Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » ‘Hırsız Katil Erdoğan’ dedi Onur Kılıç tutuklandı

‘Hırsız Katil Erdoğan’ dedi Onur Kılıç tutuklandı

İzmir’de dün Terörle Mücadele Şubesi polislerince gözaltına alınan ÖDP PM üyesi ve Birleşik Haziran Hareketi İzmir Meclisi Yürütme Kurulu üyesi Onur Kılıç tutuklanma talebiyle sevkedildiği mahkeme tarafından tutuklandı.

Dün CNN Türk’te Şirin Payzın’ın sunduğu programa katılacağının duyurulmasından sonra İzmir TEM polislerince kaldığı ev basılarak gözaltına alınan Onur Kılıç’ın poliste ifade vermediği, ifadesini savcılıkta vereceği belirtilmiş, bu sabahta savcılığa sevkedilmişti.

Kılıç, yakalanma şeklinin hukuk dışı olmasını gerekçe göstererek, ifade vermedi. Savcı Okan Bato ise Kılıç’ın ifadesini dahi almaksızın Emniyet’in evrakları üzerinden işlem yaptı. Kılıç’ın “Cumhurbaşkanlığına hakaret” suçu işlediğini ileri süren Savcı Bato, “kuvvetli delil ve yoğun kasıt” nedeniyle Kılıç’ı tutuklanması istemiyle İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesi’nde sevk etti. Mahkeme Onur Kılıç’ın tutuklanmasına karar verdi.

Tutuklama Hukuksuz

Avukat Asuman Sucu, Onur Kılıç için verilen tutuklama kararını değirlendirdi.

“Onur KILIÇ’a yöneltilen suçlama Türk Ceza Yasasının 299. Maddesinde düzenlenmiş bulunan “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçudur.  Onur KILIÇ’ın tutuklama kararında, kopyala yapıştır mantığıyla, neredeyse bütün tutuklama kararlarında yer alan, “suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, delillerin henüz toplanmamış olması, kaçma ihtimali ve atılı suçun katolog suçlardan olması….” vb benzeri ifadelere yer verilmiş. Bunları hiçbir tutuklama kararı olamaz. Ama daha vahim olanı bunun katalog suç kapsamına sokulmasıdır.

Çünkü katalog suç tanımı 5271 sayılı Ceza Yasasına göre; Türk Ceza Kanununda yer alan; Soykırım ve insanlığa karşı suçlar, Kasten öldürme, Silahla işlenmiş kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama, İşkence, Cinsel saldırı, Çocukların cinsel istismarı, Hırsızlık ve yağma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, Devletin güvenliğine Karşı Suçlar, Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı, Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu, 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar,  Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar, Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları. Onur KILIÇ arkadaşımıza yöneltilen suçlama yukarıda saydıklarımızdan hiçbirine uymuyor.  Tutuklama, yargı kararından önce kişinin özgürlüğünün sınırlanması sonucunu doğuran bir koruma tedbiridir. Bu nedenle koruma tedbirlerine özgü geçici olma, araç olma, orantılılık şartları tutuklama kararı verilebilmesi açısından da öncelikle aranır. Tutuklama, şüpheli veya sanığın muhakemede hazır bulunması, böylece kararın infaz edilmesini, maddi gerçeğe ulaşılmasını sağlamak için delillerin karartılmasını önleme amacı taşır. Ancak bu soruşturmada “öç almak” veya “devletin gücünü göstermek” amacıyla şüphelinin tutuklanmasına karar verildiği izlenimi uyanmaktadır. Zira, söz konusu slogan binlerce kişi tarafından atılmış, paylaşılmıştır. Bu nedenledir ki, arkadaşımız tam da 13 Şubat boykotundan bir gün önce gözaltına alınmış, gözaltında keyfi uygulamalara maruz kalmış ve bugün de tutuklanmıştır. Bizler arkadaşımızın yanında olduğunu belirtiyor, bu hukuksuzluğa bir an önce son verilmesini istiyor, güçlülerin hukukunun değil evrensel hukukun uygulanmasını talep ediyoruz.”

Avukat Hayati Küçük, Katalog Suçla İlgisi Dahi Yok

Katalog suçlar, 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu’nun (CMK) 100. Maddesinin 3. Fıkrasında sayılmıştır. Cumhurbaşkanına hakaret, 100. Maddede sayılan katalog suçlar arasında bulunmamaktadır. Onur Kılıç’a atfedilen suçlama, CMK 100. Maddede sayılan katalog suçlardan hiç birisiyle de uyum göstermemektedir.

