Anasayfa » BASINDAN » Greta Thunberg: “Bir varoluş krizindeyiz. İktidarlardan hesap sormalı, öfkelenmeli, eyleme geçmeliyiz!”

Greta Thunberg: “Bir varoluş krizindeyiz. İktidarlardan hesap sormalı, öfkelenmeli, eyleme geçmeliyiz!”

Thunberg, “iklim için okul grevine” geçtiğimiz yıl başladı; her Cuma günü okulu kırıp İsveç parlamentosunun önünde oturarak iklim değişimi felaketinin önlenmesi için harekete geçme çağrısında bulundu. Greta’nın protesto eylemi hızla yayıldı ve tüm dünyayı sardı. Yüz binlerce okul çocuğu dünyanın her yerinde iklim için kendi okullarında grevler yapmaya başladı. Bu eylemi başlattığı 2018 yılından beri, Greta iklim adaleti hareketinin önemli bir lideri oldu. Avrupa’nın her yerinde protestolara katıldı. Polonya’da yapılan Birleşmiş Milletler (BM) iklim zirvesinde ve Avrupa Birliği Parlamentosu’nda dünya liderlerine hitaben konuşmalar yaptı. (Katolik dünyasının lideri) Papa Francis’le bile görüştü. Ve Greta Thunberg şimdi New York’ta bulunuyor; 20 Eylül’de yapılacak olan küresel iklim grevine katılmak ve 23 Eylül’de gerçekleştirilecek ‘BM İklim Eylem Zirvesi’nde bir konuşma yapmak üzere. Greta, hava ulaşımının yol açtığı gaz emisyonu kirliliği nedeniyle, yıllardan beri uçakla seyahat etmeyi reddediyor. Dolayısıyla, Avrupa’dan New York’a iki hafta süren bir trans-Atlantik yolculuğu yaparak, sıfır- gaz emisyonu çıkartan bir yarış yelkenlisiyle vardı. Greta Thunberg, Santiago/Şili’de Aralık ayında yapılacak BM İklim Zirvesi’ne katılmayı da planlıyor. Greta ile “Democracy Now” televizyonunun stüdyosunda buluştuk:

AMYGOODMAN: Dünyanın her yerinden milyonlarca insana ilham veren 16 yaşındaki İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg’le konuşuyoruz bugün. Geçen yıl, 15 yaşındayken, “iklim için okul grevini” başlattı Greta. Önce üç hafta boyunca her gün İsveç parlamentosunun önüne gitti, sonra her Cuma okulu kırıp parlamentonun önünde durdu ve iklim değişikliği felaketinin önlenmesi için harekete geçilmesini talep etti. Onun bu protesyosu hızla yayılarak tüm dünyayı sardı. Yüz binlerce okul çocuğu dünyanın her yerinde iklim için kendi okullarında grevler yapmaya başladı.

Bu eylemi başlattığı 2018 yılından beri, Greta iklim adaleti hareketinin önemli bir lideri oldu. Avrupa’nın her yerinde protestolara katıldı. Polonya’da yapılan Birleşmiş Milletler (BM) iklim zirvesinde ve Avrupa Birliği Parlamentosu’nda dünya liderlerine hitaben konuşmalar yaptı. (Katolik dünyasının lideri) Papa Francis ile görüştü. Ve Greta Thunberg şimdi New York’ta bulunuyor; 20 Eylül’de yapılacak olan küresel iklim grevine katılmak ve 23 Eylül’de gerçekleştirilecek olan ‘BM İklim Eylem Zirvesi’nde bir konuşma yapmak üzere. Greta, hava ulaşımının yol açtığı emisyon kirliliği nedeniyle, yıllardan beri uçakla seyahat etmiyor. Dolayısıyla, Avrupa’dan New York’a, iki hafta süren bir trans-Atlantik yolculuğu yaparak, sıfır- gaz emisyonu çıkartan bir yarış yelkenlisiyle vardı. Greta Thunberg, Santiago/Şili’de Aralık ayında yapılacak BM İklim Zirvesi’ne katılmayı da planlıyor. Greta ile “Democracy Now” televizyonunun stüdyosunda buluştuk:

AMYGOODMAN: Greta Thunberg, seni Democracy Now!’da yeniden ağırlamak çok güzel!

GRETATHUNBERG: Teşekkür ederim.

AMYGOODMAN: Haydi en baştan başlayalım Greta. İsminin telaffuzu hakkında kafa karışıklığı var. Tam olarak nasıl söyleniyor adın?

GRETATHUNBERG: Greta Thunberg.

AMYGOODMAN: İsveç dilinde öyle söyleniyor demek..

GRETATHUNBERG: Evet.

AMYGOODMAN: ABD’ye gelince buradaki insanlar ismini biraz farklı telaffuz ediyor galiba. Buna alıştın mı?

GRETATHUNBERG: Bazen Tune-berg, bazen Thunn-berg diyorlar. Farklı telaffuz etmeleri benim için hiç sorun deği. Nasıl isterlerse öyIe söylesinler, yanlış diye bir şey yok.

AMYGOODMAN: Doğduğun yerde, ailen adını nasıl söyler, hatırlat bize tekrar.

GRETATHUNBERG: Greta Thunberg.

AMYGOODMAN: Bugün bizimle birlikte olman harika! Baştan başlayalım: iklim hareketine nasıl katıldın? İklim krizi ile derinden ilgilenmen nasıl başladı? Kaç yaşındaydın?

