Anasayfa » DÜNYA » Hawking onurlu bir bilim insanıydı

Hawking onurlu bir bilim insanıydı

Onurlu bilim insanı, Einstein’dan sonraki en önemli teorik fizikçi olarak kabul edilen Stephan Hawking yaşamını yitirdi.

Yine 1960’lı yıllarda Stephan Hawking, Penrose ile birlikte idealist “big bang” teorisinin boşluklarını diyalektik materyalizm ile harmanlamaya çalışarak, matematik ve fizik felsefesi açısından kanıtlama çalıştı. Hawking-Penrose‘un “big bang’in matematik mükemmellikle kanıtlanması” teorisi, idealizm ve metafizik ile diyalektik materyalizm arasında yalpalayan, ikisinin eklektik sentezini yapmaya çalışan bir teoriydi. Keşiş Lemaitre‘in “tanrı-yaratan-din” temelinden yapmaya çabaladığı din-bilim eklektik sentezini, Hawking tersinden soyut matematik temelinden bilim-“büyük tasarımcı” biçiminde yapıyordu! Ancak Hawking‘in de big bang teorisinin iç tutarsızlık ve boşluklarını diyalektik materyalizm ile gidermeye çalışan, daha mükemmelleştirilmiş matematik kanıtları da, Higgs‘inkiyle aynı yolu izledi ve aynı sonuca ulaştı!. Big bang ve Standart Model’in kanıtlanması için ortaya konan “mükemmelleştirilmiş matematik teorisi”, sonuçta big bang ve Standart modele ağır bir darbe daha indirilmiş olmasıyla ve tanrının bir kez daha evrenden kovulmasıyla sonuçlandı!

Hawking
, özellikle de bu eklektik “big bang” teorisini popüler biçimde kaleme alan “Zamanın Kısa Tarihi” başlıklı kitabının yayınlandığı 80’li ve 90’lı yıllar boyunca -ki tam da neoliberal ve postmodern saldırganlığın şaha kalktığı, revizyonizmin çöktüğü, işçi sınıfının ağır bir yenilgiyle gerilediği yıllardır- tekelci burjuvazi ve dinci-gericilik tarafından fizikbiliminin magazinleşmiş süper starı ilan edildi!

Hawking‘in onulmaz bir hastalıkla sadece birkaç parmağıyla kullandığı bilgisayar dışında hareketsiz vücudu, “büyük tasarımcı” idealizmine fevkalade denk bir görünüm sunuyordu, postmodernizm onun bu durumunu bile sonuna kadar sömürmekten kaçınmadı. Kaldı ki, Hawking-Penrose teorisi, geleneksel tanrı düşüncesi yerine bir “büyük tasarımcı akıl” geçirerek, bilgisayar çağına daha uygun bir postmodern tanrı düşüncesiyle, dini ve tanrıyı da sermaye birikiminin yeni koşullarına göre modifiye ediyordu!

Ancak Hawking kazandığı olağanüstü şan ve üne, 40 milyon satan kitaplarına karşın satılık bir beyin olmayı reddetti. İdealizm ile diyalektik materyalizm arasındaki yalpalamalarına karşın, bilim insanı onurunu çöpe atmadı. Vatikan’da katıldığı bir konferansta “Büyük patlamadan sonra evrenin gelişmesiyle uğraşmanıza karşı değiliz, ama büyük patlamanın kendisini araştırma çabasında olmayınız, çünkü o, tanrının eseridir” diyen Papa’nın bu dayatmasını reddetti. Tam da “büyük patlama”nın kendisinin araştırmasında derinleştikçe, o mükemmel matematik teorisinin de nasıl çöktüğünü görmekte gecikmedi. Çok geçmeden “Zamanın Kısa Tarihi”nde ileri sürdüğü “evrenin oluşumunda tanrının rolünün olabileceği” görüşünü de özeleştirel biçimde geri çekti. Son kitaplarında idealizmden ve büyük patlama teorisinden tümüyle kopmamakla birlikte, materyalizme, daha ziyade de diyalektiğe yakınlaşan görüşler savundu, evrenin başlangıçsız, sınırsız ve sonsuz olduğunu ortaya koydu, fizik yasalarında ve evrende bir tanrıya gerek olmadığını apaçık gösterdi. Kendi eliyle yaygınlaştırdığı big bang teorisine, teklif edilen milyonlarca doları ve tehditleri elinin tersiyle itip, bütün bulanıklık ve gelgitlerine karşın, yine kendi eliyle ağır bir darbe indirmiş oldu. Tabii tekelci burjuvazi ve mali oligarşisinin, burjuva medyanın, popüler gerici magazinel bilim yavanlığının, Vatikan’ın ve dinci-gericiliğin hemen gözünden düştü. Ne son kitapları ne de kendisi anılmaz oluverdi!

 

Pink Floyd 3 yıl önce Hawking’in Zamanın Kısa Tarihi kitabındaki şu sözünü şarkılaştırmıştı:

“Konuşma fikirlerin iletişimine olanak verdi, insanların birlikte imkansızı başarmasını sağladı. İnsanlığın en büyük başarıları konuşma dolayımıyla ortaya çıktı, ve en büyük başarısızlıkları ise konuşmamayla. Böyle olması gerekmez. En büyük umutlarımız gelecekte gerçekleşebilir. Denetimimizdeki teknolojiyle, olasılıklar engelsizdir. Tüm yapmamız gereken konuşmayı sürdürdüğümüzden emin olmak.” (Stephen Hawking)

Pink Floyd’un şarkısı (Konuşmaya devam et)

Milyonlarca yıl boyunca insanoğlu tıpkı hayvanlar gibi yaşadı
Sonra bir şey oldu hayal gücümüzün dizginlerini salıveren
Ve öğrendik konuşmayı

Bir sessiz1ik var beni kuşatan
Doğru düşünebileceğimi zannetmiyorum
Köşede oturacagım
Kimse rahatsız edemeyecek beni
Şimdi konuşmam gerekiyor sanırım ~ Neden benimle konuşmuyorsun?
Şimdi konuşabileceğimi zannetmiyorum ~ Benimle hiç konuşmuyorsun!
Sözcüklerim doğru çıkmayacak ~ Ne düşünüyorsun?
Sesimin boğulduğunu hissediyorum ~ Ne hissediyorsun?
Şimdi kendimi zayıf hissediyorum ~ Neden benimle konuşmuyorsun?
Fakat zayıflığımı gösteremem ~ Benimle hiç konuşmuyorsun!
Bazen merak ederim ~ Ne düşünüyorsun?
Buradan nereye gidiyoruz ~Ne hissediyorsun?

Böyle olması gerekmez
Tüm yapmamız gereken konuşmayı sürdürdüğiimüzden emin olmaktır

Neden benimle konuşmuyorsun ?
Benimle hiç konuşmuyorsun !
Ne düşünüyorsun?
Ne hissediyorsun?
Neden benimle konuşmuyorsun?
Benimle hiç konuşmuyorsun ?
Ne düşünüyorsun?
Buradan nereye gidiyoruz?

Sesimin boğulduğunu hissediyorum ~ Şimdi nefes alamadığımı biliyorsun
Hiçbir yere gitmiyoruz
Hiçbir yere gitmiyoruz

Böyle olması gerekmez
Tüm yapmamız gereken konuşmayı sürdürdüğümüzden emin olmaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*