Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Fabrikalardan Plazalara, Plazalardan Sokaklara: Nasıl Bir Mücadele?

Fabrikalardan Plazalara, Plazalardan Sokaklara: Nasıl Bir Mücadele?

Antikapitalistler grubu aktivistleri Salı günü Kadıköy’de söyleşi düzenledi. Söyleşiye Dora Otel işçileri, Bilişim Çalışanları Dayanışma Ağı, Plaza Eylem Platformu, Gökkuşağı Hareketi, İnşaat İş ve direnişteki Şişecam işçileri katıldı.

Toplantı’da konuşmalardan önce BİÇDA tarafından hazırlanan , Tekel Direnişi ve Süreyya Paşa Hastanesi direnişlerinde işçilerin milliyetçi fikirlerinin nasıl değiştiğini ortaya koyan bir video sunumu yapıldı.

Kapitalist savaş dönemlerinde BİÇDA’nın sosyal medyadan yayınlamış olduğu “Savaş uluslar arasında değil, sınıflar arasında!”, “Halklara barış sermaye savaş”, “ Ne “vatan” için, ne patron için” görselleri katılımcılara gösterilerek, bu görsellerin çok beğenildiğini ve “deli gibi” paylaşılması konusunda dikkat çekildi.

3994_5

BİÇDA kapitalist sistemin işçileri milliyetçi ideolojilerle parçaladığını bunun karşısında Beyaz ve Mavi yakalı işçilerin dayanışmasının olmazsa olmaz olduğuna dikkat çekti. Bilişimcilerin mail gurubundan örnek vererek ara ara milliyetçi dalgalanmalar olduğunu bu ideolojinin her türlü işçi örgütlenmesine zarar verdiğini dile getirdi.

Sonraki konuşmacı Gökkuşağı Hareketi aktivisti Bahadır Altan’dı.

“Kürt halkının öz yönetim mücadelesinin sadece Kürdistan’da değil aslında bu anlayışın çok daha farklı kavramlarla işçilerin özellikle bürokratik profesyonel sendikacılığa karşı mücadele aracı olarak kullanması gerektiğini söyledi. Taban demokrasisini savundu. Her komite, sendika ve işçi örgütlenmesinin aslında kendi içinde özyönetimini oluşturması gerektiğine dikkat çekti. Bu anlamda Altan, 2013 yılında gerçekleşen Türk Hava Yolları grevi deneyimlerin aslında işçilerin kendi içindeki milliyetçi duygulardan belirli ölçüde sıyrılmayı başardığını dikkat çekti. .”

Antikapitalist’ler adına konuşan Özdeş Özbay 1. Dünya savaşına milliyetçi duygularla katılan milyonlarca insanın sonunda bu savaşa karşı Ekim ve Alman devrimlerini gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.


Kürsü Şişecam İşçisinin

Mersin, Eskişehir ve İstanbul’da direnişe geçen şişecam işçileri söyleşide kürsüden söz alarak direniş sırasında ki ihtiyaçlarını, Kristal-İş sendikasının işbirlikçi tutumu ile işten atılmalarını anlattılar. Şişem Cam işçileri kendilerine Bilişim Çalışanları Dayanışma Ağı’nın direnişin yayılması için sosyal medyada destek verdiğini belirtti.

de0103d4_o

İnşaat-İş sendikası adına söz alan konuşmacı: burjuva yasalarıyla sınırlı, iş kanunuyla sınırlı mücadelenin hiçbir yere varamayacağını, bürokratik sendikacılığıda geriletemeyeceğini,  İnşaat-İş’in işçilerin bizzat bu yasaları aşan bir militan sendikacılığı ördüğünü ve bu sendikaya katılanların baştan bunu kabul ederek geldiklerini söyledi. Bunun için tüm eylemlerinde başarıya ulaştıklarını belirti. Burjuva mahkemeleri ve yasalarının işçilerin sorunlarına çözüm olmayacağını, yasalardan yararlanılmasıyla ama umut bağlanmamasının asıl olarak bunun aşılması gerektiğini vurgulayarak konuşmasını bitirdi.

Söyleşi işçi sınıfnın beyaz yaka, mavi yaka ayrışması içerisinde olmadığını, tam tersine sorunlar başta olmak üzere her gün iç içe geçen bir mücadele, dayanışma ve örgütlenme içerisinde olması gerektiğini göstermesi açısından anlamlı oldu.

Son dönemde artan sermaye saldırılarının işçi sınıfının bu tarz etkinlikleri daha çok yapması gerektiği zorunluluğunu ortaya koyuyor. Kiralık işçi köleliği yasasının sektörde ilk olarak bilişim işçilerinin ve diğer beyaz yakalı işçilerin yaşamlarını ters yüz edeceği bir gerçek. İşçi sınıfının yaşadığı örgütlenme krizini aşmanın bir yoluda sınıfnın her kesiminin bu tarz söyleşilerle bir araya gelmesidir.

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*