GRETATHUNBERG: Bu sorunu ilk kez duyduğumda 7, 8 veya 9 yaşlarımdaydım. Tabii zaman içinde bu konuda çok okudum ve krizin ne kadar önemli, ciddi ve şiddetli olduğunu anladım. İlgim 10, 11 yaşlarımda da devam etti. Ve 12-13 yaşıma geldiğimde iklim hareketinin tam anlamıyla içine girmiştim ve bir iklim aktivisti olmuştum. Boş zamanlarımda gösterilere gidiyordum, örgütlenmelere ve hareketlere katılıyordum. Ama sonra bu hareketlenmenin fazlaca yavaş gittiğini düşünmeye başladım. Ve kendi kendime bir şeyler yapmaya karar verdim; bu bir işe yaramayabilirdi, ama belki de yarayabilirdi, bir etki yaratabilirdi. “Neden olmasın?” diye düşündüm. Ve ‘iklim için okul grevi’ eylemini başlattım.

AMYGOODMAN: Sekiz yaşından sonra bir kriz dönemi yaşamışsın. Neler yaşadığını anlatabilir misin?

GRETATHUNBERG: Evet. Okudukça durumun ne kadar ciddi olduğunu anlıyordum, ve bu beni çok mutsuz etmeye başladı.İklim krizene bu kadar tepki gösterenin bir tek ben olduğumu bilmek, başka herkesin “Tamam, bu önemli ama ben kendi hayatımla çok meşgulüm” demeleri çok tuhaftı. Kimse mantıklı bir şekilde hareket etmiyordu.

AMYGOODMAN: Mantıklı hareket etmek nasıl olmalıydı?

GRETATHUNBERG: Bir şeyler yapmaları, konfor alanlarının dışına çıkmaları gerekiyordu. “Böyle devam edemeyiz, gerçekten radikal bir şey yapmalıyız. Benim de doğru yönde bir hareketi zorlamam lazım” diye düşünmeleri gerekirdi. Ama kimse bunu yapmıyordu. Ailem de hayatına eskisi gibi devam ediyordu. Sınıf arkadaşlarım, akrabalarım, kimse aldırış etmiyor gibiydi, benden başka. Ve bu durum bende çok tuhaf duygular yaratıyordu.

AMYGOODMAN: Ve sen bir depresyona girdin, öyle mi?

GRETATHUNBERG: Evet. Tabii başka nedenleri de vardı, ama bu en önemlisiydi. Her şeyin çok yanlış gittiğini, çok tuhaf, çok acıklı olduğunu düşünüyordum. Neden kimse bir şey yapmıyordu? Ve sonuçta depresyona girdim. Bu yaklaşık bir yıl kadar sürdü. Ve sonra…

AMYGOODMAN: Konuşmamaya başladın?

GRETATHUNBERG: Evet, konuşmayı bıraktım. Bende “seçmeli suskunluk” (selective mutism) eğilimi var –veya vardı. Sadece bazı insanlarla, örneğin anne-babamla, öğretmenimle ve bazı aile üyeleriyle konuşuyordum. Ve yemek yemeği hemen hemen tamamen bıraktım. Büyük bir sorundu bu, çok kilo kaybettim, çünkü çok mutsuzdum. Artık hiçbir şeye aldırış etmez olmuştum…

Ama sonra tekrar kendime gelmeye, daha iyi hissetmeye başladım. Bunun nedeni, yapabileceğim şeyler olduğunu fark etmem oldu. Bir etki yaratma gücüne sahip olduğum halde burada boş boş oturup vaktimi harcamamalıydım. Böylece iyileşmeye başladım, ve bir iklim eylemcisi oldum. Bu çok iyi gelmişti, çok yardımı olmuştu bana. İklim hareketinin içine ne kadar çok girersem, kendimi daha iyi, daha mutlu hissediyordum, çünkü önemli ve anlamlı bir iş yapıyordum.

AMYGOODMAN: Sonra neler olduğunu anlat. Neler yapmaya başladın bir yıl önce? O zaman 15 yaşındaydın. Her gün İsviçre parlamentosunun önüne gitmeye başladın, değil mi?

GRETATHUNBERG: Evet. Önce, C.tesi ve Pazar hariç, her okul günü 3 saat süreyle orada duruyordum. Planım, seçimler başlayıncaya kadar bunu sürdürmekti. Seçimden sonra bu eylemi bırakacaktım. Ama sonra, 7 Eylül Cuma günü “Gelecek İçin Cumalar”hareketi başladı. Ve “neden devam etmeyeyim?” dedim kendime. Tam bir etki yaratmaya başlamışken neden durayım? Böylece ben ve birkaç okul-grevcisi arkadaşım eyleme devam ettik. Protestomuzu Cuma günleri yaptığımız için “Gelecek İçin Cumalar” eylemi dedik adına.

AMYGOODMAN: İsviçreli milletvekilleri nasıl tepki verdi buna? Parlamentonun önündeki merdivenlerde 15 yaşında bir ergen kızı gördükçe?

GRETATHUNBERG: Başlarda beni fark etmedilerbile.Yanımdan geçip gittiler.

 AMYGOODMAN:  Bir afiş/tabela taşıyor muydun?

GRETATHUNBERG: Evet, tahtadan büyük bir afiş taşıyordum.

AMYGOODMAN: Ne yazıyordu üstünde?

