Grevler dalga dalga yayılmaya devam ediyor. Gezi ve benzeri eylemliklerden farklı olarak bir dinamo etkisiyle degil. Belli bir plan programın bir parçası olarak gelişiyor. Dün gerçekleştirilen genel greve katılım oldukca güçlüydü. Sendikanın açıklamasına göre “Fransa çapında 400 bin kişi gösterilere katıldı” işçi kentleri sabahın erken saatlerinde bulundukları kentlerin zon endüstüryelerinden şehir merkezlerine yürüdüler.

Liman kenti olan Marsilya ve çevresindeki limanlardan çıkan işçiler kent merkezlerine yürüdü. Rennes’te onbin kişi sokağa çıktı yine Nantes’da onbinin üzerinde insan yürüdü. Toulon da binlerce insan AVM’lerin kapılarını bloke ederek kenti fiili greve çıkarmış oldu. Yine işçi kenti olan Havre’da işçiler nüklüer santralden çıkıp şehre yürürken yolara dev hasa barikatlar kurarak ateşe verdiler.

Mulhouse şehrinde bulunan PSA (peugeot citroen)fabrikasında işçiler iş durdurarak fabrikadan şehre yürüdü. Paris, Lyon, Nantes, Toulouse Bordeaux şehirlerinde gün boyu çatışmalar yaşandı. Onlarca banka, işçi çalıştırma büroları, sigorta şirketleri tahrip edildi. Bu çatışmalarda onlarca insan yaralandı yüze yakın genç göz altına alındı.

Nerden başladı? Buraya Nasıl gelindi? Nereye Evrilir?

Özelikle Sarkozy döneminde yapılan eylemliklere rağmen hükümete geri adım attıramayarak aldıkları yenilgilerin olumsuz etkisiyle fabrikalarına kapanan işçiler 2008 krizinden sonra gelen saldırıları istemeyerek de olsa kabulendi. Ancak saldırının ardı arkası kesilmedi paket paket üzerine yüz yıllara dayanan kazanımlar bir kaç yılda buharlanı verdi. Onlarca fabrika daha ucuz iş gücünden yararlanmak için üretimi başka ülkelere kaydırarak binlerce işçiyi işsiz bıraktı, çalışanlarıda güvencesizleştirdi. Fransa’da önceden bir insan iş bulunca bütün yaşamını buldugu işe göre organize eder. Çünkü artık kendi istemediği sürece kimse onu o işten kolay kolay çıkaramazdı. Bu güvence nerdeyse ortadan kalkmış durumda şu an geçirmek istedikleri El Khormi yasasıyla bu güvence tamamen rafa kalkmış olacak. Yeni işçi kuşaklarıda işe başlarken bu güvencesizliğin sundugu zemin üzerinde yeniden şekilendirilmeye çalışılacaktır. Fransa’da güçlü olan sınıf damarını da kendilerince kesmiş olacaklardır.

CGT sendikası ve grevlerdeki rolü

CGT sendikasının bu grevlerde oynadıgı rol inkar edilmeyecek kadar etkili, grev olan santral ve limanlarda sendikalı işçi oranı çok düşük buna rağmen bu kadar etkili bir grevin olmuş olması çok anlamlı. CGT sendikası Komünist Partinin etkisinde bir sendika bir çok örgüt ve benzeri örgütlerde CGT’nin içinde faliyet yürütüyorlar, bir nevi sınıf mücadelesinin bir mevzisi olarakta kulanılıyor.

CGT sendikasina çöreklenmiş önceki yönetime karşı tabanda gelen tepkilerle istifa ettikten sonra CGT merkez yönetimlerine azımsanmayacak sayıda tabanda uzun yıllar sınıf mücadelesinin içinde yer almış büyük emekler harcamış işçiler merkezi yönetimde yer aldılar. Sektör yönetimlerinde yine öyle azımsanmıyacak sayıda sınıf mücadelesi içinde gelen işçiler yer aldı.

Son grevlerden ilkinin kararı direk sektörlerde alınarak 9 mart genel grevine kitlesel katılım gösterildi. Fransız işçi sınıfı şunu kavramış oldu iki aylık eylmlikler sürecinde bu dönem bir kaç grev ve gösteriyle çözülemiyeceğini görmüş oldular. Yüzlerce eylem yapıldı. Ancak sonuç alınamadı. Devlet kararlıydı. Apar topar yasayı kendi yasa ve kuralarınıda hiçe sayarak çıkardı. CGT de biriken öncü işçi kitlesi sendika bürokratlarınıda alınan kararların arkasında durmaya zorladılar.