Cumhurbaşkanına hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 299. Maddesinde düzenlenmiştir ve alt sınırı bir yıl olan hapis cezası öngörülmüştür. Bu suç katalog suçlar arasında olmadığı gibi, alt sınırı bir yıl olan bir suçlamadan dolayı tutuklama kararı vermek de hukukun katledilmesi anlamını taşımaktadır. Ayrıca, 299. Madde kapsamında bir kişi hakkında kovuşturma yapılabilmesi için Adalet Bakanlığı’ndan izin alınması gerekmektedir. Mahkeme tarafından olmayan bir gerekçenin yaratıldığı, alt sınırı bir yıl olan atılı suçlamanın bulunduğu, yasayla zorunlu tutulmuş izin koşulunun da gerçekleşmediği koşullar içerisinde tutuklama kararı verilmesi, ağır insan hakları ihlali kapsamındadır. Kişinin özgürlüğü keyfi biçimde kısıtlanmıştır.

Ayrıca Onur Kılıç’a yüklenmek istenen hakaret suçunun unsurları da bulunmamaktadır. Bir siyasi partinin yöneticisi olarak siyasal iktidara, iktidar sahiplerinin haksız, usulsüz, hukuk dışı uygulamalarına itiraz niteliğindeki ifadelerin, kişiye ve özellikle de makama hakaret olarak nitelendirilmesi olanaklı değildir. Kaldı ki TCK 299. Maddedeki özel koruma, Anayasa’nın 103. Maddesine göre “görevi tarafsızlıkla yerine getirmek” için andiçen ve bu yemine uygun davranan Cumhurbaşkanı için düzenlenmiştir. Oysa bugün kamuoyunda, Recep Tayyip Erdoğan’ın bu yemine uygun olarak tarafsızlıkla hareket etmesi, Anayasa’nın 100. Maddesindeki hüküm çerçevesinde partisiyle ilişkisini kesmesi konusunda aksi bir kanaat bulunmaktadır. Anayasa’nın 100. ve devamı maddelerindeki Cumhurbaşkanıyla ilgili, özellikle tarafsızlık, partiyle ilişkinin kesilmesi hükümleri uyarınca, TCK 299. Maddedeki düzenlemenin ayrıca değerlendirmeye tabi tutulması zorunludur.

CMK 100. Maddesinde katalog suçlar arasında TCK 309. Maddesinde düzenlenen “Anayasayı ihlal” suçu da bulunmaktadır. Onur Kılıç ve temsilcisi olduğu Birleşik Haziran Hareketi, “bilimsel ve laik eğitim” talebinde bulunmaktadır. Yürürlükte bulunan Anayasa, eğitimin laik ve bilimsel olmasını öngörmektedir. Dolayısıyla Birleşik Haziran Hareketi’nin itirazı, Anayasa’da düzelenmiş “bilimsel ve laik” eğitimin hayata geçirilmesini istemekten ibarettir. Bu konuda Anayasa’yı ihlal eden iktidara uyarıda bulunmaktadır. Dolayısıyla bilimsel ve laik eğitim isteyen değil, bilimsel ve laik eğitimi yok edenler CMK 100. Maddedeki katalog suçu işlemektedir.

Onur Kılıç’ın tutuklanması kararı hiçbir yönden hukuki olarak görülemez. Siyasi nitelikli bir uygulama ile özgürlüğü kısıtlanmıştır. Bir an önce bu hukuksuz durumun ortadan kaldırılarak Onur Kılıç’a özgürlüğü iade edilmelidir.

ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş‘ın Onur Kılıç’ın tutuklanmasıyla ilgili açıklaması:

“Katil Erdoğan” bahane ediliyor

ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş, haberdar.com sitesine yaptığı açıklamada Onur Kılıç’ın, 11 Ocak tarihinde Birleşik Haziran Hareketi’nin, İzmir’de üç bin kişinin katıldığı bir protesto eylemleri gerçekleştirdiğini belireter, eylemde ‘Katil Erdoğan’ sloganı atıldığını ve Kılıç’ın bu slogan bahane edilerek tutuklandığını söyledi.

İzmir valisi Sıkıyönetim Valisi gibi

Alper Taş’ın açıklamaları şöyle:

“Dün gece evinde arkadaşlarıyla otururken terörle mücadele birimleri tarafından gözaltına alınması hukuka aykırıdır çünkü olayın terörle mücadele kapsamında değerlendirilmesi tam bir garabet” diyen Alper Taş, İzmir Vali’sinin bu emri vererek yetkilerini aştığını, sıkı yönetim valisi gibi davrandığını ayrıca vali İç Güvenlik Paketi’nde yer alan valilerin yetkilerinin genişletilmesi yasalaşmamışken bunu yaparak devletin değil AKP hükümetinin valisi olduğunu göstermiştir.”

muhalefet.org

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*