GRETATHUNBERG: “Skolstrejk för Klimatet” (İklim için Okul Grevi). Derken elden föyler dağıtmaya başladım: “Biz çocuklar, genellikle siz büyüklerin yapmamızı istediği şeyleri yapmayız. Sizlerin yaptığınız şeyleri yaparız. Ve benim geleceğim sizin umurunuzda değilse, siz de benim umrumda değilsiniz. Bu yüzden, iklim için okul grevindeyim” yazıyordu. Föyün arkasında da, herkesin bilmesi gerektiğini düşündüğüm birçok bilgi sıraladım. Bu föyleri dağıtmaya başladım.

Evet, başlarda kimse beni fark etmiyordu, geçip gidiyorlardı. İnsanlar orada toplanmaya başladığı zaman bile, politikacılar ve parlamenterler beni hala görmüyorlardı. Bu gülünç bir durum olmaya başlamıştı, çünkü hergün ve sonra her Cuma ben onları görüyordum, ama onlar bana “merhaba” bile demiyorlardı. Bir süre sonra, “selam, günaydın” demeye başladılar, ben de “günaydın” diye cevap veriyordum. Ama onlarınki laf olsun diye verilen bir selamdı. Sonra, eylem ün kazanmaya, ve büyümeye başlayınca bundan faydalanmak istediler, “Greta’yı ve okul grevcilerini destekliyoruz” gibi sözler etmeye başladılar. Çünkü işlerine yarayacaksa, yanınızda poz vermeyi kaçırmazlar.

AMYGOODMAN: Afişinde yazdığın bilgiler nelerdi, hatırlıyor musun?

GRETATHUNBERG: Evet, hatırlıyorum, ama biraz güncellemek lazım o bilgileri. Mesela şunları yazmıştım: Hergün yaklaşık 200 canlı türü yok oluyor. Altıncı Kitlesel Yokoluş’un başındayız. Ve tabii bilgilerin kaynaklarını da veriyordum. Herkesin bilmesi gereken gerçekleri, ayrıca İsveç’in yaydığı gaz emisyonlarını, bunların çoğunun resmi kayıtlarda bile olmadığını, bir İsveçlinin yılda ortalama ne kadar CO2 yaydığını filan yazıyordum.

AMYGOODMAN: 16 yaşındaki İsveçli iklim eylemcisi Greta Thunberg. Her Cuma okulu kırıp İsveç parlamentosunun önünde durdu ve iklim değişikliği felaketinin önlenmesi için harekete geçilmesini talep etti. Bu Cuma da Beyaz Ev’in önünde protesto eylemini yapacak. Geri döndüğümüzde, benim “süper gücüm” dediği Asperger sendromundan bahsedeceğiz. Bizden ayrılmayın.

(Ara)

AMYGOODMAN: Tom Petty’den “Won’t Back Down”ı (Boyun Eğmeyeceğiz) dinliyorsunuz. Burası  Democracy Now!, democracynow.org, The War and Peace Report (Savaş ve Barış Raporu). Ben Amy Goodman. Tüm dünyada milyonlarca insana ilham veren 16 yaşındaki İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg ile konuşmamızı sürdürüyoruz. Thunberg 23 Eylül’de New York’ta başlayacak olan Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde dünya liderlerine seslenecek, ve 20 Eylül’de yapılacak olan küresel iklim grevine katılacak.

AMYGOODMAN: Dünya çapında ünlenmeden önce –seninle Polonya’da beraber olmuştuk—senin Twitter mesajlarında, hashtag’inde, ki o zaman 15 yaşındaydın, “Asperger sendromlu 15 yaşındaki iklim aktivisti” diye yazıyordu. Asperger’i henüz konuşmadık. Ne zaman bu teşhis kondu? Bu durumunun iklim sorunuyla derinlemesine ve “takıntılı” bir şekilde odaklanmana nasıl bir katkısı oldu?

GRETATHUNBERG: Bir şeyle gerçekten ilgilendiğim zaman onun üzerinde “süper-odaklanıyorum”. Mesela hiç yorulmadan saatler ve saatlerce hakkında okuyabiliyorum, ve hala daha fazla bilmek istiyorum. Bu durum, otizm belirtilerine sahip insanlarda çok yaygın. Ve sanırım ben bu yüzden iklim krizine gerçekten tepki veren az sayıda insandan biriyimdim. Çünkü insanların hiçbir şey olmuyormuş gibi gündelik hayatlarına devam etmesini, ama bir yandan da “evet, iklim değişikliği çok önemli” demesini anlayamıyordum. Bu çifte-standardı/ahlâkı kabul edemiyorum, yani bildiğiniz ve söylediğiniz şey ile yaptığınız şey arasındaki farkı…Benim için böyle bir durum “bilişsel uyumsuzluk” (cognitive dissonance) yaratır. Ben ya yaparım, ya yaparım. Bir şeye karar verdiğim zaman, illaki yaparım. Evet.

AMYGOODMAN: Asperger sendromun için “benim süper gücüm” diyorsun?

GRETATHUNBERG: Çünkü başkalarının belki göremeyeceği şeyleri görmeme yardım ediyor. Farklı olmama yardımcı oluyor; herkesin aynı olduğu, aynı düşündüğü, aynı göründüğü ve aynı şeyleri yaptığı bir toplumda bir “süper güç” veriyor bana. Bence gurur duyulacak bir şey bu, yani farklı olmak. Ve içinde bulunduğumuz böylesi bir krizde, kutunun dışında düşünmemiz gerek, yani kalıpların dışına çıkmamız lazım. Hala bugün düşündüğümüz gibi, şimdiki sistem içinde düşünmeye devam edemeyiz. Kalıpların dışında, farklı bir perspektiften bakmalı ve düşünmeliyiz, bunu yapabilen insanlara ihtiyacımız var. Tabii bu her zaman faydalı bir yetenek, bir süper-güç olmayabilir. Birçok insan, gerekli ayarlamaları/düzeltmeleri yapamayabilir, uygun koşullar altında yaşamıyor olabilir, ki ben de uzun süre böyleydim. Ama şimdi yapabiliyorum.

