cinsiyetlerine, kişisel sağlık durumlarına vb. göre belirlenmelidir. Emeklilik yaşı düşürülmelidir…

2- Emeklilikte yaşa takılma bir maliyet unsuru olarak ele alınamaz. Kaldı ki söylendiği gibi maliyet 750 milyar TL değildir. Tahsil edilmeyen SGK primlerinin tahsil edilmesi, kayıt dışı çalışanların sigortalı çalıştırılması, sermaye çevrelerine tanınan vergi ve prim teşviklerinin bir kısmının ayrılması (Örneğin işveren SGK teşvik primi) bu sorunu çözmeye yetecektir. Emeklilikte yaşa takılanların emekli olma hakları tanınmalıdır…

3- Zorunlu BES uygulamasından çıkılması zorlaştırılıyor. Oysa işçiler BES’in içyüzünü iyi biliyorlar. Uygulama bir sosyal güvenceyi esas alan bir emeklilik sistemi değil, tasarrufların birkaç özel şirket tarafından yıllarca kullanılması, yine devletten yüzde 25 oranında kaynak (bizim paralarımız) transferidir. Eğer toplu bir para olursa -ki bu da aldığımız ücretler dikkate alındığında çok cüzi bir miktar- ve bu parayı emekli maaşı olarak istersek ‘ne kadar zaman maaş bağlansın?’ sorusuyla karşılaşıyoruz. Yani ‘yaşamımıza bir süre biçme zorunluluğu’ getiriliyor. Belirlediğimiz sürede de aylık ‘ilköğretim öğrencisi’ harçlığına denk bir düzeyde maaş alabiliyoruz. Yani bir nevi emekli aylığı ortadan kaldırılmak isteniyor. BES uygulaması iptal edilmelidir…

 

 

 

 

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*