30 Ağustos 3190 | 14:09

Hava-İş’te kritik seçim tamamlandı

Hava-İş‘te 7-8 Aralık 2013‘te yapılacak Genel Kurul için delege seçimleri devam ediyor. Delege seçimlerinin kritik bir dönemeci olan THY Teknik‘te seçimleri Hava-İş yönetiminin çıkardığı Mavi Liste kazandı. Mavi Liste 820, “bağımsız” olduğu iddiasındaki THY yönetimi ve AKP destekli Beyaz Liste ise 562 oy aldı. Böylelikle THY Teknik’in Genel Kurul’a göndereceği 25 delege mevcut yönetimin adaylarından oluşmuş oldu.

Bazı küçük birimlerde seçimleri “Reform Hareketi” adı altında örgütlenen patron işbirlikçisi grubun kazanmasının ardından THY Teknik seçimlerinin önemi artmış, sendika içindeki çoklu gerilim de tırmanmıştı. Mevcut yönetime muhalif Emek Meclisi ve Gökkuşağı Hareketi, seçime iki gün kala adayları üzerindeki baskıları gerekçe göstererek delege seçimlerine katılmayacaklarını açıkladılar. Bu baskıların birebir yapıldığı ve işten atma sopasının yakından sallandığı belirtiliyor. THY’de örgütlenme ve mücadelenin zorlu koşulları bilinmesine rağmen karşı hazırlığın buna denk düzeyde olmaması, gerek THY yönetimine gerekse de sendika bürokrasisine karşı iki cephede mücadele etmeyi önüne koyan muhalefetin de bir handikapı olarak ortaya çıktı. Seçim sonuçlarıyla birlikte, kelimenin tam anlamıyla Beyaz (işbirlikçi) Liste’nin önü bir hayli yüklendiği Teknik’te kesilmiş oldu. 1600 işçinin çalıştığı bu birimin ardından, dikkatler uçuculara yönelmiş durumda. Hava-İş’te yeni yönetim, 300 delege tarafından belirlenecek. 16 bin civarındaki Hava-İş üyesi işçinin seçeceği 300 delegenin 240′ı İstanbul’dan çıkacak. Ancak sendika yönetiminin tutumu nedeniyle birimlerdeki delege seçimlerinin yapılacağı günler belli olmadığı gibi, tüm işçilerin katılabileceği biçimde birkaç güne yayılmış bir seçim uygulaması da yok.

Gerçekten de “Bu daha başlangıç”…

Hava-İş Genel Kurulu öncesindeki gelişmeler, “Bu daha başlangıç…” sloganının geçerliliğini bir kez daha gösterdi. Bir yanda örgütlü sendika gücünü, işçilerin örgütlenme ve mücadele birikimini tamamen çözmeye, havacılıktaki sermaye birikimi ve artıdeğer sömürüsünü azamileştirmeye, 3. havaalanı ile “üç beş ağacı” değil, kentlerin, işçi sınıfının, günün ve gelecek kuşakların ciğerlerini sökmeye yeminli tekelci kapitalistler; bir yanda 25 yıla yayılmış, taşlaşmış sendika bürokrasisi. Bu denli kararlı yapılara karşı işçi sınıfının öz iradesinin, örgütlenme ve eyleminin açığa çıkarılması kuşkusuz ne tek bir hamlenin sonucu olabilir; ne de silik ve sendikalist bir evrimciliğin hediyesidir! İşçi sınıfının sırtını gitgide duvara dayandığı, onun en temel mücadele silahı grevi bile etkisizleştirildiği, yalan ve içi boş ajitatif söylemlerin gerçeğin yerine koyulduğu verili koşullarda, Gezi’nin hem tetikleyeni hem de sonucu olduğu kendi kararlarını verme, kendi yaşamı ve geleceği için söz sahibi olma ihtiyacını kararlı bir sınıf stratejisi ile ilerletmek zorunludur. İşçi sınıfının bir bölüğündeki her ileri adımın sınıf düşmanına karşı diğer bölükler için ilham verici bir etkide bulunması anlamında da, ancak bunun zorlu bir çabanın daha ilk adımları olması anlamında da “Bu daha başlangıç…”

Hava-İş’teki gelişmeler, gerek tekelci kapitalizmin gerek sendika bürokrasisinin mevzilenişi açısından tüm işçi sınıfı için değerlendirilmesi gereken dersler içeriyor.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. İşaretli alanların doldurulması zorunludur.

*
*