AMYGOODMAN: Hayatını nasıl yaşamaya karar verdiğini anlat bize. Evet, haftada en az bir kez bu iklim grevini yapıyorsun. ABD’de neler yapacağını da birazdan konuşacağız. Ama aldığın kişisel kararlar aynı zamanda politik kararlar –mesela, ne yediğin-içtiğin, ne giydiğin, nasıl seyahat ettiğin.

GRETATHUNBERG: Evet. Sanırım 2-3 yıl, belki 4 yıl önce uçak yolculuğu yapmaktan vazgeçtim, çünkü bunun önemli bir şey, etki yaratan bir şey olduğunu düşündüm. Hava ulaştırmacılığının iklim üzerinde küresel çapta olumsuz bir etkisi var. Bireysel anlamda da büyük bir karbon ayakizi bırakıyor hava ulaşımı. Artık uçmaktan vazgeçmeye karar verdim. Ailede sorun yarattı bu tabii, çünkü ailem birlikte tatillere filan çıkmak istiyordu. Yani onlara dert oluyordum. Ama sonra ailemi de bir şekilde ikna ettim. Önce anneme, sonra babama ve kızkardeşime uçma konusunda suçluluk duygusu aşıladım! Ben aynı zamanda veganım. Alışverişe de son verdim, yani artık yeni şeyler almıyor, yeni şeyler tüketmiyorum, kesinlikle mecbur kalmadıkça… Eylemciliğimin ve sorunlara dikkat çekmemin yanı sıra, gündelik hayatımda böyle küçük değişiklikler de yapıyorum.

AMYGOODMAN: Vegan olmak ne demek, bize anlatır mısın?

GRETATHUNBERG: Hiçbir hayvan ürününü kullanmıyorum, yemiyorum…

AMYGOODMAN: Hiçbir hayvan ürününü mü?

GRETATHUNBERG: Evet, hiçbir hayvan ürününü. Hem etik, hem çevresel, hem iklimsel nedenler yüzünden.

AMYGOODMAN: Giyimine gelince, yeni giysiler  satın almıyor musun hiç?

GRETATHUNBERG: Hayır. Ya elden-düşme giysiler alıyorum, veya başkalarının kullanılmış giysilerini, ya da kendi giysilerimi kullanmaya devam ediyorum. Kızkardeşimin, annemin, babamın giysilerini de giyiyorum bazen.

AMYGOODMAN: Seni Polonya/Katowice’de, BM iklim zirvesinde görmüştük. Oraya nasıl geldiğini anlat bize. Eğer uçmuyorsan, nasıl seyahat ediyorsun değişik yerlere?

GRETATHUNBERG: Otobüs, tren, elektrikli otomobille gidiyorum. Ve son olarak yelkenli tekneyle yolculuk yapıyorum. Uzun zamanımı alıyor. Tabii herkes uçmaktan vazgeçsin ve her yere yelkenliyle seyahat etsin demiyorum. Bunu yapabilen az sayıdaki insandan biriyim. Yelkenliyle yolculuk yapma fırsatı bulduğumda “neden olmasın?” dedim. Ve tabii bu yolculuk çok ilgi çekti.

AMYGOODMAN: Katowice/Polonya’da, Birleşmiş Milletler iklim zirvesinde yaptığın konuşmaya gelmek istiyorum. BM Genel Sekreteri’nin de aralarında olduğu katılanlara hitaben yaptığın konuşmanın video klipini izleyelim önce.

GRETATHUNBERG: Halen her gün 100 milyon varil petrol tüketiyoruz. Bu durumu değiştirecek hiçbir politika yok. Bu kadar petrolü yerinde bırakacak hiçbir kural/kanun yok. Yani oyunu kurallarına göre oynayarak dünyayı kurtaramayız artık, kuralların değişmesi şart. Buraya, geleceğimizi kurtarmaları için dünya liderlerine yalvarmaya gelmedik. Geçmişte bizi görmezden geldiler, gelecekte de böyle yapacaklar. Biz burada, onlar hoşlansın veya hoşlanmasın, bir değişimin geleceğini duyurmak için bulunuyoruz. İnsanlar bu mücadele için ayağa kalkacaklar. Ve liderlerimiz çocuk gibi davrandığı sürece, biz çocuklar, onların çok zaman önce almış olması gereken ama almadığı, sorumluluğu üstlenmek zorundayız. Teşekkür ederim.

AMYGOODMAN: Henüz 15 yaşındayken Polonya’daki BM iklim zirvesinde konuşan Greta Thunberg’i izledik. Videoyu izlerken gülümsüyordun Greta. Neden?

GRETATHUNBERG: Bilmem ki… eğlenceli oluyor kendimi seyretmek. Konuşma tarzım filan… epeyce radikal. Yani BM Genel Sekreteri’nin karşısında böyle radikal şeyler söylemek… O konuşmayı iyi hatırlıyorum., çünkü onu hazırlarken babama okutmuştum. Babam şaşkınlıklar içinde kalmıştı: “Bunu söyleyemezsin. Bu çok radikal. Kendini mahcup duruma düşürürsün, başkalarını da zor durumda bırakırsın. Böyle konuşmamalısın” demişti. Ben de sonunda o bölümü çıkardım.

