Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » 3. Köprüye karşı Taksim’de eylem yapıldı (güncellendi)

3. Köprüye karşı Taksim’de eylem yapıldı (güncellendi)

“Üçüncü Köprü Yerine Yaşam Platformu”, İstanbul-Taksim Tünel Meydanı’nda, saat 13:00’te başlayacak bir protesto yürüyüşü düzenledi.

Platform, “İstanbul’u ve ormanları hep birlikte savunacağız, 3. Rant köprüsünü durduracağız!” diyerek, sermayenin doğayı, çevreyi katleden azgın saldırılarına karşı şu çağrıyı yapmıştı:

Uzunca bir süredir ülkemizin tüm kentlerine ve İstanbul’a rantın gözüyle bakan, büyük sermaye gruplarının diliyle konuşan AKP hükümeti, son olarak İstanbul’a zorla bir “kazık” daha atmak-çakmak üzere geçtiğimiz günlerde 3. köprünün yapılacağı güzergahı açıklamış ve rant köprüsünü yapmakta ne kadar kararlı olduğunu göstermiştir. (…)

İstanbul’un, toplum ve doğanın çıkarlarını hiçe sayan bu anlayışın sahipleri, bir seri katil gibi kentimizi bir kere değil defalarca kez katledecek cinayetler sürecini inşa etmektedirler. İstanbul’un güneyde doğu-batı eksenli gelişimini kuzey eksenine çekecek olan 3. köprü, ulaşım sorununu çözmeyecek aksine birkaç sene içinde kendi trafiğini yaratarak kenti çözümsüzlüğe mahkûm edecektir. 3. köprü rantsal dönüşüm projelerini artıracak, emeğiyle geçinmeye çalışan yoksul halkı evsiz bırakacaktır. 3. köprü orman alanlarını yok edecek, su havzalarını kurutacak ve İstanbul halkını susuz bırakacaktır.

3. Köprü İstanbul için bir ihtiyaç değildir, kapitalizmin kar hırsının en azgın saldırılarından birisi olarak şimdi karşımızda durmaktadır. (…) Sermayenin doğayı ve çevreyi katleden azgın saldırılarına karşı, insanca ve doğayla barışık bir kentte yaşamak hepimizin hakkıdır. Sağlıklı bir çevrede yaşamak, orman, temiz hava, temiz su hepimizin hakkıdır. Sermayenin değil halkın ve doğanın çıkarlarının gözetildiği, insanca yaşam alanlarının planlandığı bir İstanbul’da yaşamak hepimizin en doğal hakkıdır. Bu doğal yaşamın en önemli parçası olan ormanlarımızı savunmak, geleceğimizi ve İstanbul’u savunmaktır.

Eylem

Üçüncü Köprü Yerine Yaşam Platformu bugün Tünel Meydanı’nda toplanarak, Taksim’e yürüyüş yaptı. Eyleme, meslek odaları, Halk Evleri ve Yeşiller ağırlıklı 100 kişi katıldı. Platform adına, “Kuzey Ormanlarını Halk Dikti/ AKP’ye Yağmalatmayacağız/Üçüncü Köprüyü Yaptırmayacağız-Üçüncü Köprü Yerine Yaşam Platformu” pankartı açıldı. Eylemde TMMOB Şehir Plancıları imzalı “Rant Köprüsüne Hayır” ve Yeşiller imzalı “2. Köprü Çözüm Oldu mu” pankartları da açıldı. “Ormanına, suyuna, mahallene sahip çık”, “Ormanlar halkındır AKP satılmıştır”, “Sermaye defol İstanbul bizimdir”, “İnsanca yaşam istiyoruz”, “Parasız toplum ulaşım” sloganları atıldı.

Üçüncü Boğaziçi Köprüsü’nün arka planı
Üçüncü köprü, emperyalist tekeller ve bağımlı Türkiye sermayesi açısından, sermayenin İstanbul’u açısından, sermayenin hükümeti açısından zorunlu bir ihtiyaçtır.

Kriz dalgasının kıyılardan merkezine doğru yöneldiği emperyalist AB, temel sektörlerde şiddetli bir durgunluk yaşayan bağımlı Türkiye sermayesi, korkunç boyutlara varan işsizlik ve güvencesizleştirmenin basınç ve tehdidi altındaki AKP Hükümeti için, hepsini daha bir kaynaştırıp hedefe yoğunlaşıp kilitlenmelerini sağlayan yakıcı bir ihtiyaç; temel bir çıkış yoludur.

Üçüncü Köprü, kaba bir hesaplamayla ilan edilen 6 milyar dolarlık bir “yatırım”ın çok ötesinde; İstanbul’un yarısı kadar bir alanın doğrudan sermaye birikimine açılmasıyla, yine çok kaba bir hesapla en az 400 milyar dolarlık bir azami kar havuzunun temelinde yer alıyor.

Üçüncü köprü, işçi sınıfı açısından, bırakalım zorunlu ve yakıcı olmayı, bir ihtiyaç bile değildir. Tersine, diri diri gömüldüğü sömürühanelerden çıkabildiği kısacık zamanlarda ciğerlerine çekebileceği bir nefeslik temiz havadan; sömürü ve sonraki günkü sömürü için güç biriktirmekten başka bir şey olmayan uykuya devrilme dışında zaman kaldığınca, eve götürdüğü işlerden fırsat kaldığınca, hala elinde kalabildiyse, izin ve tatil günlerinde eş dost çoluk çocuk cümle alem kendini attığı piknik alanlarından; daha dün barajlardaki su dibe vurup susuzluk kapıya dayanmışken ve su, sermayeleşip tekel fiyatlarıyla ödenemeyen faturalara dönüşmüşken, son temiz su kaynaklarından; İstanbul içi rantların tavan yapması ve konut kiralarının ödenemez hale gelen yükselişiyle, tutunmaya çalıştığı yerleşim alanlarından koparılıp, yoksunlaştırılmasıdır.

Aynı zamanda, özelleştirme saldırısının sürekliliği içinde, neoliberal demokrasi, sınıf içi rekabet, rantiyecilik, sahip olduğu arabanın direksiyonunda yeni köprüden geçmek hayalleri, işsizliğin ölümcüllüğü ve amansız büyümesi vb. ilişkileri içinde, sınıfsal talep ve kininin soğurularak, sermayenin yeni birikim alanının bir iç bileşenine dönüştürülmesidir.

İşçi sınıfı, sadece, karşılıksız el konan emeğiyle, bu yeni sermaye birikim alan ve ilişkilerinin kurucusu olmayacak; aynı zamanda, bu ilişkilerin yıkımı ve uzlaşmaz karşıtı komünist ilişkilerin kuruluşunun yolunda mücadeleyi de kapsamlılaştırıp, derinleştirecek. Tam da bu yüzden, Üçüncü Köprü’ye “Hayır!” demenin ötesine geçmek; “Hayır!” diyenlerin, eylemli de olsa, demokratik/düzeltilmiş kapitalizmden ibaret ufkunu, nutkunu kırıp parçalamak; bu ufku komünizme vardırmak; eylemi, sınıfının üretimden gelen gücü, militanlığı ile liberal demokrasi hapishanesinden çıkarıp özgürleştirmek zorunda….

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*