Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Hava İş eylemi: “Ocak ayında en az 68 işçi hayatını kaybetti”

Hava İş eylemi: “Ocak ayında en az 68 işçi hayatını kaybetti”

Direnişlerinin 250. gününde Cumartesi eylemlerinin 19.’sunu gerçekleştiren Hava-İş üyeleri ile İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi üyeleri dün Bakırköy’deki sendika binası önünde biraraya geldiler.

Yolu trafiğe kapatarak, sloganlarla Bakırköy Özgürlük Meydanı’na yapılan yürüyüşe çevredekiler alkışlarla, yoldan geçen araçlar da korna çalarak destek verdi.

Yürüyüşe, Zonguldak’tan gelen Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Eyüp Alabaş ve yönetim kurulu üyeleri de katıldı. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi “Taşeron çalışma ölüm demektir” yazılı pankartla yürüyüşteki yerini alırken, korteje TKP ve UİD-DER de katıldı. Eyleme Devrimci Proletarya okurları da katıldılar.

Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda ise korteji, 15 gün Şişecam fabrikasını işgal eden Kristal-İş, sendikal hakları ihlal edilen ve geçtiğimiz hafta Ankara’da eylem yapan Yol-İş ve Tez Koop-İş üyeleri kitlesel bir şekilde karşıladı. Eyleme ayrıca Yeraltı Maden-İş Eski Genel Başkanı Çetin Uygur, Sine-Sen Genel Başkanı Zafer Ayden, Enerji-Sen Genel Başkanı Kamil Kartal, Belediye-İş, BTS 2 No’lu Şube, direnişteki DHL işçileri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyeleri de katıldı. TKP 1920, Atatürk Spor ve Yaşam Köyü taşeron işçileri, TKP, ÖDP, UİD-DER’in de aralarında olduğu kurumlar destek verdi.

Eylemde sık sık “Ya 305 işçi dönecek ya sözleşme bitecek”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek”, “İş ekmek yoksa barış da yok”, ” Yaşasın sınıf dayanışması”, “Hava işçisi yalnız değildir”, “Madenci Hava-İş omuz omuza”, “İşçi düşmanı taşeron AKP” , “Taşeron çalışma ölüm demektir” sloganları atıldı.

Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Eyüp Alabaş ve TKP adına yapılan ve AKP karşıtlığı başlığı altında toplanabilecek konuşmaların ardından İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi adına adına söz alındı.

isigocak
‘YAŞASIN SINIF DAYANIŞMASI’

İSİG Meclisi hem THY işçilerinin eylemine destek vermek hem de Ocak ayı iş cinayetleri raporlarını açıklamak üzere söz alırken ilk olarak Kozlu madenlerinde ve Antep’te fabrikada ölen işçiler adına saygı duruşu çağrısı yapıldı. Saygı duruşu sırasında Nazım Hikmet’in “Sacco ve Vanzetti” şiirinden bir parça okundu. Saygı duruşunun ardından söz İSİG Meclisi adına TMMOB İKK’dan Zafer Güzey’e verildi. Güzey, Ocak ayında 68 işçinin iş cinayetleri sonucu yaşamını yitirdiğini belirterek, bunlardan 16’sının madencilik, 15’inin inşaat ve 10’unun metal sektöründe yaşandığını bildirdi.
isigocak2
7 Ocak’ta Zonguldak Kozlu’da 8 madenci ve 30 Ocak’ta Antep’teki bir galvaniz fabrikasında 7 işçinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Güzey, işçilerin ölümünden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sorumlu olduğunu kaydetti.

Antep’teki patlamanın haberini AKP grup toplantısında alan Başbakan’ın önce “5 ölümüz var” dediğini, 8 olduğunun hatırlatılması üzerine ise “neyse, 8” dediğini hatırlatan Güzey, “Benzerlerine daha önce de defalarca tanık olduğumuz bu tutum bir dil sürçmesi değil, sermayenin karına kar katmak için göz göre göre ölüme gönderilen işçilerin hayatları karşısındaki kayıtsızlığın ifadesidir” dedi.

Güzey, havayolu işçilerinin direnişini de selamlarken, iş cinayetlerine karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.

Açıklamadan sonra “Taşeron çalışma ölüm demektir”, “İş kazası değil iş cinayeti”, “Sorumlular belli adalet istiyoruz”, “Güzel ölmek istemiyoruz” sloganları atıldı.

MASADA İLK MADDE 305 İŞÇİ

Eylemde son olarak direnişlerinin 250. gününde olan Hava-İş üyeleri adına Deniz Eralp bir açıklama yaptı. Eralp, “Havacılık işçilerine grev yasağı getirilirken amaçlananın sendikasız, örgütsüz ve toplu iş sözleşmesi bir havacılık sektörü yaratmak dolayısıyla taşeron sistemi engelsiz ve karşı çıkılmadan kolayca yaygınlaştırmak olduğu açıktır” dedi. Bu tehlikeye karşı greve çıktıklarını söyleyen Eralp, grev olmadan sendikanın örgütlenmesinin bir anlam ifade etmeyeceğini kaydetti.

THY çalışanlarının işten atılma korkusuyla hasta olsa dahi çalıştığını belirten Deniz Eralp, ulaştırma kazalarının yüzde 20-30’unun yorgunluktan kaynaklandığına dikkat çekti. Eralp, “Havacılık sektöründe insanca çalışma koşullarının oluşması ve sıfır kazaların alt yapısının oluşması ancak sendikalı ve toplu iş sözleşmeli bir çalışma düzeni ile sağlanabilir” diye konuştu.

Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerine de değinen Eralp, ilk şartlarının 305 işçinin geri alınması olduğunu hatırlattı. Eralp, “Masadan ikinci oturumda kaçan işvereni masaya ve uzlaşmaya davet ediyoruz. Haksız işten çıkarma kararınızı geri alın ve 305 işçi işbaşı yapsın” dedi.