AMYGOODMAN: Neler söyleyecektin çıkarmasaydın?

GRETATHUNBERG: Oyunu kurallarına göre oynarsak dünyayı kurtaramayız, diyecektim. “Artık olmayacak bir gelecek için neden okula gidip okuyayım” diyecektim, vs. Öyle birşeylerdi. Bunları çıkarttım ki babam sakinleşip devamını okusun, çünkü çok gerilmişti, strese girmişti. Ama tabii o cümleleri ezberlemiştim bile, ve BM zirvesinde konuşurken hepsini söyledim.

AMYGOODMAN: Ama Polonya’dan sonra da devam ettin. Küresel ve bölgesel çapta gitgide daha fazla kuruluş ve örgütlere hitap eder oldun. Örneğin geçtiğimiz Nisan’da Avrupa Parlamentosu’nda konuştun, ve kanun yapıcılarından Notre-Dame kilisesi yandığında nasıl hızla harekete geçtilerse, iklim krizine de aynı hızla tepki vermelerini istedin.

GRETATHUNBERG: Dün bütün dünya büyük bir acı ve çaresizlik içinde Paris’te Notre-Dame katedralinin yanmasını seyretti. Bazı binalar sadece bina değildir, daha fazlasıdır. Ama Notre-Dame yeniden inşa edilecek. Umarım güçlü temelleri vardır. Umarım bizim temellerimiz daha da güçlüdür, ama korkarım ki değil.

AMYGOODMAN: Avrupa Parlamentosu’na nasıl gittiğinden bahsedelim biraz.

GRETATHUNBERG: Evet. Oraya trenle gittim tabii. Ve hatırlıyorum, yapacağım konuşmayı bir akşam önce yeniden yazmak zorunda kalmıştım, çünkü Notre-Dame yanmıştı, onu da ilave etmek istedim konuşmama. Oldukça stresli bir gece geçirmiştim, her şeyi yoluna koyuncaya kadar. Ve hatırlıyorum, o konuşma sırasındaydı galiba, ağlamıştım. Çok duygusal bir konuşmaydı. Bio-çeşitliliğin ve ormanların yok edilmesinden, okyanusların asitleştirilmesinden vb. bahsederken birden çok hüzünlenmiştim…

AMYGOODMAN: O konuşmaya gidelim şimdi.

GRETATHUNBERG: Görkemli ormanlarımızın yok edilmesi, toksik hava kirliliği, böceklerin ve vahşi yaşamın yok edilmesi, okyanusların asitleştirilmesi. Bunlar, maddi açıdan dünyanın şanlı bölgesinde yaşayan bizlerin yaşam tarzıyla, kendimize bir hak olarak gördüğümüz yaşam tarzımızla daha da hızlandırdığımız felaket gelişmeler…

GRETATHUNBERG: Polonya’dan sonra Roma’ya gitmiştim galiba. Evet.

AMYGOODMAN: Papa’yı görmeye gitmiştin, değil mi?

GRETATHUNBERG: Evet, İtalyan Senatosu ve Papa ile görüşmek üzere Roma’ya gitmiştim. Sonra da Londra’ya.

AMYGOODMAN: Papa’ya ziyaretinden bahsedelim. Bu senin için ne anlam taşıyordu? Papa iklim krizi hakkında neler dedi? Sen neler dedin?

GRETATHUNBERG: Evet. Papa oldukça açık sözlüydü. İklim krizi hakkında konuşması iyi bir şeydi. Çok destekleyiciydi. Bu mücadeleyi sürdürmem gerektiğini söyledi. Evet, onunla buluşmak inanılmazdı. Onunla konuşmak onur vericiydi.

AMYGOODMAN: Konuşmalarını hazırlarken kime danışıyorsun? Mesela Polonya’daki konuşmanda ve ünlü iklim bilimcisi Kevin Anderson ile birlikte çıktığın tv söyleşisinde… Anderson senin üzerine hiç gelmedi, aksine “bırakın, hep Greta konuşsun. O benden çok daha önemli” dedi. Ve birlikte oturdunuz. İklim bilimcileriyle görüşüyor musun?

GRETATHUNBERG: Evet, çok sık. Onlardan fikir ve tavsiye alıyorum. Yanlış anlamalara yol açmasın diye cümlelerimi nasıl ifade etmeliyim diye danışıyorum. Bana çok yardımcı oluyorlar. Tüm bilgilerin doğruluğunu kontrol etmek için yazdıklarımı baştan sona okuyorlar. Bir şeyi merak ettiğimde onlara mesaj göndererek soruyorum, ve hemen, büyük bir hızla cevaplıyorlar. Çok yardımcı insanlar.

AMYGOODMAN: İklim adaletini ve bunun senin için ne anlama geldiğini anlat bize Greta.

GRETATHUNBERG: Bunu değişik yollarla anlatabiliriz. Ama en önemlisi, inanılmaz derecede önemlisi; iklim krizini yaratanların en önde gelenleri, krizden en az etkilenecek olanlardır. Ve tam tersi: en çok etkilenecek olanlar, iklim krizinde en az suçu olanlardır. Dolayısıyla, en çok etkilenen bu insanlara yardım etmeliyiz. Herşeyin o kadar da adaletsiz olmadığını göstermeliyiz.

