Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Greif İşçilerini Kovanlar Tarihe Hesap Verecek!

Greif İşçilerini Kovanlar Tarihe Hesap Verecek!

DİSK’in tarihine leke sürdüler!

Bizler Greif işçileriyiz. DİSK’e bağlı Tekstil Sendikası’nın üyeleriyiz. Haklarını almak, taşeron belasına son vermek için 60 gün boyunca fabrikalarını işgal eden işçileriz. 60 gün süren işgal eylemimiz boyunca ne sendikamızın ne de konfederasyonumuzun desteğini aldık. Destek bir yana sendikamızın yöneticileri, patronla elbirliği yapıp hançerlediler. Bunu bir kez değil, direnişimiz boyunca sürdürdüler. Onlar bunu yaparken DİSK yöneticileri, bu ihaneti izlemekle yetindi. Baskımız sonucunda işgal fabrikasını bir kez ziyaret ettikten sonra bir daha da uğramadılar. Daha sonra biz uğradığımız ihanetlerin hesabını sormak için sendikamıza gittiğimizde karşımıza çıktılar. Bize bir dizi vaatte bulundular. “Artık komite oluşturduk, mücadeleyi sırtlayacağız” dediler, ama tek bir adım atmadılar.

Sonuçta biz onların bu vaatlerini tutmasını beklerken, sendikamıza çöreklenmiş Budaklar, patronla işbirliği yapıp polis operasyonunu hazırladılar. 10 Nisan gecesi, polis ordusu, iş makinaları, TOMA’larla saldırdılar. Kapıları kırdılar, gaz bombaları attılar, zor kullanıp bizi kelepçeleyerek fabrikadan çıkardılar.

Biz saldırıya uğrayıp gözaltına alınırken sendikamızın başında oturan Budaklar, direnişimizi karalayan bir basın bildirisi yayınladıktan sonra sendikanın kapısına kilit vurup ortadan kayboldular. Önden duyurmamıza rağmen ancak saldırı olup bittikten sonra yönetici düzeyinde fabrikaya gelen DİSK yöneticileri ise, yönetimle görüştükten ve bazı sözler aldıktan sonra ayrıldılar. Oysa daha onlar ayrıldığı sırada fabrikanın çatısında işçi arkadaşlarımız direnişlerini sürdürüyordu. Fakat onların “protokol tamam” vaatlerini de dikkate alarak çatıdan indiler.

Arkadaşlarımızın çatıdan inmesinin ardından Greif yönetimi sözünü tutmadı. Hemen arkasından da fabrika önünde süren direnişimize saldırılar oldu. TOMA’lı saldırılara rağmen direndik. Bunun üzerine yeniden DİSK yöneticilerinin mücadelemize destek vermelerini, bizim yanımızda fabrika önünde direnmeye çağırdık, reddettiler. Bu aşamada toplu sözleşme sürecimiz grev aşamasındaydı. Biz de haklarımızı teminat altına alan bir protokolün toplu sözleşmeye eklenmesini, aksi halde grev kararının alınmasını talep ettik. DİSK yöneticileri bu talebimizin arkasında duracaklarını, Budaklar’ı bunun için zorlayacaklarını söylediler. Fakat Budaklar bir kez daha bize ihanet ederken, DİSK yöneticileri de artık bizim elimizden bir şey gelmez diyerek bize tümüyle sırtlarını döndüler.

İşte biz bu süreç içerisinde DİSK nöbetini başlattık. Amacımız hem DİSK yöneticilerinden sorumluluklarına sahip çıkmalarını istemek, hem de Greif yönetimine karşı mücadelemizi yaygınlaştırırken evimiz saydığımız DİSK’i mücadelemizin mevzisi olarak değerlendirmekti.
Fakat en başından itibaren DİSK’teki nöbetimizden büyük rahatsızlık duyan yöneticiler, en sonunda “1 Mayıs için güvenlik önlemi alıyoruz, dışarı çıkın” diyerek bizi çıkarmaya çalıştılar. Onlara güvenlikse güvenlik tedbirlerinin bir parçası olacağımızı, herkesten önce DİSK’i bizim koruyacağımızı söyledik. Ama onların derdi güvenlik değil, biz Greif işçilerini DİSK’ten atmak olduğu için buna yanaşmadılar.