İşçiler eylemi halaylarla sonlandırdı.
isigocak3
İSİG Meclisi’nin basın açıklamasının tam metni

“Güvencesiz çalışma ölüm demektir”
İş cinayetleri kadın, erkek demeden, ülkemizin dört bir yanında Ocak ayında da devam etti. Yazılı, görsel, dijital basından ve emek-meslek örgütlerinden gelen bilgiler ışığında tespit edebildiğimiz kadarıyla Ocak ayında en az 68 işçi hayatını kaybetti…

İşçi ölümlerinin 16’sı madencilik, 15’i inşaat ve 10’u metal sektörlerinde yaşandı…

Zonguldak’ta 11, Gaziantep’te 10, İstanbul’da 6 ve İzmir’de 4 arkadaşımız aramızdan ayrıldı…

7 Ocak 2013 Pazartesi günü saat 11.20 sıralarında Türkiye Taşkömürü Kurumu’na bağlı Zonguldak Kozlu Müessese Müdürlüğü faaliyet sahası içinde bulunan ve – 630 kotunda açılmakta olan ana kat hazırlık galerisinde meydana gelen iş cinayetinde 8 maden işçisi yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren arkadaşlarımızın adı Hüseyin Kürekçi, Hasan Bozacı, Muharrem Yapıcı, Yüksel Koca, Ahmet Şekerci, Köksal Kadıoğlu, Muhsin Akyüz ve Satılmış Arslan’dır. Metan patlamasının gerçekleştiği ocağı taşeron Star İnşaat işletmektedir. Star İnşaat MHP’li milletvekili Ruhsar Demirel’in eşine aittir. Grubun diğer iştiraki Pano Madencilik’in diğer iki ortağından biri ise Türkiye Taşkömürü Kurumu Müdürü Dursun Akyürek’tir.

Star İnşaat’a bağlı olarak çalışan maden işçileri 2011 Haziran ayında ücretlerini düzenli alamadıkları, çalışma koşullarının kötü olduğunu, iş güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğunu ve gaz maskelerinin bile olmadığını belirterek, “Sonumuz Karadon’da ölen 30 işçi gibi olsun istemiyoruz” diyerek eylem yapmıştı. Yine 2012 Temmuz ayında mazeret izinlerinin verilmediği, rahatsızlıklarına rağmen doktora gitme taleplerinin kabul edilmediği, yedek kıyafet ve çizme verilmediğini belirterek iş bırakmışlardı. Kozlu Müessese Müdürü Kazım Eroğlu ise işçilerin yaptıkları eylemin “yasa dışı” olduğunu iddia etmişti. Bakanlığın yaptığı denetlemelerde kontrol ve degaj sondajlarının yeterli yapılmadığı konusunda firma defalarca uyarılmış ve bu durum Sayıştay raporlarına da yansımıştı. Ancak eksiklikleri tespit edilmesine rağmen işletmeye sadece para cezası kesildi ve şirket faaliyetine devam etti…

7 Ocak’ta ise metan gazının ani püskürmesi sonucu 8 arkadaşımız hayatını kaybetmiştir. Yaşanan bu iş cinayetinin sorumlusu Çalışma Bakanlığı, Star İnşaat ve TTK’dır.

30 Ocak 2013 Çarşamba günü saat 10.45’te, Gaziantep 4’üncü Organize Sanayi Bölgesi’nde “Çeliğin hayat bulduğu yer!” sloganı ile faaliyet gösteren Güneydoğu Galvaniz fabrikasında buhar kazanında meydana gelen patlama sonucu 7 işçi can verdi… Can veren arkadaşlarımızın adı Ramazan Bezgin, Lütfü Çalakan, Emrah Özboya, Serdar Tufan, Kenan Kaya ve Suriye’de yaşanan savaş sonucu ülkelerini terk etmek zorunda kalan Muhammed Ashour ile Hasan Ahmad Asaad’dır.

Güneydoğu Galvaniz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in açıklamasına göre, “2011 yılında iki kez teftiş görmüş, idari para cezasına çarptırılmış. Belli ki iş sağlığı ve güvenliği konusunda eksikleri olan bir işyeri”dir. Ancak iş güvenliği konusunda “eksiklikleri olan işyeri” üretime devam etmiştir. Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adil Konukoğlu “Firmamız büyük ve başarılı bir firma. Alınan tüm önlemlere rağmen, bazen bu tür kazalar oluyor” diyebilmektedir. Diğer yandan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin de, Suriyeli işçiler için “İşverenimiz bize kazanın yanında duruyorlardı” diyerek kaçak göçmen işçiliği maskelemeye çalışmıştır.

Patlama haberi AKP grup toplantısında kendisine ulaştırılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise “beş ölümüz var” dediği konuşmasına ölü sayısının sekiz olduğu uyarısından sonra “neyse, sekiz” diyerek devam etmiştir. Benzerlerine daha önce de defalarca tanık olduğumuz bu tutum bir dil sürçmesi değil, sermayenin karına kar katmak için göz göre göre ölüme gönderilen işçilerin hayatları karşısındaki kayıtsızlığın ifadesidir

Güneydoğu Galvaniz patronları, Organize Sanayi Bölgesi sorumluları ve iş güvenliği eksiklikleri olduğu tespit edilen fabrikanın bu önlemleri alması yaptırımını uygulamayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 7 işçi arkadaşımızın ölümünden sorumludur…

Açıklamamıza son verirken 250 gündür direnen havayolu işçilerini selamlıyor ve iş cinayetlerine karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha haykırıyoruz…

Sorumlular Belli Adalet İstiyoruz!

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*