Bugün yaşadığımız sürece şöyle bir göz attığımızda, bu cümlenin karşılığını yaşamımızın her alanında görebiliriz. Her gün bombaların patladığı, insanların kitleler halinde katledildiği, sokağa dahi çıkmaya korkulan günlerden geçiyoruz.

Son 1 Mayıs’ta tüm bunların gölgesinde, öylesine geçiverip gitti. Öncesi ve sonrasıyla ruhsuz, cansız ve “bir an önce bitse de gitsek” diye geçiştiriliveren bir 1 Mayıs… Yaşadığımız süreçte “umutların tükendiği” bu ülke de hiç bir şey olmaz demogojileriyle kendilerini ileri burjuva demokrasilerinin koynuna atmaya çalışan insanlar gördük, görüyoruz. Şimdi diyeceksiniz ki yazının başlığıyla bu bölümün ne alakası var oraya gelelim. İngiltere premier liginde Leicester City diye bir takım şampiyon oldu. Bu durumu bu kadar ilginç kılan ise Leicester City’nin kurtlar sofrasında uzun bir maraton sonunda şampiyon olmasıdır. Bu Leicester City İngiltere lig tarihi boyunca en fazla küme düşen (22 kez) ama yılmadan mücadele edip tekrar çıkan bir takımdır. Bugün Türkiye Devrimci Hareketine baktığımız zamanda maalesef “yenilgiler” bir hayli fazladır. Ama bizlerde bu mücadeleyi yılmadan sürdürüp şampiyonluklar kazanacağımız günler gelecektir. Tıpkı Leicester City’nin , uzun bir maraton sonunda dar ve kısıtlı bir bütçe ile yola çıkıp yakaladığı şampiyonluk gibi. Tıpkı bugün mücadele anlamında bizlerin yaşadığı “yenilgi” yi aşacağımız inancıyla yol alarak, tüm umutlarıyla geçen sene son haftalarda aldığı puanlarla ligde kalmayı başarıp yenilgiden zafere ulaşan Leicester City gibi.

349futbolborsajpg

Leicester’ın şampiyonluğunu bugün yaşadığımız süreçle bu kadar benzeştiren nedenleri, sebepleri anlatalım biraz. Leicester takımı “Kurtlar sofrası” tabirinin bile hafif kalacağı bir ortamda, en dipten gelerek ve bu kadar kısa sürede olacağını beklememelerine rağmen, hayallerinin peşinde koşup, asla umutlarını yitirmeden, mücadelelerinden vazgeçmeyerek şampiyon oldu. Bugün mücadele anlamında gerilemiş olsak da, Leicester City gibi oyunu en geriden olmasa da kendi sahamızın ortalarından tekrar kurmaya çalışarak, yaşadıklarımızdan dersler, deneyimler çıkarıp farklı bir şekilde mücadelenin içinde farklı taktiklerle ısrarcı olmak devamlılık göstermek önem arz ediyor. Evet düşmanın silahları, tankları, topları, eğitimi, medyasıyla, yani her şeyiyle çok güçlü, ancak İngiltere Premier ligi de çok güçlü. Rus milyarderi Abramovich’in Chelsea’sıyla, Arap sermeyesinin Manchester City’siyle, ABD li iş adamının Manchester United’ ıyla, Arsenal’ iyle, Liverpool’ uyla, Tottenham’ıyla stadıyla, seyircisiyle sponsorluk anlaşmalarıyla düşman çok güçlü. Bu takımların bir futbolcusunun, Leicester City’nin tüm takımının değerinde olduğunu da unutmayalım. Ancak Leicester City düşmanın çokluğuna, kendi sayılarının azlığına bakmadan, sekiz sene öncesinde 3.ligde iken iki sene önce Premier Lige çıkabilen, geçtiğimiz senede son anda ligde kalabilmiş ve bu sezona 40 puan hedefiyle başlamasına rağmen, ligin bitimine iki hafta kala şampiyonluğa ulaşarak kendi devrimlerini gerçekleştirebilen bir takım olmuştur. Leicester güzellemesinde güzellenen olgu Leicester’in Tayland’lı milyarderinin biriktirdiği ve Leicester üzerinden biriktireceği sermaye değildir. Amacımız, maçtan önce, anında ve sonrasında, antrenmanda, maç esnasında gerideyken de, öndeyken de yılmadan ter döken, emek harcayan sahada, yedek kulübesinde, soyunma odasında, kenar ve köşedekilerin yani parayı kazananı değil gerçek yaratıcıların başarısını selamlamaktır.

432415

Bizlerde mücadelenin düz bir yolda ilerlemediğini, inişlerin çıkışların, yenilgilerin, durgunlukların olduğunu bilerek düşmanın çokluğuna, sayımızın azlığına bakmadan ısrarla bu dikenli yolda yürüyeceğiz ve bir kent olacağız sonunda adını değiştireceğiz ülkenin!

Ankara’dan Bir Devrimci Proletarya Okuru