AMYGOODMAN: Haydi Greta Thunberg, ayrılmaz bir parçası olduğun ve tüm dünyaya ilham verdiğin bu hareketleri biraz daha konuşalım. İngitere’ye de gittin ve İngiliz Parlamentosunda konuştun. ‘Yokoluş İsyanı’ protestosunda da konuştun. Şimdi bunun videosunu izleyelim.

GRETATHUNBERG: Varoluşsal bir krizle, yani iklim ve ekoloji krizi ile yüzyüzeyiz, ki daha önce adına hiç kriz dememiştik. Bu gerçeği onyıllar boyunca görmezden geldiler. Çok uzun zamandan beri politikacılar ve iktidardaki güçler, iklim ve ekoloji kriziyle mücadele etmek için hiçbir şey yapmadan, sorunu geçiştirdiler. Ama artık bunu onların yanına bırakmayacağız.

AMYGOODMAN: Greta, burada ‘Yokoluş İsyanı’ndan bir gruba hitap ediyorsun. Bu grup, Polonya’daki zirve sırasında oluşmaya başlamıştı. Sonra Britanya’da, ExxonMobil’in önünde ve başka yerlerde kendilerini “süper-yapıştırıcıyla” yerlere “yapıştırmışlardı”. Bu hareketin öneminden bahseder misin?

GRETATHUNBERG: Evet. ‘Yokoluş İsyanı’ büyük bir kitlesel etki yarattı. Belki burada (ABD’de) değil, ama Avrupa’da sivil itaatsizliği yaygın olarak kullanıyorlar, çünkü “başka türlü dikkatinizi çekemeyeceğiz” diyorlar. Ve çok etkili oluyorlar. İnanılmaz şeyler yapıyorlar. ‘Fridays for Future’ (Gelecek için Cumalar) ve birlikte çalıştığımız diğer birçok iklim ve çevre hareketiyle birlikte, tüm bunlar çok iyi ilerliyor. Birlikte çalışarak iklim krizini bir öncelik haline getirmeyi başardık. İnsanlar yavaş yavaş uyanıyorlar. İklim ve ekoloji krizi artık insanlar için daha önemli oldu. Yani bu çok iyi birşey. Ama yeterli değil. Ve hala çok yavaş ilerliyor. Yine de bir şeydir işte…

AMYGOODMAN: Greta Thunberg,16 yaşındaki İsveçli iklim aktivisti. Geri döndüğümüzde New York’a, sıfır-gaz emisyonu çıkaran yelkenli bir tekneyle yaptığı yolculuğu konuşacağız. Bizden ayrılmayın.

[ara]

AMYGOODMAN: İsveçli grup Abba’dan “Slipping Through My Fingers” parçasını izledik.  Democracy Now! ‘dayız. Ben, Amy Goodman. Tüm dünyada milyonlarca insana ilham veren 16 yaşındaki İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg ile konuşmamızı sürdürüyoruz. Greta bu ay sonuna doğru gerçekleşecek BM İklim Zirvesi’nde yapacağı konuşma öncesinde, sıfır-gaz emisyonu çıkaran yelkenli bir tekneyle New York’a vardı. Trans-Atlantik yolculuğu iki hafta sürmüştü. Seyahatini anlatmasını istiyorum.

GRETATHUNBERG: Sıfır-gaz emisyonu çıkaran yelkenli bir tekneyle geldim buraya. Çok iyi bir deneyim oldu benim için. Keşke herkes bunu yapabilse, inanılmazdı… Ürkütücü, zorlu ve sarsıntılı bir yolculuk olduğunu düşünebilirsiniz. Ama ben öyle hissetmedim. Korkmadım –çok şanslıydım. İki hafta boyunca hiç deniz tutmadı beni. Çok hızlı gidiyorduk; hatta iki kez saatte 30-knot hıza eriştik, ki bir yelkenli için çok büyük bir hız bu.

AMYGOODMAN: Okyanusun ortasında olmak nasıl bir duyguydu? Bu senin için yepyeni bir durumdu. Deneyimini anlatır mısın?

GRETATHUNBERG: Evet.

AMYGOODMAN: İnsanların çoğu böyle bir yolculuğa çıkamazlar.

GRETATHUNBERG: Tekneye binmeden önce, hiçbir beklentiye girmemeyi telkin ettim kendime. Binip gideyim ve olduğu kadar tadını çıkarayım dedim. Hiç de kötü bir deneyim olmadı.

AMYGOODMAN: Deniz tutması, mide bulantısı çekmedin mi?

GRETATHUNBERG: Hayır. Engin denizlerde olmak, yunusları ve diğer okyanus canlılarını görmek müthiş bir şeydi. Sakin günlerde, geceleri yıldızları, Samanyolu’nu çok net seyredebiliyorduk. Dünyayla, insanlarla bağlantı kurmamak da iyi oluyordu, ama uydu telefonu vs. vardı tabii.

AMYGOODMAN: Teknenizin siyah yelkenleri vardı ve üzerlerinde beyaz harflerle “Bilimin arkasında birleşin” yazıyordu. Bu sloganı neden seçtin?

GRETATHUNBERG: Bunu seçtim. Bana bir fırsat verdiler. Dediler ki “Yeni yelkenler yaptırıyoruz. İstersen üzerlerine bir şeyler yazdırabilirsin”. Ben de tamam dedim. Bilmiyorum. Bunu seçtim çünkü insanların bunu yapmasını istiyorum. İnsanların bilimin arkasında, etrafında birleşmelerini istiyorum. Bunu gerçekleştirmemiz gerekiyor. Şimdi bunu yapmamız lazım.

