Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Hasta tutsaklara özgürlük!

Hasta tutsaklara özgürlük!

Ankara’da hasta tutsaklar serbest bırakılsın şiarıyla haftalardır Yüksel Caddesi’nde yapılan eylemlere bu hafta da devam edildi. Eylemde tutsakların yakalandıkları hastalıkların ve bu hastalıkların ilerlemesinde temel nedeninin tecrit olduğu vurgusu yapıldı. Güler Zere’nin tecrit koşullarından çıktıktan sonra mümkün olan tedavisi ile hastalığında olumlu yönde gelişmeler olduğu ve doktorların umutlandıkları da belirtildi. Eylemde direnişteki TEKEL işçilerinin direnişi de selamlandı.
Eylem önümüzdeki haftada devam edecek.

Eylemde okunan basın açıklamsı şöyle;

TECRİT ALTINDA HİÇBİR HASTA TUTSAK İYİLEŞEMEZ!
TÜM HASTA TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK!

Hasta tutsaklara özgürlük istemek için bir kez buradayız. Tecrite son verilmesini istediğimiz için buradayız. Çünkü biliyoruz ki, tutsakları hasta eden de, tedavilerini engelleyen de tecrittir.

Mücadelemizle zulmün elinden çekip aldığımız Güler Zere bu durumun en açık kanıtıdır. Güler Zere tahliye edildiği 6 Kasım 2009 tarihinde hastalığının son aşamasında ve ölümle burun burunaydı. Beslenemiyor, konuşamıyor, göremiyor, duyamıyordu. Tahliyesinden hemen birkaç gün sonra, ağız yoluyla sıvı gıdaları almaya başladı. Doktorları, Güler Zere’nin durumunda hızla iyileşmelerin olduğunu söylüyorlardı.

Bugün Güler Zere’nin tahliyesinin üzerinden sadece 2 ay geçti ve doktorlar çok daha kuvvetli bir ihtimal olarak “Güler bu hastalıktan kurtulacak” diyorlar. Kanserin yayılmasının bir bölümünün durduğunu söylüyorlar. Tecrit koşulları dışına çıktığında; kanser hastası bir insan, hastalığının son evresinde bile iyileşme gösterebiliyor. Yani sorunun özü tecrittir.

Tecrit keyfiliktir. Tecrit yaptırımdır. Tecrit dayatmadır. Sizin hasta olmanız, ne hastası olduğunuz önemli değildir. Çoğu zaman revire çıkabilmek için bile sağlığınızla onurunuz arasında bir tercih yapmak zorunda bırakılırsınız. Revire, hastaneye ya da hücrenin dışında herhangi bir yere çıkarken; ayakkabı araması, kelepçeli muayene, hastane odasına askerin de girmesi gibi pek çok engelle karşılaşırsınız. Tüm bunlar tedavinizin engellenmesinin gerekçesi yapılabilir. Güler Zere ve daha pek çok tutsağın hastalıklarında olduğu gibi erken teşhiş konulmaması, tedavinin geciktirilmesi gibi nedenler de hastalıkları ölümcül, geri dönüşsüz noktalara getirir. Çünkü tecritte, ilaçlarınızı düzenli almanız bile mümkün değildir.

F tipleri açıldığından bu yana tecritte sessiz bir imha sürüp gidiyor. İmhanın sezsizliği, tecritin sinsiliğindendir. Tutsaklar yavaş yavaş hasta edilip, hızla ölüme gönderilmektedir. Bu şekilde öldürülen tutsak sayısı 300’den fazladır. Bu katliam hapishanelerde uygulanmakta, Adalet Bakanlığı, Adli Tıp Kurumu ve yetkili savcıların düşmanca tutumlarıyla, çifte standartçı yaklaşımlarıyla tamamlanmaktadır.

Hastalıkların da ölümlerin de nedeni tecrittir. Tecritte olduğu sürece hiçbir hasta tutsak iyileşemez. Bugün tecritte olan ve durumu ağır olan çok fazla tutsak vardır. Onların yaşamını tehlikeye sokansa hastalık değil, tecrittir. Yine Güler Zere’nin durumu örnektir. Güler Zere’nin sağlık durumundaki hızlı iyileşmenin nedeni tecrit koşullarının ortadan kalkmasıdır.

Bu nedenle buradan bir kez daha diyoruz ki; tüm ağır hasta tutsakların tedavisinin yapılabilmesi için hepsi derhal serbest bırakılmalıdır. Hasta tutsakalara özgürlük mücadelesi tutsaklar için hayatidir. Tutsakların yaşamından, tedavisinden sorumlu olan tüm kurumları görevlerini yapmaya, tüm halkımızı hasta tutsakları sahiplenmeye çağırıyoruz.

TECRİTİ KALDIRIN ÖLÜMLERİ DURDURUN!
HASTA TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK!

ANKARALI AYDIN VE SANATÇILAR, DEVRİMCİ PROLETARYA, TAYAD, EHP
ANKARA DÜŞÜNCEYE ÖZGÜRLÜK GİRİŞİMİ, DHF, HALK CEPHESİ, PARTİZAN, ESP-G, BDSP, ÇHD, DİSK/ GENEL-İŞ, KALDIRAÇ, 78’LİLER GİRİŞİMİ, EROL ZAVAR’A YAŞAMA HAKKI KOORDİNASYONU

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*