Grev ve blokaj kararları nasıl alınıyor

Bütün iş yerlerinde CGT sendika üyeleri toplantı yapıyor. Oradan çıkan eğilim işyerinde diğer çalışanlara açılıyor, genele tartışıp ortak karar alıyorlar. Bu karar çercevesinde greve gidiliyor. Son enerji ve trasport işçilerinin aldıkları 4 günlük eylem kararından sonra tek tek 509 üretim alanında yapılan seçimlerle işçiler kendileri süresiz grev yapmaya karar verdiler.

Sadece Normandie bölgesinde bulunan bir rafineride olumsuz karar alındı. Diğer 508 noktada greve devam kararı çıktı. Bu kadar güçlü bir grev kararını sendikada beklemiyordu. İki aylık eylmlikler sürecinin yaygınlıgı ve yaratığı geniş meşhuriyet karşısında devletin geri adım atmaması büyük bir tepki oluşturdu. Bu eylemlikleri öncekilerden ayıran özellikleri var, eylem sektör sektör başladı ve devlet geri adım atmadıkça yeni sektörler greve dahil oldu. Enerji sendikası ve transport gibi stratejik iki sektörle başlayan grev SNCF ( demir yoları sendikası) greve katıldı. 10 Haziranda RATP (metro iscileri sendikası) süresiz greve katılma kararı aldı. Neden 10 Haziran Fransa’da Avrupa kupası başlıyor ve onu bloke etmeyi hedefliyorlar. Eylemliklerin ilk başlama noktası 8 Mart’ta MEDEF (Fransa işverenler derneği) grevin ikinci hamlesi diyebilecegimiz süresiz üretimi durdurma eyleminin başlama noktasıda yine MEDEF’in önünde oldu Fransa işçi sınıfı saldırının çıkış noktasının ve düğmeye basılan yerin neresi oldugunu iyi biliyor.

Nereye evrilir

Bütün bu görkemli çıkış ve karşı koyuşa rağmen Fransız işçi sınıfında güçlü olan kazanımlarını koruma bilinci devam ediyor. Ancak yeni kazanımlar elde etmek kapitalist işleyiş biçimine son verme bilinci işçi sınıfının içinde çalışma yürüten devrimcilerin bilincinde de çok zayıf. Halen güçlü eğilim burjuva demokrasisinin açtıgı kanalarda yürüme eğilimi yani reforumlar ve iyileştirmelerle yetinme baskın olan düşünce.

İşçi sınıfını krizle korkutup kapitalizme razı göstermeye zorluyorlar.

Yunanistan krizi ve sonuçlarının Fransadaki işçi sınıfı üzerinde olumsuz etkileri oldu. Syriza’nın ihanetiyle de birlikte ve burdaki güçlü olan yurtseverlik etkisiylede birleşince ülke zor durumlara düşerse bizde bunda etkileniriz bilinci hala baskın olan bilinç durumu. Son sözü söylemeden şunun altını çizelim bu eylemlikler işçi sınıfının kendi gücünü görme kendi gücünün etki alanının düşündüklerinden çok daha geniş bir alan üzerinde etkili olduğunu görmüş oldular. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz Frasa’da hiçbirşey eskisi gibi olmayacak, çünkü işçi sınıfı artık gelişmelerin bir parçası ve öznesi kendi gücünün etkisini daha net görmüş oldu. En önemliside kendi aldıkları kararı kendilleride uyguladılar uyguluyorlar.

Enternasyonalizm

Bu eylemliklerde özelikle son on günlük grevlerde Brezilya petrol işçilerinin eylemini saymasak nerdeyse hiç dayanışma eylemi olmaması irdelenmeye değer bir durum. İletisim ağının bu kadar geniş olmasına rağmen enternasyonal dayanışmanın yetersizligi ciddi bir sorun olarak önümüzde duruyor.

IMG_3238-1024x768

 

 

IMG_3243-1024x768

 

IMG_3249-1024x768

IMG_3251-1024x768

IMG_3253-1024x768

IMG_3254-1024x768

IMG_3256-1024x768

IMG_3257-1024x768

IMG_3259-1024x768

IMG_3260-1024x768

IMG_3263-1024x768