AMYGOODMAN: New York Times gazetesinde yayınlanan Christopher Caldwell’in bir makalesini sormak istiyorum sana. Başlığı şu: “Greta Thunberg’in iklim eylemciliğinin sorunu: Radikal yaklaşımı demokrasi ile bağdaşmıyor”. Caldwell devam ediyor: “Normal olarak, Ms.Thunberg demokratik bir ortamda tartışma yapma vasfına sahip biri değil”. Ve şöyle bitiriyor: “Demokrasi, bekleyip görmeyi gerektirir. Sabır, demokrasinin temel erdemlerinden biridir. İklim değişimi ciddi bir konudur. Ama “bekleyemeyiz” demek, bir o kadar ciddi bir sorunu davet etmektir”.

Greta Thunberg, Christopher Caldwell’e nasıl bir cevap vermek istersin?

GRETATHUNBERG: Onlara söyleyebileceğim hiçbir şey yok. Sadece bilimin arkasında birleşelim, diyorum. Bu gerçekleri söyleyen ben kendim değilim. Dinlemeniz gereken ben değilim. Bunu hep söylüyorum: bilim insanlarını dinlememiz gerek.

AMYGOODMAN: Caldwell, “beklememiz gerek” diyor.

GRETATHUNBERG: Evet, 30 yıldır bekliyoruz! Sanırım yeterince sabırlı olduk ve 30 yıldır bekleyip gördük. Artık sorunun aciliyetini idrak edip bir şeyler yapmamız gerekiyor.

AMYGOODMAN: Twitter’da bazen yerden yere vurulduğunu görmek insanları şoke edebilir. Ama milyonlarca insan da seni göklere çıkartıyor. Sana yöneltilen ağır eleştiriler ne anlama geliyor sence?

GRETATHUNBERG: Yani değişik açılardan bakabilirsiniz.Böyle hakaretler görmek, bazıinsanların bunlara vakit harcaması üzücü. Onun yerine iyi şeyler yapabilirler. Ama pozitif bir durum olarak da düşünebiliriz bunu. Demek ki güçlü bir etki yaratıyoruz; o insanlar kendilerini tehdit altında hissediyorlar. Demek ki bir fark yaratıyoruz. Bu hareketin gerçekten bir fark yarattığını düşünüyorum. Yoksa bizi itibarsızlaştırmak veya bizimle alay etmek için bu kadar zaman harcamazlardı.

AMYGOODMAN: İklim aktivistlerine yönelik saldırıları birazdaha konuşmak istiyorum. Ama önce, Şili eski başkanı ve şimdiki BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet’nin sen dahil iklim aktivistlerine yapılan saldırıları anlattığı konuşmayı dinleyelim.

MICHELLEBACHELET: (BM İnsan Hakları Komiserliğinin) raportörleri dünyanın her yerinde, özellikle Latin Amerika ülkelerinde, çevre ve insan hakları savunucularına yapılan saldırıları rapor ediyorlar. Bu şiddet girişimleri benim umudumu kırıyor. Kendi nesillerine gelebilecek kötülükleri/zararları önlemek için desteklerini seferber eden Greta Thunberg gibi aktivistlere yöneltilen sözlü saldırılar da öyle. Çevre koruyucuları ve eylemcilerinin talepleri büyük bir haklılık taşıyor. Onların haklarına saygı göstermeli, onları korumalı ve taleplerini dikkate almalıyız.

AMYGOODMAN: BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet’yi dinledik. Kendisi BM iklim zirvesi çerçevesinde Aralık’ta gerçekleştirilecek olan COP25 (Conference of Parties) toplantılarına evsahipliği yapacak olan Şili’nin eski başkanı. Bu toplantılara Greta da katılacak. COP toplantıları için Brezilya evsahibi ülke seçilmişti önce. Ama aşırı sağcı, iklim değişimi inkârcısı Başkan Jair Bolsonaro COP’tan çekildi.

Greta, Michelle Bachelet’nin söyledikleri hakkında ne diyorsun? İklim aktivistlerine yapılan saldırılardan bahsederken özellikle senin adını verdi, ama kendilerini kuşatma altında hisseden daha nice aktivistler var… COP25, BM zirvesi ve Latin Amerika ülkelerine yapacağın ziyaret planlarından bahseder misin biraz?

GRETATHUNBERG: Pekçok iklim ve çevre aktivisti saldırılara uğruyor; öldürülme vakaları bile oldu. Bu yüzden bu konuda odak noktası ben olmamalıyım. Bize garanti olarak sunulması gereken bir hakkı –yani yaşanabilir bir dünya ve katlanılabilir bir iklim düzenini– savunmak için mücadele vermek zorunda kalışımız zaten feci bir durum. Bunun için insanların başlarına inanılmaz şeyler geliyor üstelik. Tabii internette saldırıya uğrayan, haklarında iftira atılan, alay edilen pek çok aktivist, özellikle genç aktivistler biliyorum. Üstelik bunları yapanlardan bazıları resmi devlet yetkilileri ve saygın gazeteciler. Nasıl böyle saldırabiliyorlar anlayamıyorum!

Bu yüzden bazen bu eylemciler çok mutsuz olabiliyor. O kadar etkileniyorlar ki devam edemeyecek hale geliyorlar. Tabii, bu tam da saldırganların istedikleri şey; amaçları bu. Dolayısıyla biz eylemciler birbirimizi hep destekliyoruz. Daima birbirimizin yanında olmaya, birbirimizi teselli etmeye, rahatlatmaya çalışıyoruz. “Aldırma bu insanlara, çünkü onların amacı sana vaktini boşa harcatmak, seni yormak ve vazgeçmeni sağlamak” diyoruz, “çünkü sen iyi bir şey yapıyorsun”.

