Anasayfa » DÜNYA » Gezi’lerin gücü adına!…

Gezi’lerin gücü adına!…

Brezilya devlet başkanı Dilma Roussef, Obama’nın kendisi onuruna özel yemek de vereceği ABD ziyaretini tek taraflı olarak iptal etti.

Obama, Roussef’i iptal kararından, G-20 toplantısında özel görüşme yaparak, sonra da telefonla arayıp diller dökerek vazgeçirmeye çalışmıştı. Ne de olsa Brezilya’nın alacağı 5 milyar dolarlık savaş jeti ihalesini de her zamanki gibi ABD’de de kalmasını sağlamalıydı. Ancak başarılı olamadı. Roussef’ün tavrı, son dönemde hem dış hem iç politikada çizik üstüne çizik yiyen ABDve Obama yönetimi için, yeni bir tokat anlamına geliyor.

ABD emperyalist oligarşisinin dünya patronajında yaşadığı irtifa kaybının her gün yeni belirimleri ortaya çıkıyor. En son, Mısır ve Suriye’deki bocamaları, Suriye’de Rusya’nın artan inisiyatifine yedeklenmesi, ABD basınında bile Obama yönetiminin “yeni dünya lideri Putin” tarzı alaya alınmasına yol açmıştı. Üstüne bir de Brezilya’dan yediği çizik, yalnız uluslar arası burjuva diplomasisindeki yerleşik küresel teamülleri sarsmakla kalmadı, dünya çapında da medya ve sosyal medya da alay konusu oldu. ABD’nin artık yalnız Rusya ve Çin ile başa çıkmakta zorlanmakla kalmadığını, orta ileri gelişmiş kapitalist bölge güçlerini de eskisi gibi yönetmekte zorlanmaya başladığını gösteriyor.

ABD-Brezilya ilişkisinin gerilmesi, ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nın tüm ülke ve devletlerin telefon ve e-postalarını dinlediğinin, Brezilya’da özel dinleme üssü kurarak, Roussef’in özel telefonlarına ve devlet petrol şirketine kadar gözetlediğinin açığa çıkması ile tırmandı. Dinleme skandalının belgelerini Ulusal Güvenlik Ajansı tekno-ajanı Edward Snowden internete sızdırmıştı. Snowden’ın sığındığı Rusya tarafından geçici olarak himaye edilmesi, ABD-Rusya gerilimini tırmandırmış, Merkel ve AB de dinleme casusluğuna tepki göstererek ABD ile bazı teknolojik anlaşmalarını iptal etmişti.

Wikileaks’ten sonra bir de Ulusal Güvenlik Ajansı sızıntısıyla zor durumda kalan ABD’nin, artık kendi küresel kontrol kurum ve ağlarını bile kontrol etmekte zorlandığı da görülüyor. Irak ve Afganistan işgallerinden ciddi biçimde yıpranarak çıkması gibi, şimdi de küresel teknolojik istihbarat ve gözetleme sistemleriyle kurmaya çalıştığı sıkı-kontrol kendisini vurmaya başlıyor.

Toplumsal-sınıfsal isyan ve direnişler uluslar arası politikada da etkisini hissettiriyor

Roussef’in ABD’ye “devlet ziyareti”ni iptal etmesi, basit bir diplomatik krizden fazlası. ABD mali oligarşisinin diğer devlet başkanları/başbakanlara uyguladığı protokoller yoluyla, onların küresel-bölgesel  hiyerarşisindeki statülerini belirleyen, rol ve konumları dağıtan güç olma yetkesinin de sarsılmaya başladığını gösteriyor. ABD başkanının filanca devlet başkanı/başbakanla yarım saat mi 45 dakika mı görüştüğü, telefonda 5 dakika mı 10 dakika mı konuştuğu, onuruna özel yemek verip vermediği gibi şeylerin Türkiye gibi ülke burjuvaları ve medyası tarafından ne kadar önemsendiği, buna göre “küresel statümüz, değerimiz arttı” zavallıca değerlendirmelerini iyi biliriz. Roussef’in ise ABD devlet başkanın onuruna özel yemek vereceği 7. devlet başkanı olacağı ziyareti tek yanlı iptal etmesi, ABD’nin uluslar arası diplomatik rating dağıtım yetkesinin de ağır bir çizik yediğini gösteriyor.

Fakat en önemlisi: Roussef yönetiminin ABD’ye posta koyuşunda, Roussef’e değil bunu ona yaptırana bakmak gerekiyor. Roussef’i Obama’ya çizik atmak zorunda bırakan Roussef’in cüreti değil, Brezilya’nın Gezi’sidir. Türkiye’de Gezi’nin hemen ardından Brezilya’da da milyonların sokaklara dökülerek 1.5 ay süren isyan ve direnişidir. Brezilya’da ulaşım zammına karşı sokaklara dökülmeye başlayan milyonlarca işçi, kent yoksulu, kadın, genç, dünya kupası ve olimpiyatlara yapılacak 25 milyar dolarlık yatırımın eğitim, sağlık, ulaşım, işsizlik koşullarının iyileştirilmesine ayrılmasını istemişlerdi. “Sıfır yoksulluk” ve özgürlüklerin genişletilmesi vaadiyle 3 dönemdir iktidarda olan sosyal neoliberal hükemeti sallamışlardı. ABD’nin Brezilya’yı istihbarat üssü haline getirdiği, milyonlarca kişinin yatak odalarını bile gözetlediği açığa çıkınca da, Brezilyalı işçi ve emekçilerin de tepkisi yalnız ABD emperyalizmine değil, tekelci kapitalist bölge gücü olan ve küresel etkisini artırmaya çalışan Brezilya devletinin ABD ile yaptığı karanlık istihbarat anlaşmalarına oldu! Brezilyalı işçi ve emekçiler yalnız yaşam koşullarını iyileştirme değil özgürlükleri için direnmiş ve isyan etmişlerdi! Türkiye’de Gezi sonrasında her saldırı nasıl militan kitlesel sokak eylemlerini canlandırıyorsa, Brezilya’da da yatak odalarına kadar gözetleyen Ulusal Güvenlik Ajansı skandalının hesabı yine hükümetten sokaklarda sorulmuştu. İşte Roussef’i Obama’ya tavır koymak zorunda bırakan asıl güç budur.

Emperyalist ve bölgesel tekelci kapitalist devletler arasında kirli, karanlık ilişkiler ne olursa olsun, artık politika ve diplomasi yalnızca burjuva güçler arasında değil. Artık etkisi yalnız tek tek ülkelerle sınırlı kalmayan, küresel politika alanında da etkisini hissettirmeye başlayan, burjuva güçlerin iç politikalarında olduğu gibi uluslar arası politikada da dikkate almak zorunda kalmaya başladıkları, bir başka küresel güç de oluşum halinde, ve kendini hissettirmeye başlıyor: Dünyanın bütün Gezi’leri!

Ve bu daha başlangıç!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*