Anasayfa » DÜNYA » Fransa’da işçi sınıfının neoliberal kapitalist despotizme karşı davası

Fransa’da işçi sınıfının neoliberal kapitalist despotizme karşı davası

France Telecom davası neo-liberal kapitalizmin despotik rejiminin sonucu, bu nedenle tarihi bir dava, hesabı sokaklarda ve bu despotizmin uygulandığı üretim alanlarında sorulmalıdır.

Dava, 6 Mayıs’ta Clichy bölgesinde açılan şatafatlı yeni mahkeme binasında başladı. 2005 yılı ve 2009 yılları arasında özelleştirilen France Telecom da özeleştirilmeden önce memur olarak çalışan işçileri işten çıkarmak için oluşturulan 7 kişilik yönetim aylarca işten çıkarma yetkisi olmadığı halde işçileri nasıl istifaya zorlayacakları üzerine aylarca egitim almışlar. Bu egitim toplantıları sırasında mahkemeye sunulan bir band kaydında France Telecomun Ceo’su işçileri nasıl çıkaracagını uzun uzun anlatıyor ve yöntemlerine o kadar güveniyorki bu yöntemler uygulanırsa kapıdan gitmezlerse pencerede giderler diyor.

Ve dedigi de oldu 39 France Telecom işçisi bizzat işyerinde uygulanan yöntemlerle intihara sürüklendiler. Yüzlercesi deprasyona girerek geri dönülmez şekilde sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldılar. Bir işçi mahkeme salonunda yargılanan France Telecom yöneticisi ve Ceo’ları avukatlar ordusuyla savunma yapınca ve zaten mahkeme salonundan çok sinema stüdyosunu anımsatan salonda artistlik yapmalarına dayanamayarak sinir krizi geçirdi.

Salondan çıkarıp koridora götürdügümüzde işçi sinir boşalması yaşadı, ben 14 yıldır bu mahkemeyi bekliyorum ve beni bu hale getirenler pişkince suçsuz olduklarını söylüyor.

Neden tekerlekli sandalyede oldugunu sordugumuzda hikayesi en az intahar edenler kadar korkunçtu. France Telecom özelleştirildiginde kendisini de işten ayrılmaya zorlamışlar kalmakta direnince iki yıl boyunca camı olmayan bir odada hiç bir görev vermeden bekletmişler ve diger işçilerin kendisiyle iletişim kurmasını yasaklamışlar, buna dayanamayarak intahar girişiminde bulunmuş.

Kendine uygulanan tecriti anlatıgında halen o anı yaşıyordu eli ayagı titreyerek ve hıçkırıklar içerisinde bize anlattı yaşadığı tecriti. Bu tecrit tek tek binlerce işçiye uygulanmış. Bilançosu bilinen bizzat mahkemeye belgeleri sunulan 39 işçinin intihar etmesine neden oldu yüzlerce işçinin geri dönülmez sağlık sorunları oluştu ve 22 bin işçi bu tecrit ve özel hazırlanmiş neo-liberal despotik yöntemlere dayanamayarak işten çıkmak zorunda kaldılar.

Mahkemede konuşan (yargılanan France Telecom yöneticisi) Didier Lambard’ın söyledigi iki cümle durumu özetliyordu. Neden burda yargılandıgını anlamlandıramadıgını söyleyerek “France Telecomda uyguladıgımız yöntemler bizim özel keşfetigimiz yöntemler degildi 90’lardan beri dünya çapında özeleştirmelerden sonra geçiş sürecinde uygulanan yöntemlerdi” dedi.

Gün boyu mahkemenin en can alıcı noktası da tam burasıydı. France Telecom da bu yedili çetenin uyguladıgı ve onların deyimiyle yeni sürece ayak uyduramayan profesonel bir çalışma sürecine ayak direyenler, yani “atık işçiler” diye toplantılarda adlandırdıkları elli bine yakın işçi neo-liberal yeniden yapılandırma kurbanları. Ve dünya çapında neoliberal kapitalizmin yeniden yapılandırma sürecinde uyguladıkları despotik yöntemlerin kurbanları milyonlarca işçi şimdi ilaç tekellerinin iştahını kabartıyorlar.

Mahkeme 6 Mayıs ta başladı ve 12 Temmuza kadar sürecek mahkemede perdelenmeye çalışılan bu davanın sınıfsal oldugu, ikincisi de mahkemenin bagımsız olmadıgı. Evet mahkeme salonunda SÜD sendikası üyesi aynı zamanda çalışma müfettişine “bu mahkeme neden bu kadar geç açıldı” diye soruyoruz. Bize salonu gösterdi ve yedi kişi 30 avukatla gelmişler bu mahkemeyi geciktirmek için her yolu denediler ve de başardılar bu dava o dönem açılabilseydi herşey çok farklı olacaktı diyor.

SÜD sendikasından bir temsilcinin anlatıgı da gösteriyor ki burjuva mahkemeler bu yedili çeteye ve onların temsil ettigi mali oligarşik neoliberal kapitalizm, France Telecom yönetimi ve kapitalist devlet işbirliginin sonuçlarını tartıştırmayı ertelemeyi başarmışlar. Mahkeme 12 Temmuza kadar sürecek. Mahkeme salonunda ilk edindigimiz izlenim Fransa solunun mahkemeye ilgisizligi ve işçi sınıfına yönelik süren 30 yıllık bir saldırı programının yıkıcı sonuçlarının bütün çıplaklıgıyla ortaya serildigi bu davalarda işi sadece burjuva mahkemeye havale etme herşeyden önce bu sürecin kurbanlarına ve magdurlarına büyük bir haksızlık olur. İntihar eden Michel Jumeau’nun bıraktıgı intihar mektubunu da yayınlayacağız. Yine bu davadan bagımsız olmayan neo-liberal kapitalizmin temsilcisi Macronun politikalarıyla France Telecom da uygulananların daha geniş ve kapsamlısıyla Fransız işçi sınıfı karşı karşıya.

Paris Devrimci Proletarya

Gepostet von Comité de Solidarité avec Grèves et Résistance am Freitag, 24. Mai 2019

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*