AMYGOODMAN: Geçtiğimiz günlerde bir tweet atarak Amazon işçilerinin, Seattle’da bulunan 900 kadar işçinin –ilk defa olmak üzere—20 Eylül’de greve gideceğini duyurdun.

GRETATHUNBERG: Evet.

AMYGOODMAN: Ne ifade ediyor bu senin için?

GRETATHUNBERG: Benim ve hareketimiz için inanılmaz çok şey ifade ediyor. Daha birçok işçi sendikası, yani yetişkin insanlar, grevlere gidecek. Hareketin sadece çocuklar ve ergenlerden oluşmadığını göstermek açısından, bu son derece önemli. Bu, hepimizin hareketi. Yaptığımız şey sistemi altüst etme grevi, dikkatleri çekmek için. Dilerim sonucu iyi olacak.

AMYGOODMAN: Önümüzdeki günlerde neler yapacağını konuşalım. Washington, D.C’ye gideceksin, başkente. Cuma günü, yani 13 Eylül için planların ne?

GRETATHUNBERG: Beyaz Ev’in önünde ‘iklim için okul grevine’ katılacağım.

AMYGOODMAN: Hala her Cuma protestolarına devam ediyor musun?

GRETATHUNBERG: Evet.

AMYGOODMAN: Dünyanın neresinde olursan ol?

GRETATHUNBERG: Evet, hatta teknede bile yaptım. Her Cuma, nerede olursam olayım, parlamentonun veya bir hükümet binasının, ya da belediye binasının önünde iklim krizi protestosunu yapmaya devam edeceğim.

AMYGOODMAN: Demek 13 Eylül’de, Washington’da Beyaz Ev’in önünde olacaksın?

GRETATHUNBERG: Evet.

AMYGOODMAN: Geçen hafta New York’a vardığında, Cuma günü Birleşmiş Milletler binasının önüne gittin.

GRETATHUNBERG: Evet.

AMYGOODMAN: İlham verdiğin ve yaklaşık bir yıldır BM binasının önünde protestolar yapan çevrecilerle birlikte oldun. Önümüzdeki hafta, 20 Eylül itibarıyla senin ve tüm dünyadaki eylemcilerin planlarından bahsedelim.

GRETATHUNBERG: 20 Eylül için yeni bir küresel grev planladık. Ve buna sadece çocukları değil, tüm yaştan insanları çağırıyoruz. Tabii yetişkinleri de işyerlerinde grev yapmaya davet ediyoruz. Ben 20 Eylül grevine New York’tan katılacağım. 27 Eylül’de ise büyük küresel grev yapılacak.

AMYGOODMAN: Aralık’ta ise, Şili’deki Birleşmiş Milletler iklim zirvesinde olacaksın. Eylül-Aralık arasında yapacağın seyahatlerden bahsedelim biraz.

GRETATHUNBERG: Aralık’ta Santiago’daki COP25 zirvesine gitmeyi planladım. Buradan oraya oldukça uzak bir yol… Vakitlice yola çıkıp Kuzey ve Güney Amerika kıtalarında yolculuk yapmak istiyorum. Karadan yolculuğunun çok zor olduğu yerlerde, yelkenliyle de katedebilirim yolu belki. Santiago’ya varınca ne yapacağımı tam olarak bilmiyorum şimdilik, ama konuşma yapmak için davet edildim. Ondan sonrasına bakacağız…

AMYGOODMAN: Ve son olarak genç insanlara, yani oy verme hakkı bulunmayan ama dünyada kendilerine bir yer bulmaya çalışan genç insanlara mesajın ne olacak? Onlara ne söylemek istersin? Kameraya dümdüz bakarak anlat istersen.

GRETATHUNBERG: Dünyanın genç insanlarına mesajım: Şu anda bir varoluş krizi ile karşı karşıyayız. Bu iklim ve ekoloji krizi hepimizin geleceğini sarsıcı ölçüde etkileyecek. Sadece geleceğimizi değil, halen şimdi de savunmasız ve kırılgan toplumları etkiliyor. Artık uyanmamız gerektiğini düşünüyorum. Yetişkinleri de uyandırmamız şart, çünkü onların nesli bu krizden en çok sorumlu olan kesim, onlardan hesap sormalıyız. İktidardaki insanlardan bizi, gelecek nesilleri ve Dünya yüzündeki tüm canlıları bu durumla karşı karşıya bıraktıkları için hesap sormalıyız. Tehlikenin ne olduğunu iyi anlayıp, öfkelenmeliyiz. Ve sonra bu öfkeyi eyleme dönüştürmeliyiz, birleşip omuz omuza vermeli ve asla vazgeçmemeliyiz.

AMYGOODMAN: ABD’de yaptığı ilk uzun söyleşide 16 yaşındaki İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg ile beraber olduk. Bu Cuma, Washington DC’de Beyaz Ev’in önünde protesto ediyor olacak.20 Eylül’de burada New York’taki küresel iklim grevine katılacak. 23 Eylül’de ‘İklim Eylem Zirvesi’nde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na seslenecek. Aralık’ta Santiago/Şili’de BM İklim Zirvesi’nde konuşacak. Democracy Now! da orada olacak ve tüm bu gelişmeleri sizlere aktaracak.

Şimdilik bu kadar. İzlediğiniz için teşekkür ederiz.

Çeviri: acikradyo

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*