Anasayfa » GENÇLİK » Haydi öğrenciler sosyal güvencesizliğe!

Haydi öğrenciler sosyal güvencesizliğe!

27 Mart Pazar günü Türkiye genelinde Üniversite 1. basamak sınavı olan YGS sınavına girecek çocuklarımız için bu yazıyı kaleme alıyorum.

SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) Başkanlığı tarafından hazırlanan ve tüm Sosyal Güvenlik Kurumlarına dağıtılan “Haydi Öğrenciler Sosyal Güvenliğe” adlı broşür dikkatimi çekiyor. Adana SGK ‘da beklerken broşüre göz atmaya başlıyorum. Broşürde şöyle bir cümle var, “Sevgili öğrenciler, Sosyal Güvenlik hayat garantisidir!” diyor. “Amacı; siz ve ailenizi, hayatın risklerine karşı korumak ve herkese insanlık onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi sağlamaktır!” diye devam ediyor.

Yanlış mı okuyorum diye tekrar tekrar okuyorum. Yoo, yanlış da okumuyorum. Hatta birlikte oturduğumuz kadın arkadaşa da okutuyorum, kesinlikle yanlış okumuyoruz. O zaman bir terslik var. 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı kanunla bir çok haklarımızın gasp edildiğini ve de edileceğini bilmesem sözler kulağa öylesine hoş geliyor ki inanasım da geliyor. Bilmesem diyorum ya işte 5510 sayılı kanunun hala bizler için neler getireceğini biliyor muyuz acaba? Ya gençlerimiz için neler getirdi? 18 yaşından küçükler Genel Sağlık sigortasından faydalanacaklar denildi, hastanelerde mahsur kaldılar, katkı payı ödemeden sağlıktan faydalanamadılar. Sonra üniversitelerde hep okuyup hem de çalışan öğrencilere tam gün sigorta zorunluluğu getirilerek, üniversite tam gün Sigorta Primini ödemeyince öğrenciler işsiz kaldılar.

Bugün öğrenci çocuklarımız yarınsız bir gelecekle karşı karşıya ve emeklilik koşulları artık hiç olmayacak. Sigortasız, güvencesiz ve geleceksiz bir ortamda çalışmak zorunda kalacak bugünün öğrencileri yarının işçileri. Emekli yaşının 65, prim gün sayısının ise 9000 işgünü olma zorunluluğu getirilirken, Sosyal Güvenlik nasıl “Hayat Garantisi” olabiliyor?

Ya seçim nedeniyle ertelenen ve 2012 yılında hayata geçirilecek olan Genel Sağlık Sigortası ile yaşamlarımız nasıl cehenneme dönecek biliyor muyuz? Öğrenimine devam eden çocuklarımız 18 yaşını doldurduğunda 30 TL gibi bir katkı payı ödeyecekler, ki bu bir ailede birden fazla 18 yaşını doldurmuş öğrenciler de olabilecek. Kıdem tazminatlarımız fona aktarılacak, bölgesel asgari ücret uygulamasına geçilecek, en önemlisi ise sigortalı çalışanların aileleri sağlıktan yararlanmayacak artık. Meslek Liseleri sermaye şirketleri KOÇ‘lara, SABANCI‘lara devredilecek, öğrenciler sermayedarlara ucuz işgücü olarak servis edilecek.

Broşürün iç sayfalarını inceliyorum. “Annenizin, babanızın ve kardeşlerinizin Sosyal Güvenlik Sistemine kayıtlı olup olmadıklarını sorun ve sorgulayın!” diyerek öğrencilere yol gösteriyor. Pes doğrusu, diyorum. Bu kapitalist sistemde hangi öğrencimizin ana babası sigortalı ve güvenceli işte çalışıyor! En son örnek Numune Hastanesi taşeron kadın işçilerden bazıları hamile oldukları ve doğum iznine ayrılanlar başta olmak üzere güvenli bir gelecek istedikleri için işten atılmadılar mı? İşlerini geri istedikleri için sermayeyi koruyan polisler tarafından yaka paça göz altına alınmadılar mı?

Diyelim ki öğrencilerimiz sigortasız çalışan anne ve babalarını sisteme kayıtlı değil diyerek şikayette bulundular. Hangi devlet kurumu bunu dikkate alacak sorarım. Bu gün 300 TL gibi bir ücretle üstelik öğlen yemeksiz ve sosyal güvencesiz, okul çağında olan ancak ailesine yardım için merdiven altı tekstil atölyelerine çalışan genç kadınlarımızı kim duyuyor. Bu atölyelere hangi devlet kurumu gelmiş de “Neden sigortasız” işçi çalıştırıyorsun demiş. Unutmayalım ki sermeye sermeyeyi hiçbir zaman ısırmaz.

Çalışamaz duruma geldiğinde kimsenin sana bakmadığını, yaşlandığında; hiçbir gelirin olmadığını, hastalandığında nasıl tedavi olacağını düşün! Unutma güvenli gelecek senin elinde. Güvenli gelecek, insanca yaşam ise sosyalizmde. Unutma!

Adana‘dan İşçi Meclisi okuru, öğrenci velisi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*