Amaçlarına ulaşabilmek için bugün DİSK üyesi sendikaların yönetici ve temsilcilerini sendikaya topladılar. Bu tutumlarını onlara onaylatıp en sonunda da eşyalarımızı dışarı attılar. Eşyalarımızın dışarı atılması bizzat DİSK yöneticisi Celal Ovat’ın eliyle oldu. Bazı sendikacılar kapıları tuttular, bazıları da eşyalarımızı dışarı çıkardılar. Böylelikle özünde Gezi’de çadırları söküp yakanlarla aynı tutumu aldılar.

Bu tutum üyesi olduğumuz DİSK için utanç vericidir. İşçilerin kanları ve canlarıyla kurulmuş, büyük bedeller pahasına yaşatılan DİSK’ten işçileri dışarı atma cüretini gösterenler, DİSK’e leke sürdüler. Bu tutum, DİSK’in başında oturanların işçi sınıfının, DİSK’in değerlerine ne kadar yabancı olduklarını, nasıl da yasakçı, dayatmacı ve saldırgan olduğunu gösteriyor.

Buradan sormak istiyoruz, büyük zorlukları göğüsleyerek direnen Greif işçilerine DİSK’in kapılarını kapatmak isteyenler mi 1 Mayıs’ta Taksim’e çıkacak? Bize bunu yapanların Taksim konusundaki samimiyetlerine inanmıyoruz. Onlarca sendika yöneticisini ve temsilcisini 1 Mayıs’ın hemen öncesinde, “Greif işçilerini nasıl atarız?” diye saatlerce konuşuyorlar. 1 Mayıs’ta Taksim barikatlarını aşmak için daha fazla işçi ve emek dostuna ihtiyacı olanlar, güvenlik adına onları DİSK’ten uzaklaştırmak için ellerinden geleni yapıyor. Onlara deriz ki, “bizimle uğraşacağınıza gidin daha fazla işçiyi DİSK’e getirin. Bize karşı değil polise karşı önlem alın!”

Anlaşılıyor ki, bu bürokratlar DİSK’i kendi dükkanları gibi yönetiyorlar. DİSK’te işçilerin varlığına tahammül edemiyorlar. Greif işçisinin varlığı onları tedirgin ediyor, koltuklarında rahat edemiyorlar. İşte bugünkü tutumlarının başka bir izahı yoktur. Yoksa biz Greif işçileri, güvenlikse güvenlik, 1 Mayıs çalışmasıysa 1 Mayıs çalışması, alınacak kararlara uyar ve gereğini yaparız dedik onlara. Ama bu bürokrat yöneticilerin niyeti belliydi ve bahanelerine karşılık ortaya koyduğumuz bu önerileri ellerinin tersiyle ittiler.

Biz Greif işçileri olarak, mücadele ruhunu yitirmiş, işçi sınıfımızın ve DİSK’imizin değerlerine yabancı bu bürokratlara inat, DİSK’teki nöbetimizi sürdüreceğiz. Gerekirse DİSK’in kapısına direniş çadırı kuracağız. Polis operasyonları, eli sopalı ihanet takımı nasıl bizi yıldıramadıysa bu bürokratların efelenmeleri de bizi yıldıramayacak.

Onlar bizi her defasında ve hemen her 1 Mayıs’ta yarı yolda bırakmalarına rağmen, bir kez daha Taksim yolunda olacağız. Hem sermayenin, hem polisin hem de bu bürokratlara karşı direnerek işçi sınıfının onurunu ve değerlerini yüksekte tutmaya devam edeceğiz.

Direnişçi Greif İşçileri
25 Nisan 2014

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*