Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Huawei kaynıyor

Huawei kaynıyor

İşçilerin büyük çoğunluğunun beyaz yakalı mühendis arge ve yazılımcılardan oluştuğu teknolojik firma Huawei’de kaynama gerilim son bir kaç günde arttı.

Huawei beyaz yakalılar arasında yoğun çalışma ve stresli çalışma koşulları ile mimlenmiştir. Bu yüzden bir çok kişi mülakata gitmez, ya da mülakatı terk eder ya da iş girmek için performans denemesinden geçirilir, geçebilirse de canına okunacağını bilir. Son zamanlarda artan baskı, giriş çıkış saatleri, kılık kıyafet konusunda, cezai yaptırım ve işten atma tehditleri ve üstelik atılan kişilerin isimlerinin maile iliştirilmesi, işçilerin bundan ibret almaya zorlanması uğultu yaratıyor. Aslında sadece buradaki konu çalışan arkadaşları disipline etme meselesi değil, sermayenin bilişsel piyasası, küresel emek kontrol, sömürü mühendisliğine entegre edilip uyarlanması, çok daha kar için çok daha verimlilik ve otomasyondur. Bizim emeğimizi programladıklarını ve bunun sonuçları üzerinde çoktan planlar yaptıklarını ve bu planların gereği için saldırdıklarını biliyoruz. İşçi sınıfına, beyaz yakalılara topyekün açılan saldırı ve yeni endüstri ve üretime entegre politikası her zaman burjuva politikasıydı şimdi de acı verici ve sıkıntılı verici bir biçimde böyledir. Yalnız tüm bunlara karşın karmaşık, bulanık sınıfsal bilinç keskinleşiyor, beyaz yakalı, mavi yakalı asıl olarak tek bir seçenek, bir direniş yolu bulmak, diğer plaza, rezidans tüm ofis ve iş yerlerindeki arkadaşlarla bağlantılarımızı güçlendirmek, patronların birliğine, sermayeye karşı birlikte mücadele etmekten başka bir yol bulunmuyor.  Huewai’de bir sonra aşamada gelecek olanın (Huawai’de çalışan arkadaşların sezilenmiş olduğunu düşünürsek), iş saatlerinin uzatılması, hafta sonunun alınması, emek kontrol ve aşırı çalıştırma programları ile robotlaştırılması, mobbing olduğunu biliyoruz, diğer şirketlerde de aynı ve aynının tekrarı.

Türkiye telekomünikasyon dahil internet modem ve araçlarını üreten Huawei olduğunu biliyoruz aynı zamanda telefon, yazılım üretiyor olmasına karşın, dünyadaki bir çok şubesi var, iş yeri ve üretim teknolojisi açısından beyaz yakalı emeğini otomasyona zorlayan, kafa emeğine ve onu absorbe edip piyasaya uyarlamaya çalışan robotlaştırmaya yönelik topyekün saldırı. Bu onun özel olarak Çin şirketi olmasından değil, sermaye olmasından kaynaklanıyor ki bunu diğer tüm iş yerlerinde yaşayarak deneyimliyoruz. Çünkü şimdi sermaye her yerde Çin olmak istiyor. Bu şirketin küresel sermayeye dayalı tecrübe ve politikası neoliberal otoriter despotik çalışma, kontrol ve verimlilik ölçmek için geliştirdiği en yeni teknolojik yöntemleri emeğimize karşı kullanma noktasında uzman olduklarını biliyoruz. İşçi sınıfı, beyaz yakalı emeği açısından yeni bir rota çizildiği görülüyor.

Sermaye için biriktirdiğimiz bunca zenginlik, acı, sömürü ve kölelikten başka bir şey olarak dönmüyor. Yalnız insanın kendisini gerçekten gelişkin ve zengin bir noktaya getirmesi, aşağılanmaktan, robotlaşmaktan kurtulması, tüm zenginliği sermayenin ve özel kişilerinin elinden, insanlığın toplumsal zenginliği ve paylaşımı haline, onun hizmetine sunabildiğimiz oranda çözüme kavuşturmuş olacağız.

Ekşi sözlükte Huawe’deki çalışma koşullarına anlatan entry şu şekilde:

 

iki gündür türkiye ofisi kaynayan şirkettir. çalışanlarına çin halk cumhuriyeti ‘nin dikta yönetimi türkiye cumhuriyeti sınırları içerisinde dayatılmaktadır. ümraniye’de yer alan huawei türkiye artık beyaz yakalı çalışanların olduğu bir iş yeri değil, turuncu üniformalı mahkumların yer aldığı bir cezaevine dönüşmüştür.

dün itibariyle şirkete giriş çıkış ve çalışan kartlarının okutulma saatleri ile ilgili tehdit gibi bir bilgilendirme yapılmış, yetmemiş şirketin regülasyonuna göre bilmem kaç ayda bilmem kaç kez uyarı alanların kademeli olarak alacakları cezai yaptırımlar ve sözleşme fesih uygulamaları detaylıca anlatılmıştır. iş bu noktadan sonra çok daha vahimleşiyor. aynı bilgilendirme metni içerisinde, yakın zaman içerisinde bu sebeplerden ötürü iş akdine son verilen bir çalışan isim bilgileriyle tüm şirkete ibreti alem olsun diye alenen ifşa edilmiştir. üstelik metnin sonuna herkesin ders çıkarması gerektiği kıssadan hisse olarak inceden yerleştirilmiş.

tüm bu çılgın bilgilendirme metninin ardından, bir gecede tüm kılık-kıyafet yönetmeliğinde köklü değişiklikler uygulanmış, casual giyim tamamen ortadan kaldırılmış, yine yapılan genel bilgilendirme ile giyilmesi ve giyilmemesi gereken kıyafetler resimli örnekleriyle gösterilmiş, beylere takım elbise, hanımlara topuklu ayakkabı-kumaş giyim şart koşulmuş, sabah içeri girerken kapıda güvenlik görevlileri tarafından kontroller gerçekleştirilmiş, esip gürleyen üst düzey bir yöneticinin yönlendirmesi ile kurala uymayanların isimleri tek tek not edilmiştir.

lise yıllarına geri dönüş diyerek şakaya vurabiliriz. ancak ortada çalışan haklarına darbe vuracak ciddi bir zorlama, dayatma, ifşa, yaptırım ve tehdit bulunuyor. hem bu ülke topraklarına gelip para kazanacaksın, bunu yaparken şirketin yönetimini sadece kendi vatandaşlarına bırakıp altında ezikleyebileceğin türkler çalıştıracaksın, doğru düzgün para da vermeyeceksin, insanların giriş çıkış saatlerini tehditle, terörle takip edeceksin, sonra da bu duyulmasın isteyeceksin, öyle mi? yok öyle bir dünya. sen elalemin ismini ifşa edip, bak bunları bunları yaptı herkese ders olsun dersen, elalem de seni ifşa eder, bu da sana ders olsun der, ey huawei turkiye.

içinde insanlık barındıran hr’ları varsa burayı okur gerekli düzeltmeleri yaparlar.

https://eksisozluk.com/entry/76627721

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*