Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Fransa’da gerçekleşen blokaj eylemliklerine dair

Fransa’da gerçekleşen blokaj eylemliklerine dair

Fransa’da neoliberal kapitalizmin 2016 yılından bu yana artırarak sürdürdüğü saldırılar, sadece işçi sınıfı değil geniş bir kesim üzerinde de sarsıcı yıkımlara yol açıyor. En son yeni hazırlanan vergi yasaları özellikle küçük esnaf ve taşrada yaşayan arabaya bağımlı geniş bir kesim üzerinde yıkıcı etkileri şimdiden hissettirdi. Son eylemliliklerde en öne çıkan özellikle mazota yapılacak yüzde otuz zam ve yollarda hız sınırlamasına gidilmesi oldu. Vergilerin yıl sonu değil direkt ay üzerinden alınması, küçük işletmeler ve geniş bir şirketleşme ağına sahiplerini etkiledi. Vergiyi yıl üzerinden değil de ay üzerinden tahsil edilmesi ve küçük şirketlerin kar paylarının daha sıkı bir denetime tutulması…

Bir yandan işçilerin daha kolay şirketleşebilmesinin önü açılırken diğer yandan da işsizlerin iş araması yerine devlet desteğiyle direkt bireysel şirketleşenlerin önünü açan yasalar çıkarılıyor. Aşırı denetimlerle ve vergilendirme sistemleriyle büyük tekeller karşısında ellerini kollarını bağlayarak ayakta kalabilmenin tek yolu olarak daha ucuz ücretlere çalışmak ve birbiriyle aynı konumda olan şirketlerin ölümcül rekabetini yaratmayı hedeflemek. Fransa’da köylere doğru gittikçe her ev aynı zamanda bir şirket ve birbirine benzeyen onlarca şirket çeşidi var. Her köylü aynı zamanda kendi şirketinde işçidir. Dünkü eylemlerin merkezinde bu kesim vardı, eylem sosyal medyada imza kampanyasıyla bir kadın tarafından başlatıldı, kadın tamamen son çıkan yasalara tepki koymayı hedefliyordu. Ancak açtığı imza kampanyası kısa sürede bir milyona ulaştı. Böyle olunca özellikle son yasalar karşısında ciddi bir sarsıntı yaşayan Front National (Ulusal Güç) adlı faşist partinin belediye başkanının da desteğiyle harekete geçtiler. ‘Macron’a karşı Fransa’yı savunuyoruz’ diye başlattıkları blokaj kampanyası basit bir sosyal medya hareketinin ötesinde toplumsal hoşnutsuzluğu gören ve onun üzerinde özellikle orta sınıfın ve küçük şirketlerin ve küçük şirketlerle içi içe geçmiş köylülerin (Türkiye’deki karşılığı esnaflar) haklarını korumayı amaçlayan bu blokaj eylemlilikleri küçük kentlerde büyük oranda bu faşist partinin etki ve organizasyonuyla gerçekleşti. Büyük kentlerde ise Macron karşıtlığıyla birleşince özellikle Palais de l’Élysée (Elizye sarayı) ve çevresinde gerçekleşen eylemliliklerde gelenekselin dışında geniş bir kesim de katılarak faşist partinin inisiyatifini de aştı. Kapitalizmin derinleşen krizini uluslararası tekellerin ihtiyaçları ve çıkarları temelinde çözmeye yemin etmiş Macron aynı zamanda büyük bir yıkımı da örgütlüyor, bu yıkımın yarattığı sonuçlara karşı geleneksel reflekslerle hareket eden sendika, dernek, parti ve benzeri örgütlenmeler bu yıkımın sonuçlarını bütünden görmekten çok uzak neoliberal kapitalizm karşısında elinde kalanları savunmaktan öteye gidemeyen… Diğer ülkelerin aksine halen işçi sınıfı içinde ciddi bir etkiye sahip olmalarına rağmen eskinin düşünüş tarzı program ve örgütüyle yeniyi örgütlemek her zamankinden daha güç hale geliyor. Avrupa’da ve Fransa’da uzun yıllardır sadece göçmen karşıtlığından nemalanarak gücünü korumayı başaran ırkçı partiler görünen o ki bunun işe yaramayacağını farketmiş olmalılar. Ki bunun bir tık ötesine geçerek çok sinsi ve tehlikeli bir hamle yapmış oldular. Dünkü eylemliliklerin Fransa solunda karşılığı tutulma hali biçiminde bize yansıdı.

Yeni durum karşısında ne yapacağını şaşırmış ‘içinde yer alamayız’, ‘almamalıyız’ tartışmaları süre dursun dünkü eylemlilikler 2500 noktada yaklaşık üçyüz bin kişinin katıldığı söyleniyor gösteriler kamuoyu yoklamalarında yüzde yetmiş altı destek buldu. Devletin ‘eylem yapacaklar valiliklere izin başvurusu yapsın’ çağrısı ciddiye alınmadı ve eylemlerin yüzde sekseni izinsiz gerçekleştirildi. Eylem talepleri öyle sıradan spontane olmayacak kadar ince hesaplanmıştı. Eylem taleplerinde benzin ve mazota getirilen yeni vergilendirme zammı geri çekilsin, yeni vergi yasaları geri çekilsin (son gelen vergilendirme yasaları ağırlıklı olarak küçük esnafı ve kırsalda daha denetim dışında kalan kesimi hedefliyor) Macron’un yaptığı saray harcamaları durdurulsun (bu taleple Macron karşıtlığı hedeflenmiş) Oysa ki son üç yılda çalışma yasalarına yönelik çıkan çok sayıda yasa var. Özellikle son çıkan yasalarda şirketler karşısında işçileri güvencesiz bırakan yasalar ve benzerleri varken taleplerde bunlara karşı bir talpe neredeyse hiç yok. Dünkü eylemliliklerden çıkarılması gereken temel dersler;

1) Neo-liberal kapitalizmin yarattığı yıkımın sonuçlarının iyi analiz edilmesi

2) Bu sonuçların ortaya çıkardığı yıkımın geleneksel kodlarla örgütlenmesinin imkansızlığı

3) Küreseleşen kapitalizm karşısında ulus devlete sarılarak korunma refleksinin maalesef güçlü bir karşılığı olmasına karşı uyanık olmak ve mücadelenin diğer ülkelerin işçi sınıfıyla birlikte örgütlenmesinin olmazsa olmazını kavrayıp bunun iç bağlantılarını güçlendirmeye yönelmeliyiz. Küreselleşen kapitalizmin yıkımına karşı küresel düzlemde karşı durmalıyız.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*