Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » Güven Elektrik’te gecikmiş direniş

Güven Elektrik’te gecikmiş direniş

İstanbul Sefaköy’de faaliyetteyken kapanan Güven Elektrik fabrikası işçileri kıdem tazminatlarının ödenmemesi özerine direnişe başladılar. Birleşik Metal-İş’te örgütlü olan Güven Elektrik işçileri firmanın bağlı olduğu Cankurtaran Holding’in Şişli Bomanti’deki idari bürosu önünde direnişlerini sürdürüyorlar.

Sefaköy’deki fabrikanın kapanmasıyla bir kısım üretim ünitesi Çorlu’ya kaydırılmış durumda. İşçilere “para yok” deyip, alacakları kıdem tazminatını toptan ödeyemeyeceğini söyleyen patron, sendikayla bir protokol imzalayıp işçi alacaklarını taksitle ödeyeceğini taahhüt etmiş bulunuyordu. Fakat işçiler kıdem tazminatı alacaklarının ilk taksidini bile ödenmesi gereken 15 Ağustos tarihinde alamadılar. Bunun üzerine 16 Ağustosta İstanbul Karaköy’de bulunan holding yönetim binasını gün boyu işgal etmişlerdi.

Tüm uğraşlara rağmen halen alacakları ödenmeyen işçiler, holding yönetim bürosunun taşındığı Şişli Bomanti’deki bina önünde direnişlerini başlatmış bulunuyorlar. 280 işçinin hakedişlerini alma mücadelesinde hergün 70-80 işçi Cankurtaran Holding yönetim binasının önünde kurdukları çadırda mesai yapmakta. Akşam mesai bitim saatiyle(18.00′de) birlikte çadırlarını sökmeden evlerine dağılmaktalar.

İşçiler merkezin duvarını pankart ve dövizleriyle donattılar. Hergün sabah erken saatte holding idari bürosunun önüne gelen işçiler, mesaiye başlama ve bitiş zamanında, ayrıca gün içinde çeşitli periyotlarla taleplerini ve kararlılıklarını davul çalarak, alkışla ritim tutarak ve sloganlarla dile getiriyorlar. Henüz direnişlerinin 4. gününde olan işçiler sık sık “cankurtaran dediler hakkımızı yediler”, ”işçiler burada hırsızlar nerede”, ”cankurtaran holding işçi düşmanı”, ”tazminat hakkımız söke söke alırız”, ”yılgınlık yok direniş var”, ”yaşasın örgütlü mücadelemiz”, ”direne direne kazanacağız”, ”işçilerin birliği sermayeyi yenecek”, ”bugün burada yarın orada sonra Çorluda”, ”kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” vb sloganlarını atmaktalar.

Kıdem tazminatı gaspı saldırısı fiilen uygulanıyor

Sağlıkta Çapa-Haseki-Cerrahpaşa hastanelerindeki direniş ve sendikal örgütlenme faaliyeti ile Süreyyapaşa Hastanesi direnişi, tekstilde Hey tekstil-Rosateks-Teksim-Kiğılı işçilerinin direnişleri, enerjide Bedaş, lojistikte DHL ,ulaşımda Havayolu işçilerinin direnişleri, metal sektöründe Fontana ve son olarak Güven Elektrik işçilerinin direnişleri… Sermayenin ve emeğin başkenti konumunda olan İstanbul’da başlayıp süren ve sayıları giderek artan bu irili ufaklı işçi direnişleri, sermayenin işçi sınıfına neoliberal saldırganlığının pervasızlaştığı şu süreçte öne çıkan işçi direnişleridir.

Özellikle “ulusal istihdam programı” ile Türkiye tekelci burjuvazisinin göz diktiği kıdem tazminatı hakkına yönelik saldırılar, Hey Tekstil-Rosatekstil ve Güven Elektrik örneklerinde olduğu gibi artık çeşitli bahanelerle fiilen uygulanan saldırılar olarak okunmalı. Bu nedenle çeşitli sektörlerden işçi bölüklerinin ücret ve kıdem tazminatı alacak mücadeleleri hem konunun sınıfın ve örgütlülüklerinin gündemine girmesi hem de metal sektöründe, MESS’e karşı toplu sözleşme dönem mücadeleleri açısından değerlendirilmesi gereken gelişmelerdir. Sınıf devrimcilerinin de odaklanması gereken önemli bir mücadele konusu olarak önümüzde durmaktadır!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*